Bırakın Yukardan Gazel Okumayı, Sözü Millete Verin!
Yazının Giriş Tarihi: 03.07.2026 18:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.07.2026 18:07
Açık konuşalım, hepimiz aynı dertten muzdaripiz. Ankara’da ya da buranın lüks plazalarında, klimalı odalarında oturan birileri çıkıyor, bizim adımıza kararlar veriyor. Bursa şöyle olacak, Bursa böyle uçacak, buraya şu yapılacak… Yahu arkadaş, sen ömründe hiç sabahın altısında sanayinin tozunu yuttun mu? Şehir hastanesine gitmek için o otobüs kuyruğunda milletle akraba oldun mu? Yıldırım’ın, Altıparmak’ın arka sokaklarında akşamleyin yürüdün mü? Yok. Ama sorsan şehri en iyi onlar biliyor!
Yetti gari yukardan gazel okunduğu. Bu şehrin geleceğini, bu şehrin çilesini çekenler belirlemeli. Biz ne diyoruz her zaman? liyakat diyoruz, işi bilene vermek diyoruz. Ama en önemlisi, meydana bir kürsü koyup sözü harbiden millete, halka bırakmak lazım. Mahallenin delikanlısına, kahvedeki abiye, fabrikadaki işçiye, üniversitedeki gence soracaksın: "Ortak, senin derdin ne, bu mahalle nasıl kurtulur?" diye.
Bursa’yı kurtaracak olan şey, üç beş tane bürokratın masa başında çizdiği projeler değil, bu şehrin ortak aklıdır. Esnafın canı burnunda, gencin kafası zehir gibi ama fikrini soran yok. Ondan sonra "Bursa niye yerinde sayıyor?" Sayar tabii. Sen adam kayırmacılık yaparsan, liyakati çöpe atıp "bizim oğlan" mantığıyla koltuk dağıtırsan, bu şehrin bereketini kaçırırsın.
Bu şehir bizim usta. Tozunu biz yutuyoruz, sefasını da cefasını da biz çekiyoruz. O yüzden artık öyle "ben yaptım oldu" devri kapandı, kapanmalı. Her mahallede, her köşe başında halkın kürsüsü kurulacak. Millet çıkıp derdini de söyleyecek, çözümünü de anlatacak. Biz bu şehrin öz evlatlarıyız, üvey evlat muamelesi görmekten bıktık. Sözü de yetkiyi de bu toprakların gerçek sahiplerine, yani bize vereceksiniz. Başka yolu yok!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MELİH ÖNDER
Bırakın Yukardan Gazel Okumayı, Sözü Millete Verin!
Açık konuşalım, hepimiz aynı dertten muzdaripiz. Ankara’da ya da buranın lüks plazalarında, klimalı odalarında oturan birileri çıkıyor, bizim adımıza kararlar veriyor. Bursa şöyle olacak, Bursa böyle uçacak, buraya şu yapılacak… Yahu arkadaş, sen ömründe hiç sabahın altısında sanayinin tozunu yuttun mu? Şehir hastanesine gitmek için o otobüs kuyruğunda milletle akraba oldun mu? Yıldırım’ın, Altıparmak’ın arka sokaklarında akşamleyin yürüdün mü? Yok. Ama sorsan şehri en iyi onlar biliyor!
Yetti gari yukardan gazel okunduğu. Bu şehrin geleceğini, bu şehrin çilesini çekenler belirlemeli. Biz ne diyoruz her zaman? liyakat diyoruz, işi bilene vermek diyoruz. Ama en önemlisi, meydana bir kürsü koyup sözü harbiden millete, halka bırakmak lazım. Mahallenin delikanlısına, kahvedeki abiye, fabrikadaki işçiye, üniversitedeki gence soracaksın: "Ortak, senin derdin ne, bu mahalle nasıl kurtulur?" diye.
Bursa’yı kurtaracak olan şey, üç beş tane bürokratın masa başında çizdiği projeler değil, bu şehrin ortak aklıdır. Esnafın canı burnunda, gencin kafası zehir gibi ama fikrini soran yok. Ondan sonra "Bursa niye yerinde sayıyor?" Sayar tabii. Sen adam kayırmacılık yaparsan, liyakati çöpe atıp "bizim oğlan" mantığıyla koltuk dağıtırsan, bu şehrin bereketini kaçırırsın.
Bu şehir bizim usta. Tozunu biz yutuyoruz, sefasını da cefasını da biz çekiyoruz. O yüzden artık öyle "ben yaptım oldu" devri kapandı, kapanmalı. Her mahallede, her köşe başında halkın kürsüsü kurulacak. Millet çıkıp derdini de söyleyecek, çözümünü de anlatacak. Biz bu şehrin öz evlatlarıyız, üvey evlat muamelesi görmekten bıktık. Sözü de yetkiyi de bu toprakların gerçek sahiplerine, yani bize vereceksiniz. Başka yolu yok!