Bursa’da kış akşamı erken gelir. Saat daha altı olmadan hava kararır, sokak lambaları yanar. İnsan gündüzden kopar, geceye çabuk alışır. Yazın bitmek bilmeyen akşamlar varken, kışın akşamlar kısa ama derindir. Uzun uzun düşünmeye, susmaya, içe dönmeye daha çok vaktin olur.
Kış akşamı Bursa’da dışarı çıkmak ayrı bir iştir. Öyle üstüne bir şey alıp çıkamazsın. Hava “üşütürüm” der gibi bakar adama. Mont, atkı, bazen bere… Hazırlık ister. Ama çıktıysan da pişman etmez. Sokaklar daha sakindir, insanlar daha az ama daha gerçektir sanki. Kimse acele etmez, kimse boş boş dolaşmaz.
Bazı akşamlar yağmur yağar. Öyle bardaktan boşanırcasına değil, ince ince. Islatır ama rahatsız etmez. Camdan dışarı bakarsın, bir yerden tanıdık bir şarkı gelir kulağına. Belki bir evden, belki bir arabadan. O an Bursa’da kış akşamı olduğunu anlarsın.
Benim için kış akşamları çoğu zaman sahneyle başlar. Mekâna girersin, içerisi sıcaktır. Dışarıdaki soğuk kapıda kalır. İnsanlar montlarını sandalyeye asar, içlerini masaya bırakır. Şarkılar da buna göre seçilir. Kimse yaz şarkısı istemez. Herkes biraz geçmişe, biraz içine döner. Alkışlar daha sakin, bakışlar daha derindir.
Bursa’da kış akşamı kahvesi de başkadır. Bir dostla oturulur, saat kaç oldu diye bakılmaz. Konular da değişir. Yazın konuşulanlar unutulur, kışın daha ciddi, daha gerçek şeyler konuşulur. Hayat, geçim, eski günler… Arada susulur. O sessizlik de konuşmanın bir parçasıdır.
Evde geçirilen kış akşamlarının da tadı ayrıdır. Televizyon açık ama kimse tam izlemez. Camdan dışarı bakılır, sokak izlenir. Geçen arabalar, yürüyen insanlar… Bursa’da kış akşamı insanı yormaz, düşündürür.
Belki de bu yüzden Bursa’da kış akşamları çabuk geçmez. Saat ilerler ama gece ağır ağır yürür. Soğuk dışarıdadır ama insanın içi, garip bir şekilde sıcaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MELİH ÖNDER
Bursa’da kış akşamları
Bursa’da kış akşamı erken gelir. Saat daha altı olmadan hava kararır, sokak lambaları yanar. İnsan gündüzden kopar, geceye çabuk alışır. Yazın bitmek bilmeyen akşamlar varken, kışın akşamlar kısa ama derindir. Uzun uzun düşünmeye, susmaya, içe dönmeye daha çok vaktin olur.
Kış akşamı Bursa’da dışarı çıkmak ayrı bir iştir. Öyle üstüne bir şey alıp çıkamazsın. Hava “üşütürüm” der gibi bakar adama. Mont, atkı, bazen bere… Hazırlık ister. Ama çıktıysan da pişman etmez. Sokaklar daha sakindir, insanlar daha az ama daha gerçektir sanki. Kimse acele etmez, kimse boş boş dolaşmaz.
Bazı akşamlar yağmur yağar. Öyle bardaktan boşanırcasına değil, ince ince. Islatır ama rahatsız etmez. Camdan dışarı bakarsın, bir yerden tanıdık bir şarkı gelir kulağına. Belki bir evden, belki bir arabadan. O an Bursa’da kış akşamı olduğunu anlarsın.
Benim için kış akşamları çoğu zaman sahneyle başlar. Mekâna girersin, içerisi sıcaktır. Dışarıdaki soğuk kapıda kalır. İnsanlar montlarını sandalyeye asar, içlerini masaya bırakır. Şarkılar da buna göre seçilir. Kimse yaz şarkısı istemez. Herkes biraz geçmişe, biraz içine döner. Alkışlar daha sakin, bakışlar daha derindir.
Bursa’da kış akşamı kahvesi de başkadır. Bir dostla oturulur, saat kaç oldu diye bakılmaz. Konular da değişir. Yazın konuşulanlar unutulur, kışın daha ciddi, daha gerçek şeyler konuşulur. Hayat, geçim, eski günler… Arada susulur. O sessizlik de konuşmanın bir parçasıdır.
Evde geçirilen kış akşamlarının da tadı ayrıdır. Televizyon açık ama kimse tam izlemez. Camdan dışarı bakılır, sokak izlenir. Geçen arabalar, yürüyen insanlar… Bursa’da kış akşamı insanı yormaz, düşündürür.
Belki de bu yüzden Bursa’da kış akşamları çabuk geçmez. Saat ilerler ama gece ağır ağır yürür. Soğuk dışarıdadır ama insanın içi, garip bir şekilde sıcaktır.