Hava Durumu

Kış mevsimi ve Uludağ’ın eski yüzü

Yazının Giriş Tarihi: 06.12.2025 21:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.12.2025 21:43

Bursalı olup da Uludağ’ın eski yüzünü unutan var mıdır bilmem ama hatırlayanların gözünde hâlâ ince bir buğu oluşur. Hani şimdiki gibi sosyal medya için poz verilen, termal otellerin vitrin gibi parladığı, karın adeta dekor niyetine kullanıldığı bir Uludağ değil bahsettiğim… Kış mevsiminin gerçekten mevsim gibi yaşandığı, şehrin çatılarından başlayıp zirveye doğru ağır ağır beyaza büründüğü zamanlar. O yıllarda kar, sadece doğanın süsü değil; kışın geldiğini haber veren bir misafirdi.

Uludağ’ın eski yüzü demek aslında biraz da Bursa’nın yavaşlayan, dinlenen, kışın ağırlığını içine çeken hâli demekti. İnsanın üzerine çöken sessizlik öyle güzeldi ki, sırf o sessizliği duymak için bile teleferiğe binilirdi. Teleferik deyince de bugünün modern kabinleri gelmesin aklınıza; camlarında buz çiçekleri oluşmuş, içi hafifçe sallanan o eski kırmızı kabinlerden bahsediyorum. Manzara mı? Bir yanınız sonsuz bir beyazlık, öbür yanınız usul usul dumanlanan şehir…

Zirveye çıktığınızda hava neredeyse ısırırdı insanın yüzünü. Şimdiki gibi kalabalık kalabalık kafeler değil, daha çok soba kokusuyla karışmış sıcak çikolata buharı karşılardı gelenleri. Dağdaki esnaf bile “müşteri” değil “misafir” görürdü insanı. Kardan adam yapmak için özel süre ayıran çocuk sesleri, kayak takımlarının ahşap çıtırtıları ve ıslanan eldivenlerin kokusu—hepsi Uludağ’ın kimliğinin bir parçasıydı.

Kış mevsimi şehre de başka bir disiplin katardı. Sabahın erken saatlerinde okula gitmeye çalışan öğrencilerin ayak sesleri daha sert çıkar, tramvay yolu karla kapandığında esnaf kepenkleri biraz daha erken açardı. Ama bir yandan da karın şehirdeki herkes için ortak bir sevinci vardı: bir gecede değişen bir gerçeklik. Bursa’nın sessizce beyaza bürünüşü, insanlara hem huzur verir hem de sanki hayat biraz daha yavaş akıyormuş hissi uyandırırdı.

Bugün Uludağ hâlâ güzel, kar hâlâ kar, kış hâlâ kış elbette… Ama o eski Uludağ’ın naifliği, telaşsızlığı, insanı dünya gailesinden koparıp kendi içine döndüren huzuru başka bir şeydi. Belki dönüşü olmayan bir nostalji bu; ama hatırlamak bile iyi geliyor. Çünkü bazı mekanlar sadece kar tutmaz, insanın hafızasını da tutar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.