Komşusu açken tok yatan bizden değildi, ne ara yan daireye yabancı olduk?
Yazının Giriş Tarihi: 23.09.2026 18:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.09.2026 18:22
Eski günleri özlemle yad etmeye, o günlerin sıcaklığıyla bugünün soğukluğunu kıyaslamaya devam ediyorum. Nereye baksam "Nerede o eski insanlık?" demekten alıkoyamıyorum kendimi.
Geçen akşam evde otururken burnuma mis gibi bir kısır kokusu geldi. Ulan gözlerimi kapattım, direkt çocukluğuma gittim. Bizim mahallede anamız, teyzemiz evde pişen yemeğin kokusu azıcık dışarı sızdı mı hemen telâşlanırdı. "Aman ha, kokmuştur, hamile vardır, canı çeken vardır" der, bir tabağa koyar, üstünü de temiz bir tülbentle örtüp beni komşuya yollardı. O tabak kapıdan asla boş dönmezdi kardeşim. İçi ya bir dilim kekle ya iki tane kurabiyeyle dolar, "Anana selam söyle, eline sağlık" duasıyla geri gelirdi.
Şimdi ne oldu peki? Binalar göğe kadar uzadı, daire sayıları arttı ama aramızdaki mesafeler kilometreleri buldu. Aynı asansöre biniyoruz, adam kafasını telefonuna gömüyor, bir "Hayırlı akşamlar" demeyi lüks sayıyor. Kapımızın önünden kuryeler eksik olmuyor; poşet poşet hazır yemekler giriyor eve ama yan dairede kim yaşar, aç mıdır, tok mudur, bir derdi var mıdır kimsenin ruhu duymuyor.
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" lafını duvara pankart yapıp asmayı biliriz ama icraata geldi mi kapımızın kilidini üç kere arkadan vurup kendi kabuğumuza çekiliyoruz. Yandaki evden cenaze çıksa haberimiz olmuyor, düğün olsa "Bu gürültü ne" diye polis çağıran adamlar türedi.
Ulan tabağın boş dönmediği, komşunun komşunun külüne muhtaç olduğu o eski bereketi biz kendi hands’imizle, kendi vurdumduymazlığımızla bitirdik. Beton blokların arasına insanlığımızı gömdük.
Çekin şu kapıların önündeki görünmez duvarları beyler. Bugün bir cesaret edin; evde pişen çorbadan, demlenen çaydan bir tabak, bir bardak da yan komşuya uzatın. Çünkü o beğenmediğin, yüzüne bakmadığın komşu; yarın bir gün başın sıkıştığında kapını kırıp içeri girecek olan ilk adamdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MELİH ÖNDER
Komşusu açken tok yatan bizden değildi, ne ara yan daireye yabancı olduk?
Eski günleri özlemle yad etmeye, o günlerin sıcaklığıyla bugünün soğukluğunu kıyaslamaya devam ediyorum. Nereye baksam "Nerede o eski insanlık?" demekten alıkoyamıyorum kendimi.
Geçen akşam evde otururken burnuma mis gibi bir kısır kokusu geldi. Ulan gözlerimi kapattım, direkt çocukluğuma gittim. Bizim mahallede anamız, teyzemiz evde pişen yemeğin kokusu azıcık dışarı sızdı mı hemen telâşlanırdı. "Aman ha, kokmuştur, hamile vardır, canı çeken vardır" der, bir tabağa koyar, üstünü de temiz bir tülbentle örtüp beni komşuya yollardı. O tabak kapıdan asla boş dönmezdi kardeşim. İçi ya bir dilim kekle ya iki tane kurabiyeyle dolar, "Anana selam söyle, eline sağlık" duasıyla geri gelirdi.
Şimdi ne oldu peki? Binalar göğe kadar uzadı, daire sayıları arttı ama aramızdaki mesafeler kilometreleri buldu. Aynı asansöre biniyoruz, adam kafasını telefonuna gömüyor, bir "Hayırlı akşamlar" demeyi lüks sayıyor. Kapımızın önünden kuryeler eksik olmuyor; poşet poşet hazır yemekler giriyor eve ama yan dairede kim yaşar, aç mıdır, tok mudur, bir derdi var mıdır kimsenin ruhu duymuyor.
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" lafını duvara pankart yapıp asmayı biliriz ama icraata geldi mi kapımızın kilidini üç kere arkadan vurup kendi kabuğumuza çekiliyoruz. Yandaki evden cenaze çıksa haberimiz olmuyor, düğün olsa "Bu gürültü ne" diye polis çağıran adamlar türedi.
Ulan tabağın boş dönmediği, komşunun komşunun külüne muhtaç olduğu o eski bereketi biz kendi hands’imizle, kendi vurdumduymazlığımızla bitirdik. Beton blokların arasına insanlığımızı gömdük.
Çekin şu kapıların önündeki görünmez duvarları beyler. Bugün bir cesaret edin; evde pişen çorbadan, demlenen çaydan bir tabak, bir bardak da yan komşuya uzatın. Çünkü o beğenmediğin, yüzüne bakmadığın komşu; yarın bir gün başın sıkıştığında kapını kırıp içeri girecek olan ilk adamdır.