Bursa Tarım Fuarı bir zamanlar yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin de gurur duyduğu organizasyonlardan biriydi. Uluslararası tarım fuarları konuşulduğunda Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen Agritechnica ile birlikte adı anılan, dünyanın önde gelen tarım fuarları arasında gösterilen bir organizasyondan söz ediyoruz. Bursa’nın tarım ve tarım makineleri sektöründeki gücünü dünyaya anlatan önemli bir vitrindi.
14-17 Ekim tarihlerinde AgroGreen Bursa 2. Tarım, Hayvancılık, Süt, Sera Teknolojileri, Tohum, Fide, Fidan ve Canlı Hayvan Fuarı adıyla gerçekleştirilen organizasyonun ardından geçmişle bugünü karşılaştırmadan edemiyorum. Fuarın düzenlenmesi, firmaların katılması, üreticilerin bir araya gelmesi elbette kıymetli. Ancak Bursa’nın geçmişte ulaştığı seviyeyi düşündüğümüzde bugünkü tabloyla yetinmemiz mümkün değil.
Organizasyonun açıklamasına göre bu yıl fuarı 270 bin kişi ziyaret etmiş, 300 marka ve firma katılmış. Ziyaretçi sayısı bakımından önemli bir rakam. Ancak geçtiğimiz yıl 400’ün üzerinde katılımcının yer aldığı bir organizasyonda firma çeşitliliğinin gerilemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Üstelik fuarın geçmiş yıllardaki uluslararası iddiasını yalnızca ziyaretçi sayılarıyla değerlendiremeyiz.
Fuar alanındaki bazı hollerin kapalı kalması, bazı bölümlerin ağırlıklı olarak traktörlerin sergilendiği bir satış alanı görünümünde olması da beklentilerimizi karşılamıyor. Elbette traktör üreticileri ve satıcıları tarım fuarlarının en önemli paydaşlarından. Ancak AgroGreen Bursa Tarım Fuarı’nı yalnızca traktörlerin ve tarım makinelerinin sergilendiği büyük bir galeriye dönüştürmek, fuarın gerçek potansiyelini sınırlandırmak olur.
Bugün dünya tarımı bambaşka bir yere gidiyor. Yapay zekâ, hassas tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri, tarım robotları, otonom makineler, tohum teknolojileri, hayvancılık otomasyonu ve sürdürülebilir üretim modelleri konuşuluyor. AgroGreen Bursa Tarım Fuarı da bu yeniliklerin yalnızca sergilendiği değil, ilk kez tanıtıldığı, tartışıldığı ve ticari iş birliklerine dönüştüğü bir merkez olmalı.
Bursa bunu başarabilecek bir şehir. Yenişehir’den Karacabey’e, İnegöl’den Mustafakemalpaşa’ya kadar güçlü bir tarımsal üretim havzamız var. Aynı zamanda makine, otomotiv, yazılım ve sanayi altyapısına sahibiz. Tarımla teknolojiyi aynı şehirde buluşturabilecek bu kadar imkâna sahipken sıradan bir bölgesel fuarla yetinmemeliyiz.
Burada organizatörlerden kamu kurumlarına, meslek odalarından üniversitelere ve sektör temsilcilerine kadar herkese sorumluluk düşüyor. Fuarın geçmişteki gücünü yeniden kazanması için katılımcı firmaların neden azaldığı, uluslararası markaların nasıl geri getirileceği, kapalı kalan alanların nasıl doldurulacağı ve üreticinin fuardan ne beklediği açıkça değerlendirilmelidir.
Bunun için gerekirse fuarın konsepti, organizasyon modeli ve uluslararası tanıtımı baştan ele alınmalı. Bursa’nın tarım teknolojileri konusunda dünya çapında bir buluşma noktası olması yeniden hedeflenmeli.
Çünkü bir fuarın başarısı yalnızca kapıdan kaç kişinin girdiğiyle ölçülmez. Hangi teknolojilerin tanıtıldığı, hangi uluslararası markaların katıldığı, ne kadar ticaret yapıldığı ve sektöre nasıl bir gelecek gösterildiği de önemlidir.
AgroGreen Bursa Tarım Fuarı’nın geçmişinde büyük bir birikim var. Bu birikimi kaybetmek yerine yeniden değerlendirmeliyiz. Emeği geçenleri takdir ederken eksikleri söylemekten de çekinmemeliyiz.
Bursa’nın ihtiyacı yalnızca devam eden bir tarım fuarı değil, yeniden dünyada ses getiren bir tarım fuarıdır.
Bir zamanlar dünyanın önemli tarım fuarları arasında anılan Bursa, bugün eski günlerini aramamalı. O günlerin üzerine yenilerini koymalı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
MUSTAFA EFE
Bursa Tarım Fuarı eski günlerine dönmeli
Bursa Tarım Fuarı bir zamanlar yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin de gurur duyduğu organizasyonlardan biriydi. Uluslararası tarım fuarları konuşulduğunda Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen Agritechnica ile birlikte adı anılan, dünyanın önde gelen tarım fuarları arasında gösterilen bir organizasyondan söz ediyoruz. Bursa’nın tarım ve tarım makineleri sektöründeki gücünü dünyaya anlatan önemli bir vitrindi.
14-17 Ekim tarihlerinde AgroGreen Bursa 2. Tarım, Hayvancılık, Süt, Sera Teknolojileri, Tohum, Fide, Fidan ve Canlı Hayvan Fuarı adıyla gerçekleştirilen organizasyonun ardından geçmişle bugünü karşılaştırmadan edemiyorum. Fuarın düzenlenmesi, firmaların katılması, üreticilerin bir araya gelmesi elbette kıymetli. Ancak Bursa’nın geçmişte ulaştığı seviyeyi düşündüğümüzde bugünkü tabloyla yetinmemiz mümkün değil.
Organizasyonun açıklamasına göre bu yıl fuarı 270 bin kişi ziyaret etmiş, 300 marka ve firma katılmış. Ziyaretçi sayısı bakımından önemli bir rakam. Ancak geçtiğimiz yıl 400’ün üzerinde katılımcının yer aldığı bir organizasyonda firma çeşitliliğinin gerilemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Üstelik fuarın geçmiş yıllardaki uluslararası iddiasını yalnızca ziyaretçi sayılarıyla değerlendiremeyiz.
Fuar alanındaki bazı hollerin kapalı kalması, bazı bölümlerin ağırlıklı olarak traktörlerin sergilendiği bir satış alanı görünümünde olması da beklentilerimizi karşılamıyor. Elbette traktör üreticileri ve satıcıları tarım fuarlarının en önemli paydaşlarından. Ancak AgroGreen Bursa Tarım Fuarı’nı yalnızca traktörlerin ve tarım makinelerinin sergilendiği büyük bir galeriye dönüştürmek, fuarın gerçek potansiyelini sınırlandırmak olur.
Bugün dünya tarımı bambaşka bir yere gidiyor. Yapay zekâ, hassas tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri, tarım robotları, otonom makineler, tohum teknolojileri, hayvancılık otomasyonu ve sürdürülebilir üretim modelleri konuşuluyor. AgroGreen Bursa Tarım Fuarı da bu yeniliklerin yalnızca sergilendiği değil, ilk kez tanıtıldığı, tartışıldığı ve ticari iş birliklerine dönüştüğü bir merkez olmalı.
Bursa bunu başarabilecek bir şehir. Yenişehir’den Karacabey’e, İnegöl’den Mustafakemalpaşa’ya kadar güçlü bir tarımsal üretim havzamız var. Aynı zamanda makine, otomotiv, yazılım ve sanayi altyapısına sahibiz. Tarımla teknolojiyi aynı şehirde buluşturabilecek bu kadar imkâna sahipken sıradan bir bölgesel fuarla yetinmemeliyiz.
Burada organizatörlerden kamu kurumlarına, meslek odalarından üniversitelere ve sektör temsilcilerine kadar herkese sorumluluk düşüyor. Fuarın geçmişteki gücünü yeniden kazanması için katılımcı firmaların neden azaldığı, uluslararası markaların nasıl geri getirileceği, kapalı kalan alanların nasıl doldurulacağı ve üreticinin fuardan ne beklediği açıkça değerlendirilmelidir.
Bunun için gerekirse fuarın konsepti, organizasyon modeli ve uluslararası tanıtımı baştan ele alınmalı. Bursa’nın tarım teknolojileri konusunda dünya çapında bir buluşma noktası olması yeniden hedeflenmeli.
Çünkü bir fuarın başarısı yalnızca kapıdan kaç kişinin girdiğiyle ölçülmez. Hangi teknolojilerin tanıtıldığı, hangi uluslararası markaların katıldığı, ne kadar ticaret yapıldığı ve sektöre nasıl bir gelecek gösterildiği de önemlidir.
AgroGreen Bursa Tarım Fuarı’nın geçmişinde büyük bir birikim var. Bu birikimi kaybetmek yerine yeniden değerlendirmeliyiz. Emeği geçenleri takdir ederken eksikleri söylemekten de çekinmemeliyiz.
Bursa’nın ihtiyacı yalnızca devam eden bir tarım fuarı değil, yeniden dünyada ses getiren bir tarım fuarıdır.
Bir zamanlar dünyanın önemli tarım fuarları arasında anılan Bursa, bugün eski günlerini aramamalı. O günlerin üzerine yenilerini koymalı.