Yıllar önce etinden tırnağından artırarak başlarına koyacak bir yuva sahibi olan vatandaşlarımızın, yıllar içinde yaptıkları yapının günümüzün şartlarında çürük bir yapıya dönüşmesi ayrı bir dert olmuştur.

Ancak eski yapılarının kentsel dönüşüme girmesinin buruk sevincini yaşamaktalar.

Özellikle mali yapısı güçlü olmayan müteahhit firmaların bu işe girmesinden korktuklarını her fırsatta söylüyorlar.

Çürük yapılarını depreme dayanıklı hale gelmesi vatandaş için bir avantajdır.

Kentsel dönüşümün kamu özel sektör eli ile yapılması bir güven ortamı oluşturacaktır.

Kentsel dönüşüm ile ilgili yazdığım yazıların ses getirdiğini ve şehrimize hizmet etmiş yöneticilerden olumlu tepki aldığımı belirtmek isterim.

Ancak ismini vermeden ancak sizlere aramızda geçen sohbetten kısa bir anekdot anlatayım.

Kentsel dönüşüm yapılacak bölgenin ilk önce Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinin olması gerektiğini belirterek.

Kentsel dönüşümün müteahhit ile vatandaş arasında kamu kurumunun köprü vazifesi olması gerektiğini vatandaşın mağdur olmaması açısından büyük bir rol oynayacaktır.

Rant amaçlı Nilüfer’de yapılan kentsel dönüşüm çok alakasız olduğunu ve kentsel dönüşüm yapılan bölgelerde ilk imar planına göre planlanan alt yapının ve sosyal alanların kaldırmayacağının sözlerine ekleyerek.

Kentsel dönüşüm maalesef rantsal dönüşüm adını almıştır.

Kentsel dönüşüm yapılacak mahallelerde vatandaşın hak kaybına uğramadan hakkaniyet ölçüsünden gerçekleşmesini umut ederim.

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.