ABD, İsrail-İran savaşı öncesi-sonrası değişen ne?
Yazının Giriş Tarihi: 17.06.2026 16:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 16:37
2026 İran Savaşı, 28 Şubat 2026'da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in, İran'ın çeşitli şehirlerine yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başlayan ve İran'ın da bölgedeki ABD üsleri ile İsrail topraklarını balistik füzelerle hedef almasıyla hızla bölgesel bir askerî çatışmaya dönüşen savaş yarın ıslak imzalarla sona ermiş olacak...
Anlaşmayla her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeaskeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmişti.
Resmi imza töreni ise yarın İsviçre’de gerçekleştirilecek mutabakata göre...
* * *
2026 yılındaki ABD-İran savaşı öncesi ve sonrasındaki temel değişim, ABD’nin İran rejimini devirme ve nükleer programı sonlandırma amaçlıydı.
ABD her iki hedefe de ulaşamamış bir durumda barışa gidiyor şimdi...
Savaştan İran yeni kazanımlar elde ederek çıkıyor, ama bölgedeki ticari, jeopolitik durumda eski göre bir değişim görülmemekte...
Peki, bu savaş neden başlatıldı ve neredeyse başlangıç noktasına geri dönülerek neden sona ermekte?
Onca ölümler neden oldu, onca füze neden atıldı ve onca harcama neden yapıldı?
Petrol fiyatları artarak dünya ekonomisi neden allak-bullak edildi?
Savaştan sonra varılan mutabakat metinlerinde İran'ın nükleer tesislerinin sökülmesi yer almadı ve füze programı müzakere başlıkları dışına çıktı...
Yani ABD açısından elde var koca bir sıfır.!
Savaş sonrasında İran rejimi ayakta kalmayı başardığı gibi, küresel enerji ve güvenlik denklemlerindeki konumunu güçlendirdi; İsrail ise süreçte diplomatik olarak daha yalnız bir konuma sürüklendi.!
ABD’nin de körfezdeki İslam ülkeleri nezdinde karizması çizildi.!
ABD’nin savaşa girerken çizdiği hedef ile bugün kabul edilen çerçeve arasında büyük bir uçurum olduğu açık...
Savaş süresince ABD ciddi askeri kayıplar yaşadı.
İran’ın gerçekleştirdiği saldırılar, milyarlarca dolar değerindeki radar sistemlerini ve uçakları ya imha etti ya da ağır hasar verdi...
ABD'nin yüzen kale olarak dünyaya tanıttığı ve yenilemez vurgusuyla Körfez'e gönderdiği uçak gemileri Washington yönetimini üzdü.
ABD, savaşın başında İran rejimini kırmak, balistik füze programını sınırlamak ve vekil ağları tasfiye etmek gibi iddialı hedefler belirlemişti.
Bunların hiçbiri gerçekleşmedi...
Gelinen bu durum bizim o ünlü Ağa ve çalışanı (maraba) arasında geçen ve absürtlüğüyle meşhur olan halk hikayesine tıpa-tıp benzemiyor mu?
Kibrin ve mantıksız hırsların insanı nasıl gülünç duruma düşürdüğünü vurgulayan o ünlü hikâyede, kibirli ağa ile çalışanı yola çıkarlar ve ağa marabaya takılarak atın dışkısını yemesini, karşılığında da ona atı ve arabayı vereceğini söyler.
Gururu kırılan maraba, teklifi kabul edip pisliği yer ve arabayı alır.
Dönüş yolunda maraba atlı, ağa ise yaya kalır...
Durumu gururuna yediremeyen ve köye bu şekilde girmekten utanan ağa, marabaya dönerek ‘Kalanını da ben yiyeyim, at ve arabayı geri ver’ der...
Öyle de yaparlar...
Köye yaklaşırken maraba ağaya döner ve o meşhur soruyu sorar; "Ağam; köyden çıkarken araba da at da senindi. Köye girerken araba yine senin, at yine senin. E madem hiçbir şey değişmedi; biz bu boku niye yedik?"!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
ABD, İsrail-İran savaşı öncesi-sonrası değişen ne?
2026 İran Savaşı, 28 Şubat 2026'da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in, İran'ın çeşitli şehirlerine yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla başlayan ve İran'ın da bölgedeki ABD üsleri ile İsrail topraklarını balistik füzelerle hedef almasıyla hızla bölgesel bir askerî çatışmaya dönüşen savaş yarın ıslak imzalarla sona ermiş olacak...
Anlaşmayla her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmişti.
Resmi imza töreni ise yarın İsviçre’de gerçekleştirilecek mutabakata göre...
* * *
2026 yılındaki ABD-İran savaşı öncesi ve sonrasındaki temel değişim, ABD’nin İran rejimini devirme ve nükleer programı sonlandırma amaçlıydı.
ABD her iki hedefe de ulaşamamış bir durumda barışa gidiyor şimdi...
Savaştan İran yeni kazanımlar elde ederek çıkıyor, ama bölgedeki ticari, jeopolitik durumda eski göre bir değişim görülmemekte...
Peki, bu savaş neden başlatıldı ve neredeyse başlangıç noktasına geri dönülerek neden sona ermekte?
Onca ölümler neden oldu, onca füze neden atıldı ve onca harcama neden yapıldı?
Petrol fiyatları artarak dünya ekonomisi neden allak-bullak edildi?
Savaştan sonra varılan mutabakat metinlerinde İran'ın nükleer tesislerinin sökülmesi yer almadı ve füze programı müzakere başlıkları dışına çıktı...
Yani ABD açısından elde var koca bir sıfır.!
Savaş sonrasında İran rejimi ayakta kalmayı başardığı gibi, küresel enerji ve güvenlik denklemlerindeki konumunu güçlendirdi; İsrail ise süreçte diplomatik olarak daha yalnız bir konuma sürüklendi.!
ABD’nin de körfezdeki İslam ülkeleri nezdinde karizması çizildi.!
ABD’nin savaşa girerken çizdiği hedef ile bugün kabul edilen çerçeve arasında büyük bir uçurum olduğu açık...
Savaş süresince ABD ciddi askeri kayıplar yaşadı.
İran’ın gerçekleştirdiği saldırılar, milyarlarca dolar değerindeki radar sistemlerini ve uçakları ya imha etti ya da ağır hasar verdi...
ABD'nin yüzen kale olarak dünyaya tanıttığı ve yenilemez vurgusuyla Körfez'e gönderdiği uçak gemileri Washington yönetimini üzdü.
ABD, savaşın başında İran rejimini kırmak, balistik füze programını sınırlamak ve vekil ağları tasfiye etmek gibi iddialı hedefler belirlemişti.
Bunların hiçbiri gerçekleşmedi...
Gelinen bu durum bizim o ünlü Ağa ve çalışanı (maraba) arasında geçen ve absürtlüğüyle meşhur olan halk hikayesine tıpa-tıp benzemiyor mu?
Kibrin ve mantıksız hırsların insanı nasıl gülünç duruma düşürdüğünü vurgulayan o ünlü hikâyede, kibirli ağa ile çalışanı yola çıkarlar ve ağa marabaya takılarak atın dışkısını yemesini, karşılığında da ona atı ve arabayı vereceğini söyler.
Gururu kırılan maraba, teklifi kabul edip pisliği yer ve arabayı alır.
Dönüş yolunda maraba atlı, ağa ise yaya kalır...
Durumu gururuna yediremeyen ve köye bu şekilde girmekten utanan ağa, marabaya dönerek ‘Kalanını da ben yiyeyim, at ve arabayı geri ver’ der...
Öyle de yaparlar...
Köye yaklaşırken maraba ağaya döner ve o meşhur soruyu sorar;
"Ağam; köyden çıkarken araba da at da senindi. Köye girerken araba yine senin, at yine senin. E madem hiçbir şey değişmedi; biz bu boku niye yedik?"!