Hava Durumu

Antikacıya gösterilen konukseverlik…

Yazının Giriş Tarihi: 18.01.2026 17:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 17:12

Genç Adam, antika merakı nedeniyle Anadolu’nun en ıssız köşelerini dolaşır ve gözüne kestirdiği antikaları yok pahasına satın alarak geçimini sağlardı.

Kış kıyamet demeden sürdürdüğü yolculuklar sırasında başına gelemeyen de kalmazdı.

Fakat bu kez hepsinden farklı görünüyor olanlar…

Yolları kapatan kar yüzünden arabasını terk eder ve yoğun tipi altında donmak üzereyken, yaşlı bir adam tarafından bulunur.

Yaşlı adam onu kulübesine götürür…

Yaşlı Adam, antikacının yürümesine yardım ederken "Günlerdir hastaydım, odun kesmek için ilk kez dışarıya çıktım. Meğer seni bulmak için iyileşmişim.” der.

Diz boyu karla boğuşup kulübeye geldiklerinde, antikacının beyaz göre göre donuklaşan gözleri fal taşı gibi açılır.

Odanın orta yerindeki kuzinenin çevresini saran iskemleler, onun şimdiye dek gördüğü en güzel antikalardır.

Saatlerdir kar içinde kalan vücudu bir anda ısınır, buzları bir türlü çözülmeyen patlıcan moru suratını ateşler kaplar.

Yaşlı Adam, konuğunu yatırmak için acele eder.

Ona birkaç lokma bir şeyler ikram edip, sedirdeki yatağını hazırlarken “Bugün soba yakamadım evladım ama bu battaniyeler seni ısıtır.” der.

Ev sahibi, yıllar önce ölen eşiyle paylaştıkları odaya geçerken, antikacı da tiftikten örülen battaniyelerin arasına gömülür.

Ancak tüm yorgunluğuna karşın uyuyamaz.

Ertesi gün gitmeden önce ne yapıp edip o iskemleleri almalı, bunun için de iyi bir senaryo uydurmalıdır.

Örneğin, yaşamını kurtarmasına karşılık yaşlı adama birkaç koltuk satın alabilir ve eskimiş olduğu bahanesiyle dışarıya çıkarttığı iskemleleri, çaktırmadan minibüsün arkasına atabilirdi.

Hatta onları kaptığı gibi kaçmak bile olanaklıydı…

Yürümeye bile hali olmayan yaşlı adam onun peşinden mi koşacaktı sanki?

Genç Adam, kafasındaki fikirleri olgunlaştırmaya çalışırken dalıp gidiyor ve rüzgârın sesiyle uyandığı zamanlar, kaldığı yerden devam ediyordu.

Bu arada yaşlı adamın sabah namazına kalktığını fark eder, hatta hayal meyal olsa bile odun parçaladığını duyar.

Gözlerini açtığında, onun kuzine üzerinde çorba pişirdiğini görür.

Yattığı yerden başına gelenleri düşünürken, iskemleleri anımsar.

Hafifçe doğrulup çevresine bakar.

Aman Allah! İskemlelerin hiçbiri ortada yok…

Yaşlı Adam, akşamki planını hissetmiş ve belki de uykudaki konuşmasını duyarak onları emin bir yere kaldırmıştır.

Sakin görünmeye çalışarak “İliğim kemiğim ısındı, çorbanız da ne güzel koktu doğrusu ama akşamki iskemleleri göremiyorum.” der.

Yaşlı Adam, odanın köşesine yığdığı iskemle parçalarından birini daha sobaya atarken; ‘İskemle dediğin dünya malı be evladım, biz konuğumuzu üşütür müyüz hiç?’

(Alıntı)

Çıkarım:

Konukseverlik, Türk toplumunun en önemli kültürel değerlerinden birisidir. Tarih sahnesine çıktığından beri farklı coğrafyalarda boy gösteren Türkler, konuğa gösterdiği saygıyla örnek bir millet olmuştur hep.

Türk kültürünün en önemli yansıtıcısı olan edebî eserlerde konukseverlikle ilgili birçok motife rastlanır.

Oğuz Türklerinin yaşam tarzını olanca berraklığıyla yansıtan Dede Korkut Kitabı da Türk geleneklerinin söze ve yazıya dönüşen yüzü olarak konukseverlik kavramına yer yer atıfta bulunmuştur.

Hikâyelerde genellikle konukseverlik ile birlikte gelen paylaşmanın ve insanların gönlünü hoş tutmanın bireylerin insani varlığını zenginleştirdiğine değinilir…

Konuğun evlere mutluluk ve bereket getireceği inancına, onun atadan devir alınan bir miras olduğuna, konuk ağırlamakla toplumda kimi sosyal statülerin elde edilebileceğine inanılır…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.