Hava Durumu

Balon.!

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2026 17:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.06.2026 17:02

Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi izlerken, şaşkınlığını da gizleyemiyordu...

Baloncu dinlenmek için durakladığında o da durur ve sonra yine takibe koyulurdu...

Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak;

Baloncu amca, biliyor musun benim hiç balonum olmadı, dedi.

Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra;

Paran var mı? Sen onu söyle...

Çocuk;

Bayramda vardı, önümüzdeki bayram yine olacak, dedi...

Adam;

Öyleyse bayramda gel, acelem yok, ben beklerim.

Çocuk sessizce geri döndü, o ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu-dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı...

Birkaç adım attıktan sonra elinde olmadan yeniden onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.!

Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı.

Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla izlerken, baloncu ona doğru dönerek çocuğa seslendi;

Küçük, balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm.

Yapılan teklif, çocuğun aklını başından almıştı...

Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı.

Hedefine adım adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını bile hissettirmiyordu.

Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir süre onlara baktı ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı...

Ancak balonlardan biri iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı.

Çocuk onu kurtarmayı düşünse de dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu.

İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adama dönerek; —Birini bana verecektiniz, hangisi o? diye sordu.

Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra;

Seninki ağaçta kaldı evlat, istersen çık al, dedi.

Çocuk ayakta bile duramıyordu, ama onu çok istiyordu...

Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak;

Olsun, diye mırıldandı, olsun, ağacın üzerinde kalsa da benim de bir balonum var ya artık... diye kendini teselli etti.!

(Kısa hikayelerden alıntı)

Çıkarım:

Evet, çoğu kez çok istesek de yaşamda kimi şeyleri elde edemeyiz.

Bu durumda hayata küsmemek gerektiğini de...

Daha çok çabalayıp elimizdekilerle mutlu olup değerini bilmeliyiz.

Yaşam çoğu kez tüm istediklerimizi önümüze sermez; ancak bu durum genellikle bizi daha iyisini aramaya, farklı kapılar açmaya yahut sahip olduklarımızın değerini bilmeye yönlendiren gizli bir öğretidir.

Bu kabulleniş kimi kez huzurun, kimi kez de yeni başlangıçların anahtarı olabilir.

İnsanoğlunun yaşamdan hiçbir şey istemediği gün yoktur neredeyse... Sürekli isteriz, rızık isteriz, sağlık isteriz, dua isteriz, başarı isteriz, sevgi isteriz...

Çünkü insan, istemek üzere yaratılmış bir varlıktır...

Allah’ın nedensiz olarak bizlere verdiği, şükrettiğimiz sonsuz ikramlar olduğu gibi dualarımız, hak edişlerimiz, yaptığımız iyilikler karşısında da bize verdikleri vardır.

Bununla birlikte çok çabalamamıza, dua etmemize, çalışmamıza karşın kimi kez gerçekleşmeyen isteklerimiz de olabilmektedir.

Çok istediğimiz şey gerçekleşmeyince, ‘Neden olmuyor?’ deriz.

Ve kendi kader yolculuğumuzda bizim için neyin hayırlı, neyin öğretici, neyin sınav olup-olmadığını bilmediğimiz için istemek konusunda acele ederiz...

Belki de bir şeyi istiyorsak, onu henüz hak etmemiş olamaz mıyız?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.