Belediyelere esaslı bir çeki-düzen verme vakti geçiyor.!
Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2026 14:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.04.2026 14:49
Türkiye genelinde yapılan yolsuzluk ve yasa dışı ticaret konulu araştırmalarda toplumun yolsuzluğa yönelik algı, görüş ve düşüncelerine bakıldığında ortaya hiç de şaşırmayacağımız önemli sonuçlar çıkmaktadır…
Toplum genelinde özellikle son yıllarda ve yerel yönetimlerde yolsuzluk ve rüşvet olaylarının hızla arttığı görüntüsü, yargının da olaylara müdahaleleri sıkça yaşanmaktadır…
Son olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlatılan ve aralarında Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve aile üyeleri de dahil olmak üzere 57 şüphelinin gözaltına alınması, diğer il ve ilçelerde süren soruşturmalar da göz önüne alındığında bunların birer siyasi operasyon değil, Yerel Yönetimler Yasası ve uygulamalarında yanlış giden bir şeylerin olduğunu açık bir şekilde gözler önüne sermesi açısından önemlidir…
Son gelişmelerin birer ‘Siyasi operasyon’ olup-olmadığı yargılamalar sonu elbette ortaya çıkacaktır…
* * *
İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin başta olmak üzere son olarak Bursa gibi Büyükşehirlerde başlatılan soruşturmalarla ilgi yapılan açıklamalar ve bulgularda süreçlerin genellikle CİMER'e gelen ihbarlarla başladığı, MASAK'ın da yaptığı inceleme ve tespitler sonrasında düğmeye basıldığı görülüyor…
Yargı hiç kuşkusuz işleyecek ve neyin ne olduğu ortaya çıkacaktır…
Yargılamalar bitmeden duyumlarla hiçbir kişi yahut kurum hakkında öyle-yahut böyle bir sonuca varmak doğru değildir…
Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz konu büyük-küçük pek çok belediyede ortaya serilen pis kokular, yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırma gibi gelişmelerin yaygın olduğu görüntüsünün toplumda giderek daha da arttığı izleniminin doğmuş olmaya başlamasıdır…
Yargı ve kolluk güçleri varsa bir yanlış gereği mutlaka yerine getirilecektir…
Ne ki süreci fazla uzatmadan tüm belediyelerdeişleyişin ve asıl yetkilendirmelerin yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğidir…
* * *
Bursa dahil ülke genelinde ortaya çıkan tablo toplumun, ülkenin kurumlarına karşı ciddi bir güven bunalımı içinde olduğunu göstermesi açısından önemlidir...
Yapılan araştırma sonuçlarının toplumda en azından böyle bir algı oluşturduğunu göstermesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durum olsa gerektir.
Devlet yolsuzlukla mücadelede başarılı olamıyor şeklindeki bir algının yaygınlaşmasının önüne geçilmesi için kuşkusuz yapılabilecekler vardır…
Genel olarak tabloya bakıldığında, il ilçe ve belde belediyelerinde büyük bir talanın yürütüle bilindiği izlenimi edinmek zor değildir.
Gerek şişirilmiş giderler gerek usulsüz ihaleler gerekse de keyfi harcamalar aracılığıyla halkın vergilerinden elde edilen gelirler ve halkın hizmet alma hakkının gasp edilmesinin önüne mutlaka geçilmelidir.
Kısaca yarar ve hizmet odaklı değil rant ve çıkar üzerine kurulu bir belediyecilik anlayışının sürdürülmesinin önü mutlaka tıkanmalıdır...
Tüm Türkiye’de asli görevleri dışına çıkan ve kara deliğe dönüşen belediyelere esaslı bir çeki-düzen vermek ivedilik kazanmış durumdadır.
Belediyelerin personel giderleri ve borçlanma yetkilerini sıkı denetime tabi tutacak, her kuruşun hesabının sorulacağı yeni bir Yerel Yönetimler Yasası ivedilikle ele alınmalıdır.
Nüfusu belli bir sayıdan az olan (Örneğin 20 bin) tüm belediyeler kapatılmalıdır.!
Belediye sınırları ve mücavir alan tanımlamalarında yeni düzenlemelerle yapılaşma ve imar yetkileri daha bir kontrollü hale getirilmelidir…
Kısaca yerel yönetimlerin yapısı sil baştan değiştirilmelidir…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Belediyelere esaslı bir çeki-düzen verme vakti geçiyor.!
Toplum genelinde özellikle son yıllarda ve yerel yönetimlerde yolsuzluk ve rüşvet olaylarının hızla arttığı görüntüsü, yargının da olaylara müdahaleleri sıkça yaşanmaktadır…
Son olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlatılan ve aralarında Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve aile üyeleri de dahil olmak üzere 57 şüphelinin gözaltına alınması, diğer il ve ilçelerde süren soruşturmalar da göz önüne alındığında bunların birer siyasi operasyon değil, Yerel Yönetimler Yasası ve uygulamalarında yanlış giden bir şeylerin olduğunu açık bir şekilde gözler önüne sermesi açısından önemlidir…
Son gelişmelerin birer ‘Siyasi operasyon’ olup-olmadığı yargılamalar sonu elbette ortaya çıkacaktır…
* * *
İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin başta olmak üzere son olarak Bursa gibi Büyükşehirlerde başlatılan soruşturmalarla ilgi yapılan açıklamalar ve bulgularda süreçlerin genellikle CİMER'e gelen ihbarlarla başladığı, MASAK'ın da yaptığı inceleme ve tespitler sonrasında düğmeye basıldığı görülüyor…
Yargı hiç kuşkusuz işleyecek ve neyin ne olduğu ortaya çıkacaktır…
Yargılamalar bitmeden duyumlarla hiçbir kişi yahut kurum hakkında öyle-yahut böyle bir sonuca varmak doğru değildir…
Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz konu büyük-küçük pek çok belediyede ortaya serilen pis kokular, yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırma gibi gelişmelerin yaygın olduğu görüntüsünün toplumda giderek daha da arttığı izleniminin doğmuş olmaya başlamasıdır…
Yargı ve kolluk güçleri varsa bir yanlış gereği mutlaka yerine getirilecektir…
Ne ki süreci fazla uzatmadan tüm belediyelerde işleyişin ve asıl yetkilendirmelerin yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğidir…
* * *
Bursa dahil ülke genelinde ortaya çıkan tablo toplumun, ülkenin kurumlarına karşı ciddi bir güven bunalımı içinde olduğunu göstermesi açısından önemlidir...
Yapılan araştırma sonuçlarının toplumda en azından böyle bir algı oluşturduğunu göstermesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durum olsa gerektir.
Devlet yolsuzlukla mücadelede başarılı olamıyor şeklindeki bir algının yaygınlaşmasının önüne geçilmesi için kuşkusuz yapılabilecekler vardır…
Genel olarak tabloya bakıldığında, il ilçe ve belde belediyelerinde büyük bir talanın yürütüle bilindiği izlenimi edinmek zor değildir.
Gerek şişirilmiş giderler gerek usulsüz ihaleler gerekse de keyfi harcamalar aracılığıyla halkın vergilerinden elde edilen gelirler ve halkın hizmet alma hakkının gasp edilmesinin önüne mutlaka geçilmelidir.
Kısaca yarar ve hizmet odaklı değil rant ve çıkar üzerine kurulu bir belediyecilik anlayışının sürdürülmesinin önü mutlaka tıkanmalıdır...
Tüm Türkiye’de asli görevleri dışına çıkan ve kara deliğe dönüşen belediyelere esaslı bir çeki-düzen vermek ivedilik kazanmış durumdadır.
Belediyelerin personel giderleri ve borçlanma yetkilerini sıkı denetime tabi tutacak, her kuruşun hesabının sorulacağı yeni bir Yerel Yönetimler Yasası ivedilikle ele alınmalıdır.
Nüfusu belli bir sayıdan az olan (Örneğin 20 bin) tüm belediyeler kapatılmalıdır.!
Belediye sınırları ve mücavir alan tanımlamalarında yeni düzenlemelerle yapılaşma ve imar yetkileri daha bir kontrollü hale getirilmelidir…
Kısaca yerel yönetimlerin yapısı sil baştan değiştirilmelidir…