Bugün tüm şehitlerimizi rahmetle bir kez daha anacak, gazilerimize şükranlarımızı bir kez daha sunacağız...
15 Temmuz günü Millet hain bir saldırıya topyekûn karşı koyarak bir devrim gerçekleştirdi ve devletine, hükümetine sahip çıktı.
Eğer saldırıyı gerçekleştirenler başarsaydı kuşkusuz onların borusu ötecekti…
Hukuk ayaklar altına alınacak, değerler altüst olacaktı.
Millet buna geçit vermedi...
Ve bu Millet kendi devrimini gerçekleştirdi o gün...
Bütün bunların yanında 15 Temmuz alçak darbe girişiminde anayasal düzene bağlı polisler kahramanca görev yaptı.
Özellikle özel harekât polisleri operasyon yaptıkları her yerde darbeci askeri güçleri sildi süpürdü.
İşgalleri sona erdirdi ve darbeci askerleri teslim olmaya zorladı.
Sonrasında da olağanüstü süreçler yaşandı...
Devrimler olağanüstü süreçler yaşatır ve olağanüstü koşullar içerir hiç kuşkusuz.
Olağanüstü kararlar alınır yani ve öyle de olmuştur...
* * *
Sürekli darbe üreten, son yarım asrı geçen süreçte siyasete birçok kez müdahalede bulunan Ordu’da 15 Temmuz kakışmasının püskürtülmesinin ardından kapsamlı radikal önlemler alınmış, gerekli reformlar yapılmıştır.
Jandarma tamamen İçişleri Bakanlığı’na bağlanmıştır...
Genel KurmayCumhurbaşkanlığı’na, Kuvvet Komutanlıkları da Savunma Bakanlığı’na bağlandı...
Bununla gücün dağıtılarak belli merkezde toplanmasının önleneceği amaçlandı kuşkusuz...
Yaverlik ve Muhafız ve merasim Taburu müessesesi ortadan kaldırıldı.
Askeri liseler, astsubay hazırlama okullarıve Harp Akademileri kapatılarak tüm askeri eğitim sistemi Milli Savunma Üniversitesi çatısı altında sivilleştirildi.
Şûra'nın sivil üye sayısı artırılarak yapı sivil iradenin ağırlıklı olduğu bir konuma getirildi.
GATA başta olmak üzere tüm askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı'na bağlandı.
Kuvvet Komutanlıkları doğrudan Millî Savunma Bakanlığı'na bağlandı.
Bu kurumlar İçişleri Bakanlığı'nın tam idari vesayeti ve yönetimi altına alındı...
Kent merkezlerindeki kışlalar kent dışına çıkartıldı süreç içinde ve buralar halkın piknik yapacağı alanlara çevrildi...
Askeri yargı kaldırıldı...
Yargıtay, Danıştay gibi yargı kuruluşlarının Orduyu da denetleyebilmesi sağlandı...
Sınav sistemleri yeniden düzenlendi, liyakat ve sadakatin öne alınacağı bir sistemin kurulmaya çalışıldı...
* * *
Dünya’da ordular küçülürken, vurucu güçlerinin, teknik donanımlarının artmakta olduğu bir süreç yaşanmakta bugün...
Konvansiyonel ordu yapılanmalarından yüksek eğitimli, profesyonel, yüksek teknolojik silah donanımlı ordulara geçiş süreci hızlandı.
Türkiye de bu sürecin arkasında kalmadı...
Türkiye bugün yerli ve Milli Silah Sanayi projeleriyle ürettiklerini NATO ülkeleri dahil dünyanın pek çok ülkesine satmaktadır...
Türkiye çağdaş, vurucu gücü yüksek, eğitimli Milli bir orduya sahiptir...
Arkasında da kararlı bir siyasi irade vardır...
Ordunun gereksinimleri konusunda artık sivillerin de söz sahibi olduğu bir döneme geçilmiştir...
Devletin içine çöreklenmiş ve onu tutsak almaya ramak kaldığı bir anda
Millet duruma el koyarak sorunu çözmüştür.
Tüm şehitlerimize rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımızı bir kez daha yineliyoruz...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Bir Milletin Direniş Destanı;15 Temmuz... (2)
Bugün 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü...
Bugün tüm şehitlerimizi rahmetle bir kez daha anacak, gazilerimize şükranlarımızı bir kez daha sunacağız...
15 Temmuz günü Millet hain bir saldırıya topyekûn karşı koyarak bir devrim gerçekleştirdi ve devletine, hükümetine sahip çıktı.
Eğer saldırıyı gerçekleştirenler başarsaydı kuşkusuz onların borusu ötecekti…
Hukuk ayaklar altına alınacak, değerler altüst olacaktı.
Millet buna geçit vermedi...
Ve bu Millet kendi devrimini gerçekleştirdi o gün...
Bütün bunların yanında 15 Temmuz alçak darbe girişiminde anayasal düzene bağlı polisler kahramanca görev yaptı.
Özellikle özel harekât polisleri operasyon yaptıkları her yerde darbeci askeri güçleri sildi süpürdü.
İşgalleri sona erdirdi ve darbeci askerleri teslim olmaya zorladı.
Sonrasında da olağanüstü süreçler yaşandı...
Devrimler olağanüstü süreçler yaşatır ve olağanüstü koşullar içerir hiç kuşkusuz.
Olağanüstü kararlar alınır yani ve öyle de olmuştur...
* * *
Sürekli darbe üreten, son yarım asrı geçen süreçte siyasete birçok kez müdahalede bulunan Ordu’da 15 Temmuz kakışmasının püskürtülmesinin ardından kapsamlı radikal önlemler alınmış, gerekli reformlar yapılmıştır.
Jandarma tamamen İçişleri Bakanlığı’na bağlanmıştır...
Genel Kurmay Cumhurbaşkanlığı’na, Kuvvet Komutanlıkları da Savunma Bakanlığı’na bağlandı...
Bununla gücün dağıtılarak belli merkezde toplanmasının önleneceği amaçlandı kuşkusuz...
Yaverlik ve Muhafız ve merasim Taburu müessesesi ortadan kaldırıldı.
Askeri liseler, astsubay hazırlama okulları ve Harp Akademileri kapatılarak tüm askeri eğitim sistemi Milli Savunma Üniversitesi çatısı altında sivilleştirildi.
Şûra'nın sivil üye sayısı artırılarak yapı sivil iradenin ağırlıklı olduğu bir konuma getirildi.
GATA başta olmak üzere tüm askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı'na bağlandı.
Kuvvet Komutanlıkları doğrudan Millî Savunma Bakanlığı'na bağlandı.
Bu kurumlar İçişleri Bakanlığı'nın tam idari vesayeti ve yönetimi altına alındı...
Kent merkezlerindeki kışlalar kent dışına çıkartıldı süreç içinde ve buralar halkın piknik yapacağı alanlara çevrildi...
Askeri yargı kaldırıldı...
Yargıtay, Danıştay gibi yargı kuruluşlarının Orduyu da denetleyebilmesi sağlandı...
Sınav sistemleri yeniden düzenlendi, liyakat ve sadakatin öne alınacağı bir sistemin kurulmaya çalışıldı...
* * *
Dünya’da ordular küçülürken, vurucu güçlerinin, teknik donanımlarının artmakta olduğu bir süreç yaşanmakta bugün...
Konvansiyonel ordu yapılanmalarından yüksek eğitimli, profesyonel, yüksek teknolojik silah donanımlı ordulara geçiş süreci hızlandı.
Türkiye de bu sürecin arkasında kalmadı...
Türkiye bugün yerli ve Milli Silah Sanayi projeleriyle ürettiklerini NATO ülkeleri dahil dünyanın pek çok ülkesine satmaktadır...
Türkiye çağdaş, vurucu gücü yüksek, eğitimli Milli bir orduya sahiptir...
Arkasında da kararlı bir siyasi irade vardır...
Ordunun gereksinimleri konusunda artık sivillerin de söz sahibi olduğu bir döneme geçilmiştir...
Devletin içine çöreklenmiş ve onu tutsak almaya ramak kaldığı bir anda
Millet duruma el koyarak sorunu çözmüştür.
Tüm şehitlerimize rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımızı bir kez daha yineliyoruz...