Hava Durumu

Bütün meslekler kutsaldır ancak Öğretmenlik en kutsalıdır…

Yazının Giriş Tarihi: 23.11.2025 20:03
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.11.2025 20:04

Bu gün 24 Kasım Öğretmenler Günü

Pazartesi gününe denk geldi bu yıl…

24 Kasım, Türkiye'de resmi tatil kapsamına alınmış bir gün değil.

Öğretmenler Günü uzun yıllardır çeşitli etkinliklerle kutlansa da uygulamada resmi tatil niteliği bulunmadığı için çalışanlar izinli sayılmıyor ve rutin mesai akışı sürüyor...

Bu yıl da Öğretmenler Günü'nün Pazartesi gününe gelmesi nedeniyle eğitim-öğretim faaliyetleri normal seyrinde sürecek yani.

Ne ki, Öğretmenler Günü bir gün dışında bütün haftaya yayılmış etkinliklerle kutlanacağı için eğitim ve öğretime ara verilmemesi de önemli olsa gerek…

* * *

Türkiye'de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği’ni kabul ettiği gündür.

Dünyada ise 5 Ekim Günü olarak bilinen Dünya Öğretmenler Günü,

Eğitim Enternasyonali'ne üye yüzden fazla ülke tarafından eş zamanlı olarak kutlanmaktadır.

Bu dayanışma ve mücadele gününün temeli 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı'nın alınmasına dayanmaktadır.

Bizde 24 Kasım Günü’nün öyküsü ise farklıdır…

1981 Atatürk Yılı'nda zamanın Cunta lideri Kenan Evren tarafından Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir…

* * *

Ülkemiz yaklaşık bin yıldır Türkiye'dir.

Türkiye'de öğretmenlik mesleğinin kökleri bin yıl öncesine giden uzun bir geçmişe dayanır.

Bu nedenle Türkiye'de öğretmenlik mesleğine genel olarak bakarken konuyu Selçuklu Türkiyesi, Osmanlı Türkiyesi ve Cumhuriyet Türkiyesi olmak üzere üç ana dönemde ele almak daha doğru olur…

Öğretmenler toplumun yapı taşlarını inşa eden, çocukları ve gençleri geleceğe hazırlayan değerli insanlardır.

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.’ der.

Yüce Rabbimiz, ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alır’ buyurmuştur.

Dinimiz, insanın bildiklerini başkalarına öğretmesini en büyük değer olarak kabul etmiştir.

Peygamber Efendimiz (sav) ‘Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır, sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman’ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir’ buyurmuştur.

O nedenle Öğretmenlik en kutsal meslektir…

Onlar birer rehber, ilham kaynağı ve yol göstericidirler.

Kuşkusuz her meslek kutsaldır, ne ki, Öğretmenlik mesleği en kutsal olanıdır…

Yüce dinimiz İslam bilim, öğrenme ve öğretmeye büyük önem verir.

Buna Yüce Kitabımızın ilk inen ayetinin ‘Oku’ olması açık bir delildir…

Oku’ emrinin yer, zaman, cinsiyet ayrımı olmadan belirtilmesi Müslümana bilimin kapılarının ardına kadar açık olduğunun kanıtıdır.

Karanlık aydınlığa, batıl hakka, küfür imana, cehalet bilgiye, yararlı ilim sayesinde kavuşmaktadır.

Evet, bilim yol göstericidir, ancak ahlak ve maneviyatla birlikte..!

Ahlak, vicdan ve merhametten yoksun bilim yol gösterici olabilir mi?

Bilim ile ahlak arasında çok yakın bir ilişki vardır.

Eğer bilim, ahlaki değerlerden yoksun bir şekilde yolunu sürdürürse, bilim insanlığı tehdit edici bir yola girebilir..!

Siyonist İsrail’in bu gün ve yıllardır yaptığı gibi..!

Bilimin insanlığa hizmet edebilmesi için, her şeyden önce ahlaki değerlere koşut bir çizgide ilerlemesi gerekmektedir…

Tek başına bilim yol gösterici olabilir mi?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.