CHP’de 38. Olağan Kurultay’a ilişkin yargı süreci, kurultaydan kısa süre sonra yapılan “para karşılığı oy kullandırıldığı” iddialarıyla başlamıştı.
Geçtiğimiz hafta da dava sonuçlandı ve Mahkemenin verdiği Mutlak Butlan kararıyla CHP 2023 Kasım’ı, 38. Kurultay öncesine döndü.!
Geçtiğimiz pazar günü de Özgür Özel mahkeme kararına karşın ‘Direneceğiz’ dese de Genel Merkez binası zorla da olsa boşaltıldı.!
Bir yılı aşkın bir süredir gündemin en önemli maddelerinden biri CHP'li belediyelere düzenlenen yolsuzluk operasyonları olmakta.!
Özgür Özel ve ekibi bu iddialara yanıt vermesi gerekirken O bu süreci, bu operasyonların iktidar talimatıyla yapıldığını söyleyerek ve kamuoyunu etkilemeye dönük propagandalarla geçirdi.!
Şimdi bir yandan mahkemeler sürerken ve kimi iddialar bir-bir kanıtlanmaya başlarken 38. Kurultayının hiç yapılmamış olduğunu belirten mahkeme kararı gelişmelere tuz-biber ekti.!
Özel ise olayın hala farkında değil, karanlıkta ıslık çalıyor, çareyi sokakta arıyor.!
* * *
Şimdi başta eski genel Başkan Kılıçdaroğlu var...
Peki Kılıçdaroğlu söylediği gibi CHP’yi arındırabilir mi?
Siyasi bir partinin ya da kurumun ‘arınma’ kavramı kişisel değer yargılarına, ideolojik beklentilere ve toplumsal standartlara bağlı olsa da arınma iyi bir şeydir...
İyi bir şeydir de bu CHP’de gerçekleşebilir mi?
Zor, çünkü CHP’nin heybesi çok dolu.!
1923 ile 1950 yılları arasındaki tek parti iktidarı ve bu dönemde gerçekleştirilen uygulamalar eleştirilerin sürekli merkezinde oldu...
Türkiye'deki askeri darbeler ve muhtıralar döneminde CHP'nin takındığı tavır zaman-zaman demokratik süreçlere müdahale edildiği gerekçesiyle sürekli eleştirildi, eleştirilmekte...
Partinin benimsediği katı laiklik anlayışının toplumun bir kesimiyle yaşadığı kopuşlar ve bu durumun siyasette oluşturduğu kırılmalar büyük bir kesim tarafından vurgulanmakta.!
Kılıçdaroğlu, CHP'nin geçmişteki hatalarından ders çıkardığını ve toplumsal her kesimi kucaklayan "değişim" vizyonuyla hareket edeceğini belirterek bir ‘Helalleşme’ söylemi geliştirmişti ama fazla yol alamadı.!
CHP gibi yapılar, zaman zaman iç kongreler,kurultaylar ve yönetim değişiklikleriyle kurumsal olarak yenilenme süreçlerinden geçerler...
Partinin kendi içindeki tüzük değişiklikleri, kadro yenilemeleri ve ideolojik tartışmalar bu kurumun kendini temizleme yahut güncelleme mekanizmaları olarak görülür.
CHP geçmişte yaşadığı ve bu topluma yaşattığı travmaları yani tartışmalı siyasi mirasları geride bırakarak toplumsal barışı ve kurumsal arınmayı bugüne kadar başaramamıştır.!
Toplumsal kesimler CHP’nin yaşadığı bu süreçleri içtenlikli bulmamış, politik bir manevra olarak görmüştür hep.
‘Arınma’, ancak köklü bir ideolojik ve yönetimsel dönüşüm ile sağlanabilir...
Başa kim geçerse geçsin CHP’nin arınabilmesi olası değildir.!
Dört bir yanımız ateş çemberiyken partinin nelerle uğraştığı, yerel yönetimlerde nelerin döndüğü apaçık ortada.!
İhbarda bulunanların tamamı CHP’li.!
İhbar ettikleri belediyelerde önemli görevlerde bulunmuşlar...
Bir kısmı pay alamadığından bir kısmı aldığı payı beğenmediğinden gerçekten ödüllendirilmesi gereken bir kısmı da hırsızlığa ve terörün finanse edilmesine razı gelmediğinden ihbarda bulunmuş.!
Geçmişten de gelen yapısal sorunlarını temizleyemeyen bir partiyi kim arındırabilir?
Bu o kadar kolay olsaydı rahmetli Aydın Güven Gürkan kahrolup bir kenara çekilmezdi, Bülent Ecevit gibi bir lider CHP dururken bir başka parti kurmazdı.!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
CHP arınabilir mi?
CHP’de 38. Olağan Kurultay’a ilişkin yargı süreci, kurultaydan kısa süre sonra yapılan “para karşılığı oy kullandırıldığı” iddialarıyla başlamıştı.
Geçtiğimiz hafta da dava sonuçlandı ve Mahkemenin verdiği Mutlak Butlan kararıyla CHP 2023 Kasım’ı, 38. Kurultay öncesine döndü.!
Geçtiğimiz pazar günü de Özgür Özel mahkeme kararına karşın ‘Direneceğiz’ dese de Genel Merkez binası zorla da olsa boşaltıldı.!
Bir yılı aşkın bir süredir gündemin en önemli maddelerinden biri CHP'li belediyelere düzenlenen yolsuzluk operasyonları olmakta.!
Özgür Özel ve ekibi bu iddialara yanıt vermesi gerekirken O bu süreci, bu operasyonların iktidar talimatıyla yapıldığını söyleyerek ve kamuoyunu etkilemeye dönük propagandalarla geçirdi.!
Şimdi bir yandan mahkemeler sürerken ve kimi iddialar bir-bir kanıtlanmaya başlarken 38. Kurultayının hiç yapılmamış olduğunu belirten mahkeme kararı gelişmelere tuz-biber ekti.!
Özel ise olayın hala farkında değil, karanlıkta ıslık çalıyor, çareyi sokakta arıyor.!
* * *
Şimdi başta eski genel Başkan Kılıçdaroğlu var...
Peki Kılıçdaroğlu söylediği gibi CHP’yi arındırabilir mi?
Siyasi bir partinin ya da kurumun ‘arınma’ kavramı kişisel değer yargılarına, ideolojik beklentilere ve toplumsal standartlara bağlı olsa da arınma iyi bir şeydir...
İyi bir şeydir de bu CHP’de gerçekleşebilir mi?
Zor, çünkü CHP’nin heybesi çok dolu.!
1923 ile 1950 yılları arasındaki tek parti iktidarı ve bu dönemde gerçekleştirilen uygulamalar eleştirilerin sürekli merkezinde oldu...
Türkiye'deki askeri darbeler ve muhtıralar döneminde CHP'nin takındığı tavır zaman-zaman demokratik süreçlere müdahale edildiği gerekçesiyle sürekli eleştirildi, eleştirilmekte...
Partinin benimsediği katı laiklik anlayışının toplumun bir kesimiyle yaşadığı kopuşlar ve bu durumun siyasette oluşturduğu kırılmalar büyük bir kesim tarafından vurgulanmakta.!
Kılıçdaroğlu, CHP'nin geçmişteki hatalarından ders çıkardığını ve toplumsal her kesimi kucaklayan "değişim" vizyonuyla hareket edeceğini belirterek bir ‘Helalleşme’ söylemi geliştirmişti ama fazla yol alamadı.!
CHP gibi yapılar, zaman zaman iç kongreler, kurultaylar ve yönetim değişiklikleriyle kurumsal olarak yenilenme süreçlerinden geçerler...
Partinin kendi içindeki tüzük değişiklikleri, kadro yenilemeleri ve ideolojik tartışmalar bu kurumun kendini temizleme yahut güncelleme mekanizmaları olarak görülür.
CHP geçmişte yaşadığı ve bu topluma yaşattığı travmaları yani tartışmalı siyasi mirasları geride bırakarak toplumsal barışı ve kurumsal arınmayı bugüne kadar başaramamıştır.!
Toplumsal kesimler CHP’nin yaşadığı bu süreçleri içtenlikli bulmamış, politik bir manevra olarak görmüştür hep.
‘Arınma’, ancak köklü bir ideolojik ve yönetimsel dönüşüm ile sağlanabilir...
Başa kim geçerse geçsin CHP’nin arınabilmesi olası değildir.!
Dört bir yanımız ateş çemberiyken partinin nelerle uğraştığı, yerel yönetimlerde nelerin döndüğü apaçık ortada.!
İhbarda bulunanların tamamı CHP’li.!
İhbar ettikleri belediyelerde önemli görevlerde bulunmuşlar...
Bir kısmı pay alamadığından bir kısmı aldığı payı beğenmediğinden gerçekten ödüllendirilmesi gereken bir kısmı da hırsızlığa ve terörün finanse edilmesine razı gelmediğinden ihbarda bulunmuş.!
Geçmişten de gelen yapısal sorunlarını temizleyemeyen bir partiyi kim arındırabilir?
Bu o kadar kolay olsaydı rahmetli Aydın Güven Gürkan kahrolup bir kenara çekilmezdi, Bülent Ecevit gibi bir lider CHP dururken bir başka parti kurmazdı.!