Hava Durumu

Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi ile neler değişti?

Yazının Giriş Tarihi: 02.01.2024 14:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.01.2024 14:08

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanan Başkanlık tipi yönetim biçimidir.

Bu sisteme geçişle beraber TBMM'nin yetkileri kısıtlanmış, Cumhurbaşkanı’nın yetkileri artırılarak yürütme organının başı olmuştur.

Yeni sistemle birlikte Cumhurbaşkanı’nın partili olabilmesinin de önü açılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen yeni başkanlık sistemiyle, başbakanlık makamı kaldırılmış ve Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olmuştur.

Dünyada da daha çok uygulaması gelişeceği görülen bir sistem olarak görmek olası bunu…

İdeolojilerin anlamını yitirmesi sonucu böyle bir gelişmeyi sağlıklı olarak tanımlamak olası…

* * *

Türkiye’de Yeni Yönetim Sistemi uygulamaya başlandıktan sonra genel olsun yerel olsun seçimlerde ittifaklar gündeme geldi.

Gelmesi de doğaldı…

AK Parti ile MHP arasında Cumhur İttifakı oluştu.

CHP ile de İYİ Parti arasında Millet İttifakı oluşmuştu.

Süreç içinde bu ittifaklara güçleri daha az olan partilerin de gireceği açıktır.

Bu gelişme aslında Türkiye’de ikili bir sisteme doğru yol alınışın bir işareti gibiydi ama İYİ Parti bu ittifaktan çıkarak yerel seçimlere tek başına gireceğini açıklayarak Millet İttifakı’ndan ayrıldı.

CHP şimdi yeni ittifaklar arayışında.

* * *

Dünyada da daha çok uygulaması gelişeceği görülen bir sistem olan bu yönetim sisteminin ideolojilerin anlamını yitirdiği böyle bir süreçte gerekliliği açık...

İnsanların ya da siyasi aktörlerin, politik kimliklerini tanımlarken genel sıfatlara başvurulur bilineceği üzere.

Muhafazakâr, milliyetçi, liberal, sosyal demokrat, sosyalist vs. gibi…                      
Sıkça bu sorularla karşılaşmaz mıyız çoğumuz?

Kendini nasıl tanımlıyorsun politik olarak” diye.                                                                                                                    

Ben kendi payıma şu yanıtı veririm çoğu kez;

Öncelikle ne olduğumu değil de, ne olmadığımı anlatarak başlarım.  Öncelikle, Faşist, Sosyalist, Komünist, Kemalist, Marksist, mozaşist falan değilim. Ulusalcı, ırkçı, Bölgeci de…
Eee, geriye ne kaldı?..
Ne kaldıysa!..
 
* * *
Ulus devletlerin, insanları ortak bir kimlikte birleştirme ve tek bir potada eritme çabasının ardından, modern öncesinin, modern sonrası ile yeniden harmanlandığı yeni bir zaman dilimini yaşıyor dünyamız. Artık politik kimlikler basit ve düz sıfatların sınırlarını aşıyor…
Bir insana salt muhafazakâr, milliyetçi, liberal, sosyal demokrat ve sosyalist demek yeterli olmayabiliyor.
İnsanları, siyasal kurumları, tek bir kimliğe tıkmak, öyle tanımlamak pek olası değil artık günümüzde.

Bu gibi nedenlerden dolayı da ittifaklar yararlı değil mi?

Gelecekte bu ittifakların hiç kuşkusuz yasal alt yapıları da oluşturulmalıydı bu güne dek.

Bunun bir eksiklik olduğunun altını çizmek gerek.

Bu sistem gelecekte hem genel ve hem de yerel seçimler için de uygulanmalı.

İki turlu yapılacak seçimlerle yüzde 50 artı bir alan aday siyasi erk sahibi olmalı.

Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanan 2 turlu usulün yerel seçimlerde de uygulanması gerek.

Doğrusu da zaten bu…
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.