Cumhuriyeti gerçekten ‘Kimsesizlerin kimsesi’ yapmak... (1)
Yazının Giriş Tarihi: 28.10.2026 19:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.10.2026 19:10
Türkiye Cumhuriyeti, 29 Ekim 1923 tarihinde saat 20.30'da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından ilan edildi...
Böylece 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanıyla devletin temel niteliği ve rejim biçimi belirlenmiş oldu...
Egemenliğin şahsa değil, Millete ait olduğu tescillenmiş ve devletin adı da "Türkiye Cumhuriyeti" olmuştur...
Yani Anayasada yapılan maddî değişikliklerle yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu resmen kabul edildiği gündür 29 Ekim 1923...
Yapılan gizli oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiş, İsmet Paşa da (İnönü) Başbakan olmuştur.
Resmi adı Devlet-i Âliyye olan, rejim değişmiş ve hanedanlık son bulmuştur...
Batı dillerindeki karşılıkları olan Turchia, Turkey, Turquie sözcüğü Cumhuriyet'in ilanından yüzlerce yıl önce de hem uluslararası arenada hem de coğrafi bir terim olarak yaygın şekilde zaten ‘Türklerin Yurdu’ olarak kullanılıyordu.
Cumhuriyet ile birlikte değişen şey, bu ismin resmiyet kazanmış olmasıdır.
* * *
Dönemin koşulları (1. Dünya Bayrağı/Kurtuluş Savaşı sonrası yıkık bir imparatorluk, emperyalist işgal tehditleri) göz önüne alındığında, merkezi ve kararlı bir otoritenin ülkenin bütünlüğünü korumak için zorunlu olduğunu savunanların yanında kuşkusuz Cumhuriyeti tümüyle reddetmek yerine; kazanımlarını (kadın hakları, hukuk devleti, eğitimde fırsat eşitliği) koruyup eksikliklerini ve otoriter eğilimlerini sorgulayan "eleştirerek sahiplenme" yaklaşımı içinde olanlar da vardır...
Ve asıl olanın Cumhuriyeti gerçekten, ‘Kimsesizlerin kimsesi’ yapmak için kararlı bir mücadele sürdürülmesi gerekliği üzerinde durmak olduğudur...
* * *
Cumhuriyet sözcüğü Devlet Başkanlığı ve diğer önemli görevlerin halk tarafından belli bir süre için ve seçimle kazanıldığı bir yönetim biçimidir...
Türkiye'de Cumhuriyet döneminin ilk genel seçimi 28 Haziran 1923 tarihinde yapılmıştır.
(Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki ilk genel seçim ise 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanıyla gerçekleştirilmiştir...
Yani Meşrutiyet rejiminde de Osmanlı’da Meclis vardı ve seçim yapılıyordu...
Önemli olan seçimin nasıl yapıldığıdır.!
Bildiğiniz üzere ‘Tek Partili’ dönemi ayrı tutarsak Çok Partili ilk seçim
21 Temmuz 1946 tarihinde yapılmıştır.
O da "Açık oy, gizli sayım" usulüyle yapılan rezil seçimdir.!
Daha sonra 1950 seçimde ilk kez ‘gizli oy ve açık sayım’ ilkesi ile Yüksek Seçim Kurulu benzeri güvenceler uygulanmış ve Demokrat Parti iktidara gelmiştir...
Ne ki, seçimle işbaşına gelen Başbakan Adnan Menderes hükümeti 1960’da Askeri Müdahale ile yıkılmış, Başbakan iki bakanı ile birlikte idam edilmişlerdir.!
* * *
Cumhuriyet kazanımı olarak gösterilen ‘Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı’nın yıllarca başı örtülü kadınlarımızın Meclise sokulmadığı için bu hakların kullanılamadıkları bir gerçektir.
Yapılan yasa değişikliği ile Başı örtülü kadınlarımız Meclise girebilmeleri ve Kamu dairelerinde çalışmaya başlamaları gerçekleştirilebilmiştir...
O nedenle Cumhuriyeti gerçek anlamda ‘Kimsesizlerin kimsesi’ yapma mücadelesi sürmektedir...
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun...
Yarın sürdürmek dileği ile...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
ORHAN KAPLAN
Cumhuriyeti gerçekten ‘Kimsesizlerin kimsesi’ yapmak... (1)
Türkiye Cumhuriyeti, 29 Ekim 1923 tarihinde saat 20.30'da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından ilan edildi...
Böylece 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanıyla devletin temel niteliği ve rejim biçimi belirlenmiş oldu...
Egemenliğin şahsa değil, Millete ait olduğu tescillenmiş ve devletin adı da "Türkiye Cumhuriyeti" olmuştur...
Yani Anayasada yapılan maddî değişikliklerle yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu resmen kabul edildiği gündür 29 Ekim 1923...
Yapılan gizli oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiş, İsmet Paşa da (İnönü) Başbakan olmuştur.
Resmi adı Devlet-i Âliyye olan, rejim değişmiş ve hanedanlık son bulmuştur...
Batı dillerindeki karşılıkları olan Turchia, Turkey, Turquie sözcüğü Cumhuriyet'in ilanından yüzlerce yıl önce de hem uluslararası arenada hem de coğrafi bir terim olarak yaygın şekilde zaten ‘Türklerin Yurdu’ olarak kullanılıyordu.
Cumhuriyet ile birlikte değişen şey, bu ismin resmiyet kazanmış olmasıdır.
* * *
Dönemin koşulları (1. Dünya Bayrağı/Kurtuluş Savaşı sonrası yıkık bir imparatorluk, emperyalist işgal tehditleri) göz önüne alındığında, merkezi ve kararlı bir otoritenin ülkenin bütünlüğünü korumak için zorunlu olduğunu savunanların yanında kuşkusuz Cumhuriyeti tümüyle reddetmek yerine; kazanımlarını (kadın hakları, hukuk devleti, eğitimde fırsat eşitliği) koruyup eksikliklerini ve otoriter eğilimlerini sorgulayan "eleştirerek sahiplenme" yaklaşımı içinde olanlar da vardır...
Ve asıl olanın Cumhuriyeti gerçekten, ‘Kimsesizlerin kimsesi’ yapmak için kararlı bir mücadele sürdürülmesi gerekliği üzerinde durmak olduğudur...
* * *
Cumhuriyet sözcüğü Devlet Başkanlığı ve diğer önemli görevlerin halk tarafından belli bir süre için ve seçimle kazanıldığı bir yönetim biçimidir...
Türkiye'de Cumhuriyet döneminin ilk genel seçimi 28 Haziran 1923 tarihinde yapılmıştır.
(Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki ilk genel seçim ise 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanıyla gerçekleştirilmiştir...
Yani Meşrutiyet rejiminde de Osmanlı’da Meclis vardı ve seçim yapılıyordu...
Önemli olan seçimin nasıl yapıldığıdır.!
Bildiğiniz üzere ‘Tek Partili’ dönemi ayrı tutarsak Çok Partili ilk seçim
21 Temmuz 1946 tarihinde yapılmıştır.
O da "Açık oy, gizli sayım" usulüyle yapılan rezil seçimdir.!
Daha sonra 1950 seçimde ilk kez ‘gizli oy ve açık sayım’ ilkesi ile Yüksek Seçim Kurulu benzeri güvenceler uygulanmış ve Demokrat Parti iktidara gelmiştir...
Ne ki, seçimle işbaşına gelen Başbakan Adnan Menderes hükümeti 1960’da Askeri Müdahale ile yıkılmış, Başbakan iki bakanı ile birlikte idam edilmişlerdir.!
* * *
Cumhuriyet kazanımı olarak gösterilen ‘Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı’nın yıllarca başı örtülü kadınlarımızın Meclise sokulmadığı için bu hakların kullanılamadıkları bir gerçektir.
Yapılan yasa değişikliği ile Başı örtülü kadınlarımız Meclise girebilmeleri ve Kamu dairelerinde çalışmaya başlamaları gerçekleştirilebilmiştir...
O nedenle Cumhuriyeti gerçek anlamda ‘Kimsesizlerin kimsesi’ yapma mücadelesi sürmektedir...
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun...
Yarın sürdürmek dileği ile...