Dünya enerji için birbirini yerken bizim muhalefet enerjiye karşı.!
Yazının Giriş Tarihi: 23.03.2026 17:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.03.2026 17:43
Dünya bugün enerji arzı temini konusunda önemli kırılganlıkların yaşamakta.
Bunun için savaşlar çıkartılmakta, işgaller yapılmakta…
Dünyada enerji kaynakları, yenilenemez (fosil yakıtlar, nükleer) ve yenilenebilir (güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal) olarak iki ana gruba ayrılmakta.
Türkiye, enerji kaynakları bakımından yüksek potansiyele sahip ancak fosil yakıtlarda dışa bağımlı bir ülke…
O nedenle Türkiye son yıllarda yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanarak bu bağımlılığı azaltmayı hedefleyen, enerji dönüşüm sürecinde olan bir yapı sergilemekte…
Bugün elektrik üretimimizin, yüzde 33,6'sı kömürden, yüzde 23'ü doğal gazdan, yüzde 15,8'i su gücünden, yüzde 10,9'u rüzgârdan, yüzde 10,5'i güneşten, yüzde 3,2'si jeotermal enerjiden ve yüzde 3,1'i diğer kaynaklardan elde edilmekte.
* * *
Enerji, ülkeler, toplumlar için son derece önemli bir unsur…
Enerji; sanayi üretimi, ulaşım, teknolojik altyapı ve günlük yaşamın sürekliliği için ülkelerin ekonomik, sosyal ve jeopolitik kalkınmasının temel taşıdır…
Kalkınmayı hızlandırması, dışa bağımlılığı azaltarak ulusal güvenliği arttırması ve sürdürülebilir bir gelecek için son derece önemli yani enerji…
Ülkelerin bunun için savaş dahil yapamayacakları şey yok.!
Ülkemiz de bu konuda petrol ve doğalgaz kaynaklarını arttırmaya çabalarken aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarına da yatırım yapmakta…
Su, rüzgâr ve güneş enerjisinden üretilen enerji oranı toplam üretimin yüzde 35’lerini geçip 40’lara yaklaşmakta…
Bunlarla birlikte Akkuyu ve Sinop’ta nükleer enerji santralleri projelerini sürdürmekte…
Nükleer enerji bugün dünyanın hemen tüm gelişmiş ülkelerinde kullanılan bir sistem…
Bugün 56 nükleer santrala sahip Fransa enerjisinin yüzde 70’ini bu santrallardan sağlamakta.
Biz daha bir tekini bile devreye sokamamışken buna bile karşı çıkanlar bulunmakta bu ülkede.!
CHP gibi.!
Salt nükleer santrallere mi, sudan, rüzgârdan, güneşten üretilenlere bile karşılar neredeyse.!
‘Balıklar ürküyor’ diye füze denemelerine de karşılar ya.!
* * *
CHP Türkiye’de yapımı süren tüm enerji projelerine karşı…
Akkuyu’da nükleer santral istemeyen CHP’liler, Çanakkale’de rüzgâr,Kahramanmaraş’ta termik, Aydın’da jeotermal,Rize ve Van’da ise hidroelektrik santraline karşı çıkmışlardı…
Bu Muhalefet partisinin Türkiye’ye nasıl bir enerji modeli önerdiği ise belli değil.!
Rüzgâr, Güneş ve Jeotermal enerji, yenilenebilir ve doğru kullanıldığında çevreye en az zarar veren enerji kaynaklarından biri olma özelliği taşımakta.
Nükleer enerji de öyle, yoksa Fransızlar dangalak mı?
Enerjilerinin yüzde 70’ini nükleer santrallardan sağlıyorlar…
Akarsularda suyun boşa akmasını önlemek ve su gücünü elektrik enerjisine dönüştürmek için kurulan Hidroelektrik Enerji
Santrallerine neden karşı çıkılır ki?
* * *
Dünyada tüketilen elektrik enerjisinin yüzde 13’ü nükleer santrallerden.
Türkiye’nin daha yeni kurma girişiminde bulunduğu nükleer santrallerin dünyadaki sayısı 500’e yaklaşmakta…
CHP gibi bir partininTürkiye karşıtı lobilerin emrinde hareket eden ve dışarıdan fonlanan çevrecilerin aklına uyması, onlara alet olması hiç yakışık alıyor mu?
Gelişmiş dünya ülkelerinin bu enerji türünden vazgeçtiğini iddia eden çevrelerin amacı belli; Türkiye’nin bu alandaki yatırımlarını engellemek.!
Bu görülemiyor mu?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Dünya enerji için birbirini yerken bizim muhalefet enerjiye karşı.!
Dünya bugün enerji arzı temini konusunda önemli kırılganlıkların yaşamakta.
Bunun için savaşlar çıkartılmakta, işgaller yapılmakta…
Dünyada enerji kaynakları, yenilenemez (fosil yakıtlar, nükleer) ve yenilenebilir (güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal) olarak iki ana gruba ayrılmakta.
Türkiye, enerji kaynakları bakımından yüksek potansiyele sahip ancak fosil yakıtlarda dışa bağımlı bir ülke…
O nedenle Türkiye son yıllarda yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanarak bu bağımlılığı azaltmayı hedefleyen, enerji dönüşüm sürecinde olan bir yapı sergilemekte…
Bugün elektrik üretimimizin, yüzde 33,6'sı kömürden, yüzde 23'ü doğal gazdan, yüzde 15,8'i su gücünden, yüzde 10,9'u rüzgârdan, yüzde 10,5'i güneşten, yüzde 3,2'si jeotermal enerjiden ve yüzde 3,1'i diğer kaynaklardan elde edilmekte.
* * *
Enerji, ülkeler, toplumlar için son derece önemli bir unsur…
Enerji; sanayi üretimi, ulaşım, teknolojik altyapı ve günlük yaşamın sürekliliği için ülkelerin ekonomik, sosyal ve jeopolitik kalkınmasının temel taşıdır…
Kalkınmayı hızlandırması, dışa bağımlılığı azaltarak ulusal güvenliği arttırması ve sürdürülebilir bir gelecek için son derece önemli yani enerji…
Ülkelerin bunun için savaş dahil yapamayacakları şey yok.!
Ülkemiz de bu konuda petrol ve doğalgaz kaynaklarını arttırmaya çabalarken aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarına da yatırım yapmakta…
Su, rüzgâr ve güneş enerjisinden üretilen enerji oranı toplam üretimin yüzde 35’lerini geçip 40’lara yaklaşmakta…
Bunlarla birlikte Akkuyu ve Sinop’ta nükleer enerji santralleri projelerini sürdürmekte…
Nükleer enerji bugün dünyanın hemen tüm gelişmiş ülkelerinde kullanılan bir sistem…
Bugün 56 nükleer santrala sahip Fransa enerjisinin yüzde 70’ini bu santrallardan sağlamakta.
Biz daha bir tekini bile devreye sokamamışken buna bile karşı çıkanlar bulunmakta bu ülkede.!
CHP gibi.!
Salt nükleer santrallere mi, sudan, rüzgârdan, güneşten üretilenlere bile karşılar neredeyse.!
‘Balıklar ürküyor’ diye füze denemelerine de karşılar ya.!
* * *
CHP Türkiye’de yapımı süren tüm enerji projelerine karşı…
Akkuyu’da nükleer santral istemeyen CHP’liler, Çanakkale’de rüzgâr, Kahramanmaraş’ta termik, Aydın’da jeotermal, Rize ve Van’da ise hidroelektrik santraline karşı çıkmışlardı…
Bu Muhalefet partisinin Türkiye’ye nasıl bir enerji modeli önerdiği ise belli değil.!
Rüzgâr, Güneş ve Jeotermal enerji, yenilenebilir ve doğru kullanıldığında çevreye en az zarar veren enerji kaynaklarından biri olma özelliği taşımakta.
Nükleer enerji de öyle, yoksa Fransızlar dangalak mı?
Enerjilerinin yüzde 70’ini nükleer santrallardan sağlıyorlar…
Akarsularda suyun boşa akmasını önlemek ve su gücünü elektrik enerjisine dönüştürmek için kurulan Hidroelektrik Enerji
Santrallerine neden karşı çıkılır ki?
* * *
Dünyada tüketilen elektrik enerjisinin yüzde 13’ü nükleer santrallerden.
Türkiye’nin daha yeni kurma girişiminde bulunduğu nükleer santrallerin dünyadaki sayısı 500’e yaklaşmakta…
CHP gibi bir partinin Türkiye karşıtı lobilerin emrinde hareket eden ve dışarıdan fonlanan çevrecilerin aklına uyması, onlara alet olması hiç yakışık alıyor mu?
Gelişmiş dünya ülkelerinin bu enerji türünden vazgeçtiğini iddia eden çevrelerin amacı belli; Türkiye’nin bu alandaki yatırımlarını engellemek.!
Bu görülemiyor mu?