Hava Durumu

Efendiyken köle olmak.!

Yazının Giriş Tarihi: 26.04.2026 18:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.04.2026 18:41

Ünlü Flozof Diderot, büyük bir borç batağına düşer...

Onun bu perişan hali, Rus Çariçesi Katerina’nın kulağına kadar gider...
Çariçe, bu bataklıktan kurtulması için Diderot’ya nazik bir teklif sunar; Diderot’nun kütüphanesini satın alır ve kendisine yeniden iade, hediye eder...

Ve bu kütüphanede çalışması için de Diderot’ya 25 yıllık da maaşını peşin öder...
Kuşkusuz ki bu peşin ödeme, Diderot için hiç beklenmedik bir anda bir servete sahip olma anlamına gelir...

Artık Diderot, bütün borçlarından kurtulmuş ve rahatlamıştır.
Bir gün bir arkadaşı ona kadife bir sabahlık hediye eder ve her ne olursa işte bundan sonra olur.!
Filozof sabahlığını giyinir, çalışma masasına kurulur ve iştahla çalışırken birden bu muhteşem sabahlığı ile çalışma masasının birbirine hiç uyuşmadığını düşünür.!
Kasasındaki yüklü miktar paranın sarhoşluğuyla derhal çalışma masasını değiştirmek üzere çıkar ve harika bir çalışma masası alır. Artık sabahlık ve çalışma masası uyumludur...
Fakat bir de ne görsün, yerdeki eski halı ne sabahlığına ne de çalışma masasına yakışıyor.

Koşar ve kasasındaki paraya da kendisine de layık bir halı alır...
Yine de içini kemiren bir şeyler vardır. Çünkü evin koltukları, dolapları, sandalyeleri, duvar resimleri ve duvar halısı, odanın süslemeleri artık birbiriyle iyice uyumsuz olmuştur...
Her şey gözüne batmaya başlamıştır artık.!

Gel zaman, git zaman Diderot, evin bütün eşyalarını iğneden ipliğe değiştirir...
Diderot’un durumu anlaması fazla zaman almaz.

Başladığı noktaya dönüşünün hırslarından kaynaklandığının farkına varır.!
(Alıntı)

Çıkarım:

Ünlü Flozof’un başından geçenler günümüzdeki tüketim çılgınlığının insanı nerelere sürüklediğine güzel bir örnektir...

Yeni bir eşyanın alınışı, yeni bir uyumlu bütün oluşturabilmek için bir tüketim sarmalına girilmesine neden olur çoğunlukla...
Bugün hiçbirimiz aldığımız herhangi bir eşyayı belli bir tarz yahut konseptin parçası olmadığı sürece kolay kolay giymez yahut satın almayız...
Gereksiz harcamalar sürekli yeni bir alışverişe neden olur...

Aslında insanların nasıl bir tüketim uçurumuna sürüklendiğini ifade eden bu öykü insanın kendini kontrol ederek yeni bir şeye sahip olmanın anlık ve geçici mutluluğundansa, sahip olduklarımızın değerini bilerek daha kalıcı mutluluklara yönelmemizi öğütler...
Günümüzde tüketim çılgınlığı, temel gereksinimlerin ötesine geçerek, bireylerin sürekli daha fazlasına sahip olma arzusuyla kontrolsüz bir boyuta ulaşmıştır.!

Bu durum, salt maddi ürünlerin değil, aynı zamanda başarı gibi manevi kaynakların da tüketildiği psikolojik bir kısır döngüye dönüşür.!

İnsanlar, sahip olduklarıyla yetinmeyip sürekli yeni ürünler aramakta ve gereksinim dışı alışveriş yapmaktadırlar...

Reklamlar, son trendlere uyma isteği ve sosyal çevre, bu çılgınlığı tetikleyen en önemli etkenler arasında yer almaktadır...

Tüketim çılgınlığı, aslında tüketilenden daha fazlasının üretildiği bir üretim bombardımanı ile de beslenmektedir.!

Kapitalizmin bir sonucu olan bu durum, modern dünyada medyanın da etkisiyle bir yaşam tarzı haline dönmüş durumdadır...

Bu çılgınlık insanların daha fazla satış ve kar elde etme odaklı yapısıyla, insanların psikolojik tatmin arayışını kullanarak sürekli beslenmektedir.!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.