Hava Durumu

Elin ağzı torba değil ki.!

Yazının Giriş Tarihi: 13.09.2026 18:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.09.2026 19:00

Bugün bildik bir öyküden yola çıkalım...

Bir gün Nasrettin Hoca, oğlunu eşeğe bindirmiş kendisi arkasından ağır ağır yürüyerek köye gidiyorlarmış.

Yolda bunları görenler;

Dünya tersine döndü galiba! Baksana hale! ihtiyar adam yerde yürüyor da parmak kadar çocuk eşeğin üzerinde. Ne ayıp şey değil mi? diye söylenmeye başlamışlar.’

Bu sözleri duyan Nasrettin Hoca, merkepten oğlunu indirip kendisi binmiş.

Biraz gidince birkaç kişiye daha rastlamışlar.

Onlar da;

Şu hale bakın siz! Koskoca adam binmiş eşeğe, parmak kadar çocuk arkasından yetişeyim diye ter döküyor, insanoğlu işte, hep kendini düşünür,’ diye konuşmaya başlamışlar.

Bu sözleri de duyan hoca;

Oğlum en iyisi gel beraber binelim. Bakalım ne diyecekler?’ demiş...

Ve birlikte binmişler merkebe, Hoca önde, oğlu arkada giderken birkaç kişi daha görmüş onları.

Onlar da;

‘Şu insanoğlunda merhamet diye bir şey kalmadı. Baksana eşeğin beli nerdeyse yere değecek. Yerde yürüseler sanki ölecekler mi? Azıcık Allah korkusu olan insan böyle yapmaz, gibi sözler söyleyerek uzaklaşmışlar.’

Hoca bu kez;

Oğlum en iyisi mi, ikimiz de yürüyelim, öyle ettik olmadı, böyle ettik olmadı. Bir de bu şekil deneyelim bakalım,’ demiş.

Eşek önlerinde, onlar arkada yollarına devam ederlerken, birkaç kişi daha görmüş bunları.

Onlar da;

Şunlarınki de akıl mı yani? Eşek önlerinde bomboş gidiyor da her ikisi de şu sıcakta yerde yürüyorlar, insan, boş eşek olur da binmez mi hiç?!,’ demişler...

Bu sözleri de duyan hoca;

Gördün ya oğul, her kafadan bir ses çıkıyor. Ne yapsan beğenmiyorlar. En iyisi bildiğinden şaşmayacaksın. Elin ağzı torba değil ki, büzesin!’ demiş.

(Alıntı)

Çıkarım:

Öyküden çıkarmak istediğimiz ders; başkalarının söyleyeceklerine engel olunamayacağına göre insanın kendi bildiğinden şaşmaması gerektiğidir.

İnsanların ağzı torba gibi büzülemeyeceğine göre, konuşmalarını durdurmak da olası değildir...

Kendi doğru bildiğini yapmayı, söylenenleri duymamayı en iyi davranış biçimi olarak gören bir de bir Atasözümüz...

Dedikodu, eleştiri yahut kamuoyu tepkilerinden kaçılamayacağını vurgular...

Özellikle hatalı bir davranışın ardından insanların bunu konuşacağını ve buna engel olmanın olanaksız olduğunu hatırlatmak için söylenir.

Bu hiç kuşkusuz ifade özgürlüğünün ve halkın sesinin engellenemeyeceğine yönelik halk bilgeliğinin güçlü bir ifadesidir.

Dedikodulara ve eleştirilere kulak asmamak, zihinsel özgürlüğü ve iç huzuru korumanın da en etkili yoludur...

Kimi eleştirilerden yararlanarak ama başkalarının da ne düşündüğüne aşırı odaklanmak, insanı kendi doğrularından ve hedeflerinden uzaklaştırmaz mı?

Çoğu olumsuz eleştiri ve dedikodu, bunu yapan kişinin kendi mutsuzlukları, kıskançlıkları yahut yaşamımızdaki eksiklikleri ile ilgilidir, bizimle değil...

Başkalarının hakkımızdaki konuşmalarını düşünerek harcadığımız enerjiyi, kendi gelişimimize ve bizi mutlu eden şeylere odaklamak çok daha kazançlı olmaz mı?

Ne ki, yalnızca bizi gerçekten seven ve gelişmemizi isteyen insanların yapıcı eleştirilerini de dikkate almak gerektiği de unutulmamalıdır burada ama...

İnsanlar her konuda bir yorum yapabilirler.

Ne yapılırsa yapılsın herkesi memnun etmenin ve kötü sözleri susturmanın olanaksız olduğu bilinmelidir...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.