Emeklilikte intibak düzenlemesi yapılmadan adalet sağlanmış olur mu? (1)
Yazının Giriş Tarihi: 04.11.2026 18:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.11.2026 18:39
Yeni yıla sayılı günler kala emekli maaşlarında ve asgari ücrette yapılacak artışlarla ilgili yeni beklentiler artmakta...
Geçtiğimiz yıl başı ve ardından Temmuz’da yapılan maaş artışlarının yıl dolmadan alım gücünün düşmesi ve emeklilerde yaşanan geçim zorluğunun en büyük nedenlerinden biri, yüksek enflasyon, 1 Ekim 2008 tarihinde yapılan yasal değişiklikler ve prim-maaş bağının zayıflamasından kaynaklandığı her kes tarafından bilinmekte...
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile aylık bağlama oranları düşürülmüş, güncelleme katsayılarında büyümeden verilen pay azaltılmıştı.
Bu durum, çalışırken yatırılan primlerle emeklilikte bağlanan aylık arasındaki bağı zayıflattı...
Bu nedenle emekli kesimler arasında büyük bir adaletsizlik oluştu...
* * *
Gıda, kira ve temel gereksinim maddelerindeki fiyat artışları karşısında emekli aylıklarındaki yapılan dönemsel zamlar alım gücünü koruyamadı.
En düşük emekli maaşının (taban aylık) devlet desteğiyle belirli bir seviyeye tamamlanması, kök maaşı bu sınırın altında kalan milyonlarca emeklinin her zam döneminde benzer taban ücretlere eşitlenmesine ve prim farklarının yok olmasına yol açtı...
Yani en düşük maaş alan emeklilerle daha önce onlardan daha yüksekmaaş alanlar arasındaki makas kapandı ve eşitlendi...
Yüksek prim ödemiş olmak anlamsızlaştı...
Diğer bir deyişle, az sürede pirim ödeyenlerle daha çok süredeprim ödeyenler arasında ciddi adaletsiz durumlar oluştu.!
* * *
Bu adaletsiz durum her yıl katlanarak arttı...
Bunun çözümünün yeni bir intibak düzenlemesi olduğu gerçeği eski-yeni SGK Bürokratları ve siyasilerce birçok kez açıklandı...
Seçimler öncesi özellikle 2026 yılının son çeyreğinde bu düzenlemenin yapılmasıyla ilgili beklentiler artarak sürdü...
Ne ki, yeni yıla 2 ay kala bu konuda herhangi bir hazırlığın olduğuna yönelik haberler onaylanmadı yetkililerce...
Emeklilikte intibak düzenlemesi, aynı prim günü ve kazanç tutarına sahip oldukları halde farklı emeklilik dönemleri (özellikle 2000 yılı öncesi ve sonrası gibi yasal değişiklikler) nedeniyle emekli aylıklarında oluşan ciddi maaş eşitsizliklerini ve adaletsizlikleri gidermek için bu düzenlemenin yapılmasının gerekliliği açıktır.
Benzer prim gün sayısı ve kazanca sahip olan emeklilerin, farklı yıllarda emekli oldukları için farklı aylıklar almasını önlemek ve maaşları dengelemenin yolu bu...
* * *
Emekliler, çevremizdeki savaşlardan kaynaklanan petrol fiyatlarındaki artışın yol açtığı geçim sıkıntısına katlanmaktan kaçınmış değiller, onları en çok üzen intibak düzenlemesinin yapılmaması nedeniyle eşitsizlik ve adaletsizliğin sürmesi.!
Bunun çözümü özellikle 2000'li yıllardan sonra emekli olan yahut uzun yıllar (örneğin 9 bin-11 bin gün) yüksek prim ödeyen çalışanların emekli aylıklarının zamanla enflasyon ve sistem değişiklikleri karşısında erimesini durdurmak...
Yani hizmet süresi, prim ödeme günü ve kazanç temelli kalıcı bir adalet sağlayarak geçim sıkıntısını hafifletmenin yolu bu...
Geçmişte yapılan yasal değişikliklerin oluşturduğu bu hak kayıplarını gidermeden adaletin sağlanmış olamayacağı konusunda büyük bir anlayış birliği oluşmuş durumda...
Yarın sürdürmek dileği ile...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
ORHAN KAPLAN
Emeklilikte intibak düzenlemesi yapılmadan adalet sağlanmış olur mu? (1)
Yeni yıla sayılı günler kala emekli maaşlarında ve asgari ücrette yapılacak artışlarla ilgili yeni beklentiler artmakta...
Geçtiğimiz yıl başı ve ardından Temmuz’da yapılan maaş artışlarının yıl dolmadan alım gücünün düşmesi ve emeklilerde yaşanan geçim zorluğunun en büyük nedenlerinden biri, yüksek enflasyon, 1 Ekim 2008 tarihinde yapılan yasal değişiklikler ve prim-maaş bağının zayıflamasından kaynaklandığı her kes tarafından bilinmekte...
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile aylık bağlama oranları düşürülmüş, güncelleme katsayılarında büyümeden verilen pay azaltılmıştı.
Bu durum, çalışırken yatırılan primlerle emeklilikte bağlanan aylık arasındaki bağı zayıflattı...
Bu nedenle emekli kesimler arasında büyük bir adaletsizlik oluştu...
* * *
Gıda, kira ve temel gereksinim maddelerindeki fiyat artışları karşısında emekli aylıklarındaki yapılan dönemsel zamlar alım gücünü koruyamadı.
En düşük emekli maaşının (taban aylık) devlet desteğiyle belirli bir seviyeye tamamlanması, kök maaşı bu sınırın altında kalan milyonlarca emeklinin her zam döneminde benzer taban ücretlere eşitlenmesine ve prim farklarının yok olmasına yol açtı...
Yani en düşük maaş alan emeklilerle daha önce onlardan daha yüksek maaş alanlar arasındaki makas kapandı ve eşitlendi...
Yüksek prim ödemiş olmak anlamsızlaştı...
Diğer bir deyişle, az sürede pirim ödeyenlerle daha çok sürede prim ödeyenler arasında ciddi adaletsiz durumlar oluştu.!
* * *
Bu adaletsiz durum her yıl katlanarak arttı...
Bunun çözümünün yeni bir intibak düzenlemesi olduğu gerçeği eski-yeni SGK Bürokratları ve siyasilerce birçok kez açıklandı...
Seçimler öncesi özellikle 2026 yılının son çeyreğinde bu düzenlemenin yapılmasıyla ilgili beklentiler artarak sürdü...
Ne ki, yeni yıla 2 ay kala bu konuda herhangi bir hazırlığın olduğuna yönelik haberler onaylanmadı yetkililerce...
Emeklilikte intibak düzenlemesi, aynı prim günü ve kazanç tutarına sahip oldukları halde farklı emeklilik dönemleri (özellikle 2000 yılı öncesi ve sonrası gibi yasal değişiklikler) nedeniyle emekli aylıklarında oluşan ciddi maaş eşitsizliklerini ve adaletsizlikleri gidermek için bu düzenlemenin yapılmasının gerekliliği açıktır.
Benzer prim gün sayısı ve kazanca sahip olan emeklilerin, farklı yıllarda emekli oldukları için farklı aylıklar almasını önlemek ve maaşları dengelemenin yolu bu...
* * *
Emekliler, çevremizdeki savaşlardan kaynaklanan petrol fiyatlarındaki artışın yol açtığı geçim sıkıntısına katlanmaktan kaçınmış değiller, onları en çok üzen intibak düzenlemesinin yapılmaması nedeniyle eşitsizlik ve adaletsizliğin sürmesi.!
Bunun çözümü özellikle 2000'li yıllardan sonra emekli olan yahut uzun yıllar (örneğin 9 bin-11 bin gün) yüksek prim ödeyen çalışanların emekli aylıklarının zamanla enflasyon ve sistem değişiklikleri karşısında erimesini durdurmak...
Yani hizmet süresi, prim ödeme günü ve kazanç temelli kalıcı bir adalet sağlayarak geçim sıkıntısını hafifletmenin yolu bu...
Geçmişte yapılan yasal değişikliklerin oluşturduğu bu hak kayıplarını gidermeden adaletin sağlanmış olamayacağı konusunda büyük bir anlayış birliği oluşmuş durumda...
Yarın sürdürmek dileği ile...