Hava Durumu

Fiyatlar mı yüksek, gelirler mi düşük?

Yazının Giriş Tarihi: 20.08.2026 15:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.08.2026 15:18

Temel gıda, sebze ve meyve fiyatları vatandaşların bütçesini zorlamaya devam ediyor...

Türkiye'de yaşanan enflasyon, tüm sektörlerde olduğu gibi gıda sektörünü de olumsuz etkiliyor...

Döviz kurlarında sürekli yukarı doğru artışlar, özellikle girdi maliyetlerini arttırarak fiyatlara yansıyor.

Gübre, ilaç ve tohum gibi tarımsal girdilerin dövizle alınması, üretim maliyetlerini yükseltiyor...

Bir de buna fırsatçıların bitmek bilmeyen hırsları eklenince fiyatlar kaçınılmaz olarak yükseliyor...

Genel görünüm bu...

Fiyatlar mı yüksek, gelirimiz mi az?’ sorusu da önemli bir konu bu arada...

Evet, aynı zamanda gelirler az ama fiyatlar da yüksek...

Yüksek enflasyonun yaşandığı ülkelerde sabit gelirlilerin bu hıza yetişemediği bir gerçek.

* * *

Normalde üretimde kullanılan hammadde, enerji ve döviz kurlarındaki artışların maliyetleri direkt etkilediği bilinir...

Artan akaryakıt fiyatları, nakliye maliyetlerini yükselterek ürünlerin tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte fiyat artışlarına neden olmakta. Elektrik, su ve doğal gaz gibi enerji maliyetlerindeki artışlar da üretim maliyetlerini olumsuz etkilemektedir...

Tarladan sofraya kadar uzanan süreçte aracıların payı da fiyat artışlarında önemli bir rol oynar.

Ürünlerin depolanması, taşınması ve pazarlara ulaştırılması gibi lojistik maliyetleri de fiyatlara eklenince alım gücü zaten düşük olan vatandaşı zorladığı görülmektedir.

Üretim kapasitesinin daraldığı durumlarda da sabit giderler azaltılamadığı için fiyatları yukarı çeker.

Ne ki bu yıl birkaç ürün kalemi hariç üretim kapasitemizde düşme yok...

Fiyatların sürekli artacağı psikolojisi de talebi öne çekeceğinden fiyat artışları kalıcı hale gelir.

* * *

Evet, ücretler ve emekli aylıkları da her yıl enflasyon oranında arttırılmakta...

Ama maaşlar belirli dönemlerde güncellendiği için, ara dönemlerdeki fiyat artışları karşısında bu gelir erimekte...

Kısaca iklim değişikliği, savaşlar, afetler, yanlış ekonomi politikaları ve ardından oluşan piyasa koşulları bugün en çok tüketicileri mağdur etmektedir…

Önceleri üretici olanların haklarının korunması gündeme gelmişti dünyada…

Tüketiciler gündemde yoktu yani.

Bu nedenle işçi, esnaf, çiftçi ve diğer meslek sahiplerinin haklarının korunması için çeşitli meslek kuruluşları, odalar, dernekler, vakıflar, kooperatifler oluşturuldu.

Ne ki son elli yılda, asıl korunması gerekenlerin tüketiciler olduğu, çünkü herkesin aynı zamanda ‘tüketici’ konumunda olduğu fark edildi.!

Bu gerçeğin fark edilmesi dünyada bir tüketici hukukunun oluşturulmasını da gündeme getirdi.

Ticaret yasası, Borçlar Yasası ve Ceza Yasası gibi çeşitli yasalarda dağınık olarak yer alan korumacı hükümlerin bir araya getirilerek, tüketici hukukunun oluşturulması çalışması hız kazandı son yıllarda...

* * *

Bugün ülkemizde büyük kentlerden ilçelere ve hatta mahallelere, köylere kadar birçok sayıda Tüketici örgütlenmeleri oluşmuş durumdadır.

Yasalar, tüketicileri için kimi hakları teminat altına almış durumda…

Temel gereksinimlerinin karşılanması hakkı, Sağlık ve güvenliğinin korunması hakkı, Ekonomik çıkarlarının korunması hakkı, Bilgilendirilme hakkı, Eğitilme hakkı, Tazmin edilme hakkı, temsil edilme hakkı, Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı gibi…

Tüketiciyi bir güç olarak tanımlamak ve etkin hale getirmek için biricik yolun da örgütlenme olduğu açıktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.