Küresel ısınma, son yüzyılda dünya genelinde artan sıcaklıklar ve iklim değişikliği ile kendini göstermekte ve bu değişiklikler doğrudan tarımsal üretimi etkilemekte.
Artan sıcaklıklar, değişen yağış modelleri ve sıklaşan aşırı hava olayları, tarım ekosistemlerine ve gıda güvenliğimize ciddi tehditler oluşturacağı öngörülüyor…
Hem kuraklık ve hem de aşırı yağışlar, tarımda ve sulama sistemlerinde ciddi zorluklara neden oluyor, bu da üretim kayıpları ve gıda güvenliği sorunlarına yol açıyor…
Tarım alanlarının verimliliği düşüyor ve bu da küresel gıda krizine yol açacak boyutlara varıyor.
Öte yandan, su kaynaklarının azalması, tarımda sulama sorunlarını arttırıyor ve bu da üretimi daha da zora sokuyor…
İklim değişikliği aynı zamanda tarımsal zararlılar ve hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor.
Uzmanlar bundan sonra ekstrem hava olaylarını sıklıkla yaşamamıza şaşırmamak gerektiğinin altını çiziyorlar.
* * *
Dünya nüfusunun hızla arttığı günümüzde, beslenmenin önemi de artmaktadır.
Öyle görünüyor ki, gıdanın sosyal ve ekonomik açıdan önemi önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelecek…
Doğal olarak su da bu konuda önemli bir unsur olarak ortaya çıkmakta…
Özellikle içme suyu sağlayan barajlardaki su seviyelerinin mevsimsel olarak normalin altına düşmesi yakın gelecek adına endişe vermekte…
İstanbul, Ankara ve kentimiz Bursa gibi büyük Anakentlerde içme suyu sorunundan söz edilmeye ve önlemler düşünülmeye başlanması bu endişeleri haklı çıkaracak işaretler değil midir?
Son zamanlarda hem Türkiye’de hem de dünyada küresel iklim değişikliğinin etkisiyle oluşan şiddetli ani yağışlar, rüzgarlar can ve mal kayıplarının yaşanmasına neden olurken diğer yandan da tarım arazilerine birtakım zararlar veriyor.
Bursa’da tarım arazilerinin sıkça bu durumdan olumsuz etkilendiği görülmekte.
Bu da zaten dengesiz olan ve giderek artan bir ivme gösteren gıda fiyatların yükselmesini getirecek, demek…
* * *
İklim değişikliği kendini iki şekilde gösteriyor…
Ya kuraklık yahut da fırtınalar, aşırı yağışlar ve oluşan seller.
Yağmur ve kar yağması beklenen kış aylarının kurak geçmesi yaz aylarına susuzluk olarak etki yapıyor.
Bu da hem içme suyu gereksinmemizi karşılayan barajları, hem de tarımsal anlamda sulama amaçlı kullanılan barajlarımızı etkiliyor.
Evet, tarım riskli bir sektör, her zaman beklenen gerçekleşmeyebilir.
Devlet de bu nedenle geliştirdiği sigortalama sistemleri ve destekleme politikalarıyla çiftçiye yardım ediyor.
Ne ki bunlar her zaman yeterli olmayabiliyor…
Çiftçilerin gerçek anlamda zararını telafi edecek kapsayıcı ve ulaşılabilir fonların oluşturulması gerekiyor.
Zarar gören çiftçilerin tarımdan uzaklaşmaması için bu zararı telafi edecek fonlardan karşılanacak bir sistem geliştirilmeli mutlaka.
Tarım sigortası tek başına sorunu çözmüyor…
Çiftçi zaten yeterli gelir elde edemediği için bu sigortaya verecek bedeli bulamıyor.
İklim değişikliğinin olası sonuçlarına karşı devletin bu konuda gerekli düzenlemeleri yapması gerektiği ortadadır.
Gıda güvenliği konusu, insanlığın gelecek adına en büyük korkulu rüyasıdır…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Gıda sunumu ve güvenliği yaşamsal öneme haizdir…
Küresel ısınma, son yüzyılda dünya genelinde artan sıcaklıklar ve iklim değişikliği ile kendini göstermekte ve bu değişiklikler doğrudan tarımsal üretimi etkilemekte.
Artan sıcaklıklar, değişen yağış modelleri ve sıklaşan aşırı hava olayları, tarım ekosistemlerine ve gıda güvenliğimize ciddi tehditler oluşturacağı öngörülüyor…
Hem kuraklık ve hem de aşırı yağışlar, tarımda ve sulama sistemlerinde ciddi zorluklara neden oluyor, bu da üretim kayıpları ve gıda güvenliği sorunlarına yol açıyor…
Tarım alanlarının verimliliği düşüyor ve bu da küresel gıda krizine yol açacak boyutlara varıyor.
Öte yandan, su kaynaklarının azalması, tarımda sulama sorunlarını arttırıyor ve bu da üretimi daha da zora sokuyor…
İklim değişikliği aynı zamanda tarımsal zararlılar ve hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor.
Uzmanlar bundan sonra ekstrem hava olaylarını sıklıkla yaşamamıza şaşırmamak gerektiğinin altını çiziyorlar.
* * *
Dünya nüfusunun hızla arttığı günümüzde, beslenmenin önemi de artmaktadır.
Öyle görünüyor ki, gıdanın sosyal ve ekonomik açıdan önemi önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelecek…
Doğal olarak su da bu konuda önemli bir unsur olarak ortaya çıkmakta…
Özellikle içme suyu sağlayan barajlardaki su seviyelerinin mevsimsel olarak normalin altına düşmesi yakın gelecek adına endişe vermekte…
İstanbul, Ankara ve kentimiz Bursa gibi büyük Anakentlerde içme suyu sorunundan söz edilmeye ve önlemler düşünülmeye başlanması bu endişeleri haklı çıkaracak işaretler değil midir?
Son zamanlarda hem Türkiye’de hem de dünyada küresel iklim değişikliğinin etkisiyle oluşan şiddetli ani yağışlar, rüzgarlar can ve mal kayıplarının yaşanmasına neden olurken diğer yandan da tarım arazilerine birtakım zararlar veriyor.
Bursa’da tarım arazilerinin sıkça bu durumdan olumsuz etkilendiği görülmekte.
Bu da zaten dengesiz olan ve giderek artan bir ivme gösteren gıda fiyatların yükselmesini getirecek, demek…
* * *
İklim değişikliği kendini iki şekilde gösteriyor…
Ya kuraklık yahut da fırtınalar, aşırı yağışlar ve oluşan seller.
Yağmur ve kar yağması beklenen kış aylarının kurak geçmesi yaz aylarına susuzluk olarak etki yapıyor.
Bu da hem içme suyu gereksinmemizi karşılayan barajları, hem de tarımsal anlamda sulama amaçlı kullanılan barajlarımızı etkiliyor.
Evet, tarım riskli bir sektör, her zaman beklenen gerçekleşmeyebilir.
Devlet de bu nedenle geliştirdiği sigortalama sistemleri ve destekleme politikalarıyla çiftçiye yardım ediyor.
Ne ki bunlar her zaman yeterli olmayabiliyor…
Çiftçilerin gerçek anlamda zararını telafi edecek kapsayıcı ve ulaşılabilir fonların oluşturulması gerekiyor.
Zarar gören çiftçilerin tarımdan uzaklaşmaması için bu zararı telafi edecek fonlardan karşılanacak bir sistem geliştirilmeli mutlaka.
Tarım sigortası tek başına sorunu çözmüyor…
Çiftçi zaten yeterli gelir elde edemediği için bu sigortaya verecek bedeli bulamıyor.
İklim değişikliğinin olası sonuçlarına karşı devletin bu konuda gerekli düzenlemeleri yapması gerektiği ortadadır.
Gıda güvenliği konusu, insanlığın gelecek adına en büyük korkulu rüyasıdır…