Yaz aylarına girdiğimiz bu süreçte bile kimi kalemlerde gıda fiyatlarındaki artışlar sürüyor...
Meyve ve sebze fiyatları başta olmak üzere, tüm gıda ürünlerinde fiyatların yüksekliği vatandaşı bezdirmiş durumda. Tarladan üreticiden 5 liradan çıkan patatesin Pazar ve marketlerde nasıl oluyor da 30 liradan satılabiliyor olması konusu üzerinde ciddiyetle durulması gerektiği açık...
Gıdadaki fahiş fiyatlara dur demek gerekiyor!
Bu yüksek fiyatların nedeni her ne kadar sunum-istemdengesizliği olarak görülse de aslında serbest piyasa ekonomisi kurallarının olması gerektiği gibi uygulanmamasından kaynaklandığı çok açık.
Yerli üretim olan bir gıda çeşidinin, farklı marketlerdefarklı fiyatla satılması serbest piyasanın bir sonucu olarak görülebilir... Üretici tarafından bakıldığında girdi maliyetlerinin yüksekliği, lojistik sorunu gibi unsurlar üreticiyi zorlasa da ürünün üreticiden çıkış fiyatı ile tüketiciye varışfiyatı arasında çok büyük farklar görülmekte...
Buna kimi aracıların ve komisyoncuların ticari ahlakı yitirmesi ile kayıt dışılığı da eklemek gerekir... Devlet, adaletsizliğe neden olan bu fahiş fiyatları önlemek zorundadır...
* * *
Gıda ürünlerinde sunum ve istem çok önemlidir.
Bu veriler, ürünlerin fiyatını direkt etkilemektedir.
Ülkemizde üretimi planlamak ve gelecek yılın istemini öngörebilmek devletin, Gıda Komitelerinin görevi olsa gerektir.
Bugün ulaşılan teknolojide dijital sistem ile yani bir sistem oluşturularak hem üretilen ürün hem de satılan ürünler kayıt altına kolayca alınabilir.
Sorunun biraz da ‘Plansızlıktan’ kaynaklandığı açıktır...
Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde birkaç kalem ürün dışında önemli fiyat düşüşleri de izlenebilmektedir.
Söz gelimi patlıcan, patates, soğan, biber fiyatlarındaki düşüşlere karşın domates fiyatlarındaki yüksekliğin seyri öne çıkmaktadır.
Bunun en önemli nedenlerinden biri domatesin yoğun olarak dış satımı ve içeriye yeteri kadar sunumun yapılamamasıdır.
Yıllardır çıkması beklenen yeni Hal Yasası'nın gıda fiyat artışlarını önlemesi olası mıdır?
Bunun tek başına önlemesi beklenmemekle birlikte, getireceği yapısal değişikliklerle aracı maliyetlerini azaltması ve fiyat artış hızını frenlemesi sağlanabilir...
2026 yılı itibarıyla gündemde olan bu konu, tarladan markete uzanan zincirdeki aracıları azaltmaya ve şeffaflığı artırmaya odaklanmaktadır.
Yeni Hal Yasası, sebze ve meyve ticaretini kayıt altına alarak, kayıt dışı faaliyetleri ve vergi kaçağı büyük ölçüde önlenebilir.
Zincir marketlerin sebze-meyve ürünlerinin en az yüzde 20'sini doğrudan üreticiden alması zorunluluğu getirilerek aracı sayısı azaltılabilir...
Komisyoncuların yetki belgelerinin askıya alınması yahut iptali gibi sert önlemlerle fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi pekâlâ düşünülebilir.
Komisyoncu ve toptancı sayısının azalması, ürünün üreticiden markete daha az maliyetle ulaşmasını sağlayabilir.
Salt sebze-meyve değil, et, et ürünleri, süt, su ürünleri ve yumurta gibi temel gıda maddelerinin de hal sistemine dahil edilmesi düşünülebilir.
Fahiş fiyat yapanlara cezalar yükseltilebilir...
Kuşkusuz yasa değişikliği tek başına fiyatları düşürmek için yeterli değildir...
Fahiş fiyatlara karşı çiftçiye alım garantisi gibi yapısal reformların da düşünülmesinde yarar vardır...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Gıdada fahiş fiyatlar nasıl önlenebilir?
Yaz aylarına girdiğimiz bu süreçte bile kimi kalemlerde gıda fiyatlarındaki artışlar sürüyor...
Meyve ve sebze fiyatları başta olmak üzere, tüm gıda ürünlerinde fiyatların yüksekliği vatandaşı bezdirmiş durumda.
Tarladan üreticiden 5 liradan çıkan patatesin Pazar ve marketlerde nasıl oluyor da 30 liradan satılabiliyor olması konusu üzerinde ciddiyetle durulması gerektiği açık...
Gıdadaki fahiş fiyatlara dur demek gerekiyor!
Bu yüksek fiyatların nedeni her ne kadar sunum-istem dengesizliği olarak görülse de aslında serbest piyasa ekonomisi kurallarının olması gerektiği gibi uygulanmamasından kaynaklandığı çok açık.
Yerli üretim olan bir gıda çeşidinin, farklı marketlerde farklı fiyatla satılması serbest piyasanın bir sonucu olarak görülebilir...
Üretici tarafından bakıldığında girdi maliyetlerinin yüksekliği, lojistik sorunu gibi unsurlar üreticiyi zorlasa da ürünün üreticiden çıkış fiyatı ile tüketiciye varış fiyatı arasında çok büyük farklar görülmekte...
Buna kimi aracıların ve komisyoncuların ticari ahlakı yitirmesi ile kayıt dışılığı da eklemek gerekir...
Devlet, adaletsizliğe neden olan bu fahiş fiyatları önlemek zorundadır...
* * *
Gıda ürünlerinde sunum ve istem çok önemlidir.
Bu veriler, ürünlerin fiyatını direkt etkilemektedir.
Ülkemizde üretimi planlamak ve gelecek yılın istemini öngörebilmek devletin, Gıda Komitelerinin görevi olsa gerektir.
Bugün ulaşılan teknolojide dijital sistem ile yani bir sistem oluşturularak hem üretilen ürün hem de satılan ürünler kayıt altına kolayca alınabilir.
Sorunun biraz da ‘Plansızlıktan’ kaynaklandığı açıktır...
Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde birkaç kalem ürün dışında önemli fiyat düşüşleri de izlenebilmektedir.
Söz gelimi patlıcan, patates, soğan, biber fiyatlarındaki düşüşlere karşın domates fiyatlarındaki yüksekliğin seyri öne çıkmaktadır.
Bunun en önemli nedenlerinden biri domatesin yoğun olarak dış satımı ve içeriye yeteri kadar sunumun yapılamamasıdır.
Yıllardır çıkması beklenen yeni Hal Yasası'nın gıda fiyat artışlarını önlemesi olası mıdır?
Bunun tek başına önlemesi beklenmemekle birlikte, getireceği yapısal değişikliklerle aracı maliyetlerini azaltması ve fiyat artış hızını frenlemesi sağlanabilir...
2026 yılı itibarıyla gündemde olan bu konu, tarladan markete uzanan zincirdeki aracıları azaltmaya ve şeffaflığı artırmaya odaklanmaktadır.
Yeni Hal Yasası, sebze ve meyve ticaretini kayıt altına alarak, kayıt dışı faaliyetleri ve vergi kaçağı büyük ölçüde önlenebilir.
Zincir marketlerin sebze-meyve ürünlerinin en az yüzde 20'sini doğrudan üreticiden alması zorunluluğu getirilerek aracı sayısı azaltılabilir...
Komisyoncuların yetki belgelerinin askıya alınması yahut iptali gibi sert önlemlerle fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi pekâlâ düşünülebilir.
Komisyoncu ve toptancı sayısının azalması, ürünün üreticiden markete daha az maliyetle ulaşmasını sağlayabilir.
Salt sebze-meyve değil, et, et ürünleri, süt, su ürünleri ve yumurta gibi temel gıda maddelerinin de hal sistemine dahil edilmesi düşünülebilir.
Fahiş fiyat yapanlara cezalar yükseltilebilir...
Kuşkusuz yasa değişikliği tek başına fiyatları düşürmek için yeterli değildir...
Fahiş fiyatlara karşı çiftçiye alım garantisi gibi yapısal reformların da düşünülmesinde yarar vardır...