Hava Durumu

Güvenlik-Özgürlük ilintisi üzerine...

Yazının Giriş Tarihi: 07.07.2026 18:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.07.2026 18:22

Başkentte başlayan ve bugün de sürecek olan NATO Zirvesi Ankara’da halkın yaşamını kuşkusuz olumsuz etkiledi, etkilemekte...

Alınan güvenlik önlemlerine özellikle muhalefet kesimi tepki gösteriyor.

Dün başlayan ve bugün de sürmekte olan zirve süresince her türlü toplantı ve yapılacak protestolar yasaklandı...

40’a yakın ülkeden gelecek konukların güvenliği için on binlerce güvenlik personeli görevlendirildi...

NATO Ankara Zirvesi için günler öncesinden alınan önlemler 12 Temmuz'a kadar aralıksız sürdürülecek...

Bu kapsamda Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden 49 bin, Ankara İl Jandarma Komutanlığı’ndan ise 7 bin personel; vatandaşların, konukların ve kentin güvenliği için görev başında bulunmakta...

Devlet büyüklerinin, yabancı heyetlerin, basın mensuplarının ve diğer yabancı konukların konaklayacağı alanlar ile toplantı ve etkinlik bölgelerinde geniş güvenlik planlamaları yapılırken heyetlerin geliş ve gidiş güzergahlarındaki trafik akışının güvenli şekilde sağlanması amacıyla da gerekli düzenlemeler uygulamaya konulmakta...

Çevre illerle de tam iş birliği içerisinde il giriş ve çıkışlarında güvenlik ve trafik uygulamaları yoğunlaştırılırken, gerekli görülen noktalarda da denetimler artırılmış durumda...

Amaç böyle önemli bir toplantının sağlıklı ve sorunsuz yapılması...

* * *

Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi, değişen küresel güvenlik dengeleri ve Türkiye'nin savunma kapasitesinin müttefiklere doğrudan sergilenmesi açısından tarihi bir dönüm noktası kuşkusuz...

Zirvenin Ankara'da düzenlenmesinin başlıca amaçlarından biri, dünya liderlerine Türkiye'nin savunma sanayindeki devrim niteliğindeki ilerlemelerini göstermek...

Bu nedenle önemli zirve...

Ne ki, bu zirve nedeniyle alınan önlemler muhalefet açısından eleştirildi, eleştirilmekte...

Dervişoğlu, Davutoğlu, Babacan, Arıkan, doğru-yanlış yaklaşımlarla alınan ve uygulamaya konan önlemleri eleştirmekteler...

Terörle mücadelede geçmişte alınan önlemler için ileri sürülen eleştiriler gibi bu konuyla da ilgili eleştiriler yapılmakta...

Kimileri ısrarla güvenlik ve özgürlük kavramlarını birbirlerinin karşı seçenek olarak görme eğiliminde olsalar da aslında güvenlik özgürlüklerin, demokrasinin bir ön koşuludur...

Güvenliğin olmadığı bir alanda hangi özgürlük ve demokrasiden söz edilebilinir ki?

Özgürlükler ve demokrasi ancak güvenli bir ortamda daha fazla bir yaşam alanı bulur...

İkisi birlikte yan-yana olurlar...

* * *

Bu nedenle güvenlik ile özgürlük bizleri bir ikileme sürüklememelidir...

Demokrasinin içine güvenliği katmadığımızdan bu ikilemin oluştuğu bilinmelidir...

Güvenlik ve özgürlük birbirini tamamlayan iki temel kavramdır. Güvenlik olmadan bireyler haklarını nasıl kullanabilirler?

Bu iki kavram arasındaki hassas dengeyi iyi kurmak gerekir...

Bireyler can ve mal güvenliklerinden endişe duydukları sürece potansiyellerini tam olarak ortaya koyamaz ve özgürlüklerini kullanamazlar.

Demokrasilerde devletin varlık amacı, vatandaşların güvenliğini de konuklarının güvenliğini de sağlamaktır.

Güvenliğin tamamen ortadan kalktığı ortamlarda kaos (anarşi) egemen olur; bu durumda güçlü olan zayıf olanın özgürlüğünü yok eder...

Salt "güvenlik" odaklı bir yönetim de arzulanacak bir durum olamaz kuşkusuz.

Bilinmeli ki, diğer pek çok Avrupa ülkesinde, ABD’de de bu tür önlemlerin hatta daha fazlasının yapıldığı görülmektedir.

Özgürlükleri olabildiğince az kısıtlayarak toplumsal düzeni sağlamak, sorunsuz bir zirve gerçekleştirmek demokratik hukuk devlet olarak Türkiye’miz için büyük bir sınav olacaktır...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.