İran savaşının ortaya çıkardığı gerçek; Yenilenebilir enerji…
Yazının Giriş Tarihi: 19.03.2026 16:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.03.2026 16:38
Genelde savaşların temelinde sıklıkla ekonomik çıkarlar, kaynak kontrolü ve jeopolitik üstünlük arayışı gibi nedenler yatsa da çatışmaların tek nedenini bunlardan birine bağlamak doğru olmaz.
Dini, etnik, kültürel farklılıklar ve siyasi güç mücadelesi de savaşı tetikleyen önemli unsurlardandır…
Enerji de tek başına bir unsur bir unsur olmasa da önemli bir neden olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çünkü enerji, ekonomik büyümeyi destekler, ülkelerin kalkınmasında kilit rol oynar ve yaşam kalitesini artırır…
Ve gelecekte enerjinin,ekonomik büyüme, teknolojik ilerleme ve sürdürülebilirlik için tartışmasız en kritik unsur olacağı açıktır…
* * *
Bugün için halen fosil yakıtlar gündemdeki yerini korusa da gelecekte yenilenebilir kaynaklar (güneş, rüzgâr, hidro elektrik) ve enerji depolama sistemleri,fosil yakıtların yerini alarak enerji dönüşümünü hızlandıracağı görülmektedir.
ABD ve İsrail’in İran saldırılarının dünyadaki petrol fiyatlarını arttırdı…
Bu ise dünyanın en çok petrol ve doğal gaz üreten iki ülkesine (ABD ve Rusya) yaramış görünüyor…
Yani savaşın sürmesi şimdilik ABD ve Rusya lehine görünmektedir.
Petrol fiyatlarının artışı bu iki ülkenin gelirlerini arttıracaktır…
Bu açıdan bakıldığında İran’a yapılan saldırıların temelinde yatan unsurun petrol olduğunu göstermektedir…
* * *
Bu gelişme dünyada ve ülkemizde yeni enerji kaynaklarına yönelimi hızlandıracaktır.
Dünya üzerindeki enerji kaynakları, klasik ve alternatif kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılabilir.
Birincil enerji kaynaklarından kullanım oranları; yüzde 33,1 petrol, yüzde 30,3 kömür, yüzde 23,7 doğalgaz, hidrolik ve diğer yenilenebilir yüzde 8, nükleer enerji yüzde 5’tir…
2026 yılı ocak ayı sonu itibarıyla ülkemizin kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı; yüzde 26,2'si hidrolik enerji (Su gücü), yüzde 19,4'ü doğal gaz, yüzde 17,8'i kömür, yüzde 12,1'i rüzgâr, yüzde 20,9'u güneş, yüzde 1,4'ü jeotermal ve yüzde 2,1'i ise diğer kaynaklar şeklindedir.
Görüleceği üzere Türkiye enerji gereksiniminin yüzde 60’a yakınını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamaktadır.
Bu rakam içinde yüzde 26’lık oran su gücüne dayalıdır.
Ne ki küresel ısınma barajlardaki su miktarını her geçen yıl azalttığından bunun telafi edilmesi gerekmektedir ve bunun için rüzgâr ve güneş enerjisine Türkiye ağırlık vermektedir.
Halen toplam yüzde 33’lük rüzgâr ve güneş enerjisinden yararlanmamız yeterli olmasa da iyi bir noktadır…
Bu oranın yüzde 50’ler seviyesini aşması Türkiye’nin kısa ve orta süreçte enerji sorununu çözeceğine işaret olduğunu belirtmektedir uzmanlar…
Türkiye’nin bu konudaki çabalara devlet desteği de arttırılarak sürmekte olduğu bilinmektedir…
* * *
Orta Doğu’da tırmanan İran savaşı küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açarken, uluslararası kuruluşlar ve hükümetleryenilenebilir enerjiye geçiş için güçlü bir gerekçe sunduğunu görmektedirler.
En verimli yenilenebilir enerji kaynağı genellikle hidroelektrik enerjidir (Su gücü) yüzde 90'a varan verimlilik ile…
Ne ki, bu kaynağın verimliliği iklim ve coğrafi koşullara göre değiştiğinden güneş enerjisi (özellikle yoğun güneşli bölgelerde), rüzgâr, jeotermal enerji öne çıkmaktadır.
Yani Su gücü, güvenilirlik ve temel yük üretimi için idealdir, ancak su kaynaklarına bağımlıdır; güneş ve jeotermal enerji ise belirli iklimlere daha uygundur…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
İran savaşının ortaya çıkardığı gerçek; Yenilenebilir enerji…
Genelde savaşların temelinde sıklıkla ekonomik çıkarlar, kaynak kontrolü ve jeopolitik üstünlük arayışı gibi nedenler yatsa da çatışmaların tek nedenini bunlardan birine bağlamak doğru olmaz.
Dini, etnik, kültürel farklılıklar ve siyasi güç mücadelesi de savaşı tetikleyen önemli unsurlardandır…
Enerji de tek başına bir unsur bir unsur olmasa da önemli bir neden olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çünkü enerji, ekonomik büyümeyi destekler, ülkelerin kalkınmasında kilit rol oynar ve yaşam kalitesini artırır…
Ve gelecekte enerjinin, ekonomik büyüme, teknolojik ilerleme ve sürdürülebilirlik için tartışmasız en kritik unsur olacağı açıktır…
* * *
Bugün için halen fosil yakıtlar gündemdeki yerini korusa da gelecekte yenilenebilir kaynaklar (güneş, rüzgâr, hidro elektrik) ve enerji depolama sistemleri, fosil yakıtların yerini alarak enerji dönüşümünü hızlandıracağı görülmektedir.
ABD ve İsrail’in İran saldırılarının dünyadaki petrol fiyatlarını arttırdı…
Bu ise dünyanın en çok petrol ve doğal gaz üreten iki ülkesine (ABD ve Rusya) yaramış görünüyor…
Yani savaşın sürmesi şimdilik ABD ve Rusya lehine görünmektedir.
Petrol fiyatlarının artışı bu iki ülkenin gelirlerini arttıracaktır…
Bu açıdan bakıldığında İran’a yapılan saldırıların temelinde yatan unsurun petrol olduğunu göstermektedir…
* * *
Bu gelişme dünyada ve ülkemizde yeni enerji kaynaklarına yönelimi hızlandıracaktır.
Dünya üzerindeki enerji kaynakları, klasik ve alternatif kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılabilir.
Birincil enerji kaynaklarından kullanım oranları; yüzde 33,1 petrol, yüzde 30,3 kömür, yüzde 23,7 doğalgaz, hidrolik ve diğer yenilenebilir yüzde 8, nükleer enerji yüzde 5’tir…
2026 yılı ocak ayı sonu itibarıyla ülkemizin kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı; yüzde 26,2'si hidrolik enerji (Su gücü), yüzde 19,4'ü doğal gaz, yüzde 17,8'i kömür, yüzde 12,1'i rüzgâr, yüzde 20,9'u güneş, yüzde 1,4'ü jeotermal ve yüzde 2,1'i ise diğer kaynaklar şeklindedir.
Görüleceği üzere Türkiye enerji gereksiniminin yüzde 60’a yakınını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamaktadır.
Bu rakam içinde yüzde 26’lık oran su gücüne dayalıdır.
Ne ki küresel ısınma barajlardaki su miktarını her geçen yıl azalttığından bunun telafi edilmesi gerekmektedir ve bunun için rüzgâr ve güneş enerjisine Türkiye ağırlık vermektedir.
Halen toplam yüzde 33’lük rüzgâr ve güneş enerjisinden yararlanmamız yeterli olmasa da iyi bir noktadır…
Bu oranın yüzde 50’ler seviyesini aşması Türkiye’nin kısa ve orta süreçte enerji sorununu çözeceğine işaret olduğunu belirtmektedir uzmanlar…
Türkiye’nin bu konudaki çabalara devlet desteği de arttırılarak sürmekte olduğu bilinmektedir…
* * *
Orta Doğu’da tırmanan İran savaşı küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açarken, uluslararası kuruluşlar ve hükümetler yenilenebilir enerjiye geçiş için güçlü bir gerekçe sunduğunu görmektedirler.
En verimli yenilenebilir enerji kaynağı genellikle hidroelektrik enerjidir (Su gücü) yüzde 90'a varan verimlilik ile…
Ne ki, bu kaynağın verimliliği iklim ve coğrafi koşullara göre değiştiğinden güneş enerjisi (özellikle yoğun güneşli bölgelerde), rüzgâr, jeotermal enerji öne çıkmaktadır.
Yani Su gücü, güvenilirlik ve temel yük üretimi için idealdir, ancak su kaynaklarına bağımlıdır; güneş ve jeotermal enerji ise belirli iklimlere daha uygundur…