Hava Durumu

Kent içindeki eski (Tescilli) Metruk binalar sorunu.!

Yazının Giriş Tarihi: 15.10.2026 18:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.10.2026 18:26

Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış, Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti, tarihî ve kültürel bir şehir olan Bursa dahil ülkenin pek çok yerinde korunması gereken eski, tescilli bina bulunmakta.

Ne ki, bunların çoğu ‘Çivi bile çakılamadığı) için bakımsızlıktan yok-olup gitmekte.

Ya göçmekte yahut da yanmakta.!

Bugün Bursa’da birçok semtte bu tip binalar bulunmakta ve bunların çoğu da çevreye tehlike saçmakta...

Ne ki, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereği Kültür Varlıklarını Koruma Kurullarınca koruma altına alındıklarından kimse bir şey yapamamakta...

Çekirge dahil Bursa’nın pek çok yerinde böyle binalar semtinde bulunmakta...

* * *

Türkiye'de eski ve tescilli binalar sorunu, kültürel mirasın korunması gerekliliği ile mülkiyet hakları, bürokrasi ve finansal yetersizliklerin çatıştığı çok boyutlu bir kentsel sorun aslında...

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunan bu yapılar, zaman zaman sahipleri için birer "maddi külfete" ya da güvenlik riskine dönüşebilmekte...
Tescilli bir yapıda boya, oluk tamiri gibi en basit onarımlar dahi Koruma Bölge Kurulu onayına tabi olduğundan sahiplerince hiçbir şey yapılamamakta.

İzin süreçlerinin aylarca, kimi yıllarca sürmesi mülk sahiplerini yıldırdığından bu yapılar yazgılarına terk edilmekte...

Tarihi bir yapıyı aslına uygun malzemeyle (özgün ahşap, özel harçlar vb.) restore etmek, normal bir inşaat maliyetinin katlarca üzerinde.

Mülk sahipleri bu bütçeyi karşılayamadığı için binaları kendi yazgılarına bırakılmakta...

* * *

Öte yandan eski konak yahut evlerin onlarca mirasçısı bulunabilmekte.

Hissedarlardan birinin bile imza vermemesi durumunda koruma kurullarında dosya açılamamakta ve bina süreç başlamadan tıkanmakta...

İzin alınamadığı ya da bütçe yetmediği için boş bırakılan tescilli yapılar, zamanla terk edilmiş, sahipsiz "metruk yapı" statüsüne düşüyor...

Bu binalar yangın, çökme riski taşımakta ve madde bağımlılarının odağı haline gelerek çevre sakinleri için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturmakta...

Bir de bu tescilli yapılarda kentsel dönüşüm süreçleri normal binalar gibi işlemiyor.

Yıkıp yerine çok katlı apartman yapma olanağı olmadığı için bu parseller müteahhitlerin ilgisini çekmez ve dönüşüm işin başında kilitlenmekte.

Ayıca Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararları gereği, tescilli esere komşu parsellerde de inşaat yapmak oldukça zorlaştırılmış bulunmakta...

* * *

Türkiye'de metruk (terk edilmiş, sahipsiz ve tehlike arz eden) binalar sorunu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 39. maddesi ve ilgili yerel yönetim mevzuatı çerçevesinde çözülmektedir...

Tehlikeli durumdaki yapılar; Valilik (asayiş ve güvenlik yönünden) yahut belediye/valilik (teknik ve yapısal güvenlik yönünden) tarafından belirlenmekte...

Bina sahibi bildirimden en fazla 30 gün içinde binayı onarmalı yahut yıkmakla yükümlüdür.

Süre içinde malik tarafından işlem yapılmazsa, bina belediye yahut valilik tarafından yıkılır veya onarılır.

Yapılan masraf, yüzde 20 fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir (malikin fakirliği belgelenmişse hariç).

Bina çevresi can ve mal güvenliği açısından hemen tehlike oluşturuyorsa, mahkeme kararı beklenmeden zabıta marifetiyle derhal tahliye edilir.

Ne ki, Koruma Kurullarınca yapılacak yasal düzenlemeyle bu yapıların daha kolay prosedürle onarılabilmelerine olanak tanımalı...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.