Millî Görüş yahut Erbakancılık, Necmettin Erbakan tarafından kurulan, 1969 yılında ‘Bağımsızlar Hareketi’ ile başlayan ve ilk olarak Millî Nizam Partisi ile partileşerek günümüze kadar gelen İslamcı ideoloji ve siyasi akım…
Millî Görüş, Türkiye'nin kendi insanı ve ekonomik gücü ile kalkınabileceğini, öz değerlerini koruyarak ve arkasına tarihinin verdiği gücü alarak daha hızlı adımlarla yürüyebileceğini savunur…
Bu ideoloji yeni bir model olarak ‘Adil Düzen’ tezini ortaya koymuş bir siyasal akımdır.
Bu hareket sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda Türkiye ölçeğinde önemli değişimlerin kışkırtıcı gücü olmuştur…
Aynı zamanda dünyadaki İslâmî hareketlerin bazılarına model, kimilerine moral anlamında itici güç olmuş ve heyecan anlamında katkıda bulunmuştur.
Bu durum, Millî Görüş Hareketi’nin karakteristik özellikleriyle ilgilidir hiç kuşkusuz…
Bu hareketi İslâmcılık, İslâm birliği ülküsü, ümmetçilik, tasavvuf menşeli oluş, Ehl-i Sünnet mensubiyeti, mezhepler üstü duruş, millîlik, yerlilik, antiemperyalizm, antisiyonizm, ıslahatçılık, karizmatik lider tipli oluş, kuşatıcılık, aktivizm olarak tanımlamak olasıdır…
* * *
Milli görüş iktidarları döneminde Ağır Sanayi Hamlesi ve D-8 grubunun oluşturulması, gibi projelere imza atılmıştır.
Millî Görüş hareketi dünyadaki İslami ülkeleribirleştirerek İslam Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve İslam Askeri Birliği teşkilatlarıyla adil yeni bir dünya kurmayı amaçlar.
Kapatılan Millî Nizam Partisi, Millî Selamet Partisi, Refah Partisive Fazilet Partisi'nin ardından kurulan Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi ile siyasete devam etmektedir.
Millî Görüş hareketinden ayrılarak kurulan partiler ise Adalet ve Kalkınma Partisi ile Halkın Sesi Partisiolmuştur.
Adalet ve Kalkınma Partisi'ni Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde kuran Bülent Arınç, Abdullah Gül, Binali Yıldırım, Abdüllatif Şener ve Naci Şahin gibi isimler siyasete Millî Görüş ile başlamıştır.
* * *
Peki, şimdi AK Parti Genel Başkanı ve CumhurbaşkanıErdoğan Milli Görüşçü değil midir?
En genel anlamda AK Parti; MSP, Refah, Fazilet geleneğinden gelen ama bu partilerin ideolojik tutumundan, söyleminden, yönteminden, liderliğindenhoşnut olmayanların kurdukları bir partidir.
Partinin çoğunluğunu ‘gelenekten hoşnutsuz’ bu büyük kitle oluşturmaktadır. Eğer ‘Milli Görüşçü’ derken bu ana kitle kastediliyorsa, en başta partinin lideri Tayyip Erdoğan’ı ‘Milli Görüşçü’ görmemiz gerekmez mi..?
Milli Görüş çizgisindeki 4 partinin 4 kez art arda kapatılmasının ardından Saadet Partisi’nden ayrılanlarca Erdoğan önderliğinde kurulan AK Parti’nin ‘Milli Görüş’ çizgisi dışında olduğunu, Erdoğan’ın o zamanın koşullarında ‘Milli Görüş gömleğini çıkardık’ demesine dayanarak yorumlamak doğru olur mu?
Dr. Fatih Erbakan’ın yeni bir parti kurmasının en temel nedeni Milli Görüş çizgisinin hakkıyla temsil edilmediği idi, evet bu doğru.
Bu, hem şimdiki Saadet Partisi’nin Milli Görüşü temsil etmediği anlamı taşıyor hem de AK Parti’nin…
Öyle değil mi?
Öyle ki Fatih Erbakan Milli Görüş çizgisinin ‘doğruya yakın yanlışlardan’ bile kurtarılması gerekliliğini vurguluyordu o dönem.
Ama babasının kurduğu çizginin ‘Doğruya yakın yanlışlarından’ kurtarılmasının yolu yeni bir parti değil, AK Parti içinde bunu yapmak olmalıydı, diye düşündüm ben sürekli…
Yarın sürdürmek dileği ile…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Milli Görüş Partileri..! (1)
Millî Görüş yahut Erbakancılık, Necmettin Erbakan tarafından kurulan, 1969 yılında ‘Bağımsızlar Hareketi’ ile başlayan ve ilk olarak Millî Nizam Partisi ile partileşerek günümüze kadar gelen İslamcı ideoloji ve siyasi akım…
Millî Görüş, Türkiye'nin kendi insanı ve ekonomik gücü ile kalkınabileceğini, öz değerlerini koruyarak ve arkasına tarihinin verdiği gücü alarak daha hızlı adımlarla yürüyebileceğini savunur…
Bu ideoloji yeni bir model olarak ‘Adil Düzen’ tezini ortaya koymuş bir siyasal akımdır.
Bu hareket sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda Türkiye ölçeğinde önemli değişimlerin kışkırtıcı gücü olmuştur…
Aynı zamanda dünyadaki İslâmî hareketlerin bazılarına model, kimilerine moral anlamında itici güç olmuş ve heyecan anlamında katkıda bulunmuştur.
Bu durum, Millî Görüş Hareketi’nin karakteristik özellikleriyle ilgilidir hiç kuşkusuz…
Bu hareketi İslâmcılık, İslâm birliği ülküsü, ümmetçilik, tasavvuf menşeli oluş, Ehl-i Sünnet mensubiyeti, mezhepler üstü duruş, millîlik, yerlilik, antiemperyalizm, antisiyonizm, ıslahatçılık, karizmatik lider tipli oluş,
kuşatıcılık, aktivizm olarak tanımlamak olasıdır…
* * *
Milli görüş iktidarları döneminde Ağır Sanayi Hamlesi ve D-8 grubunun oluşturulması, gibi projelere imza atılmıştır.
Millî Görüş hareketi dünyadaki İslami ülkeleri birleştirerek İslam Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve İslam Askeri Birliği teşkilatlarıyla adil yeni bir dünya kurmayı amaçlar.
Kapatılan Millî Nizam Partisi, Millî Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi'nin ardından kurulan Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi ile siyasete devam etmektedir.
Millî Görüş hareketinden ayrılarak kurulan partiler ise Adalet ve Kalkınma Partisi ile Halkın Sesi Partisi olmuştur.
Adalet ve Kalkınma Partisi'ni Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde kuran Bülent Arınç, Abdullah Gül, Binali Yıldırım, Abdüllatif Şener ve Naci Şahin gibi isimler siyasete Millî Görüş ile başlamıştır.
* * *
Peki, şimdi AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Milli Görüşçü değil midir?
En genel anlamda AK Parti; MSP, Refah, Fazilet geleneğinden gelen ama bu partilerin ideolojik tutumundan, söyleminden, yönteminden, liderliğinden hoşnut olmayanların kurdukları bir partidir.
Partinin çoğunluğunu ‘gelenekten hoşnutsuz’ bu büyük kitle oluşturmaktadır. Eğer ‘Milli Görüşçü’ derken bu ana kitle kastediliyorsa, en başta partinin lideri Tayyip Erdoğan’ı ‘Milli Görüşçü’ görmemiz gerekmez mi..?
Milli Görüş çizgisindeki 4 partinin 4 kez art arda kapatılmasının ardından Saadet Partisi’nden ayrılanlarca Erdoğan önderliğinde kurulan AK Parti’nin ‘Milli Görüş’ çizgisi dışında olduğunu, Erdoğan’ın o zamanın koşullarında ‘Milli Görüş gömleğini çıkardık’ demesine dayanarak yorumlamak doğru olur mu?
Dr. Fatih Erbakan’ın yeni bir parti kurmasının en temel nedeni Milli Görüş çizgisinin hakkıyla temsil edilmediği idi, evet bu doğru.
Bu, hem şimdiki Saadet Partisi’nin Milli Görüşü temsil etmediği anlamı taşıyor hem de AK Parti’nin…
Öyle değil mi?
Öyle ki Fatih Erbakan Milli Görüş çizgisinin ‘doğruya yakın yanlışlardan’ bile kurtarılması gerekliliğini vurguluyordu o dönem.
Ama babasının kurduğu çizginin ‘Doğruya yakın yanlışlarından’ kurtarılmasının yolu yeni bir parti değil, AK Parti içinde bunu yapmak olmalıydı, diye düşündüm ben sürekli…
Yarın sürdürmek dileği ile…