Bir gün psikiyatristin muayene hanesine çok üzgün olduğu her halinden belli olan, sürekli ağlayan birisi gelmiş ve başlamış anlatmaya;
– Benim ekonomik durumum iyi. Maddi anlamda bir sıkıntım yok. Sağlık sorunumda yok. Ancak başka bir sorunum var.
– Nedir o?
– Neşelenemiyorum. Sürekli moralim bozuk. Şöyle gülmek, bazen kahkaha atmak, eğlenmek istiyorum. İşte bunun için size geldim.
– Arkadaş, işin doğrusu bu olay, benim uzmanlık alanıma girmiyor. Ancak sana bir öneride bulunabilirim. Şu karşıya 10 gün önce bir sirk geldi. Bir de palyaço var.
Ben gittim. Çok güzeldi, özellikle de o palyaço harikaydı. Gülmekten yerlere yattım, o kadar çok eğlendim ki… Sana da o sirke gitmeni özellikle o palyaçoyu seyretmeni öneririm.
Yanıt oldukça şaşırtıcıdır;
– O palyaço var ya… O benim işte…
(Alıntı)
Çıkarım:
Birlikte yaşadığımız, birlikte çalıştığımız, aynı havayı soluduğumuz insanların hayata karşı duruşları, bakışları bizim yaşamlarımız üzerinde etkileri çoktur…
Yaşamımızda var olan insanların sürekli dile getirdikleri duygular, düşünceler ve davranışları bir süre sonra istesek de istemesek de bizi etkiliyor.
Aynı şekilde bizim duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımız da başkalarını etkiler.
Günlük yaşantımızda insanları zaman zaman mutlu etmek, memnun etmek isteriz...
Başkalarını anlamak ve onlara yardım etmek insana kendini iyi hissettiren bir davranıştır.
Ne ki, bu davranışın dozunu da kaçırmamalıyız.
Bunu bin hastalık haline de getirmemeliyiz.
Öncelikle insanları memnun etme davranışının temelinde aile kavramı vardır.
Kişinin nasıl yetiştirildiği ile doğrudan bağlantılıdır.
Yapılan araştırmalar, karşısındakini memnun etmeye odaklanan insanların çok uyumlu, sakin ve sadık insan olduğunu göstermekteymiş.
Bu kişiler iletişimde olduğu kişilerden aynı derecede karşılık bekler,
Kimi insanlar ne yapsanız da hiçbir şeyden memnun olmayabilir.
Bu kişilerin memnuniyetsizliğinin sizinle doğrudan bir ilişkisi olmadığını kendimize hatırlatmamız gerektiğinin altını çiziyor uzmanlar...
Özetle, ilişkiler alma-verme dengesine sahiptir...
Çevremizdeki insanları memnun etmek bize keyif verse bile, karşılığında bizim de alabileceğiniz adımlar atılması gerektiğini kendimize sık sık hatırlatmalıyız.
Sürekli olarak yaşamdan, sorunlardan, koşullardan ve başka insanlardan şikâyet edip duran, var olana şükretmeyip sürekli hayal ettiği ama elde edemediklerine hayıflanan, yaşamıyla ilgili sorumluluklar üstlenmek yerine, sorumluluğu başkalarının üzerine yıkan bir insanla yaşamak, böyle bir insanla çalışmak ne kadar zor olsa gerek...
Yahut çalışmayı, üretmeyi değil de atalet içinde salt eleştirmeyi ve içinde bulunduğu durumu iyileştirmek için uğraşmak yerine, mucizelere bel bağlayan bir insanlarla yaşamak, kolay olmasa gerek...
Yaklaşık 5000 kişiyle yapılan ve 20 yıl süren bir araştırma, insanların mutluluklarının, çevrelerindeki sosyal ağ ile oldukça bağlantılı olduğunu gösteriyormuş...
Başarıyı, mutluluğu, huzuru istiyorsak, bunlar için çaba gösteren insanlara hem iş hem de özel yaşamımızda daha çok yer vermemiz kaçınılmaz görünüyor...
Peki herkesi her akşam güldüren, mutlu eden Palyaço neden mutsuz, denebilir...
Palyaço insanları güldürmeyi para karşılığı yapıyor...
Çevrenizdeki insanların mutluluğu için çabalarken acaba siz mutlu olmak için ne yapıyorsunuz?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Mutlu olmanın yolu, mutlu etmekten mi geçiyor?
Bir gün psikiyatristin muayene hanesine çok üzgün olduğu her halinden belli olan, sürekli ağlayan birisi gelmiş ve başlamış anlatmaya;
– Benim ekonomik durumum iyi. Maddi anlamda bir sıkıntım yok. Sağlık sorunumda yok. Ancak başka bir sorunum var.
– Nedir o?
– Neşelenemiyorum. Sürekli moralim bozuk. Şöyle gülmek, bazen kahkaha atmak, eğlenmek istiyorum. İşte bunun için size geldim.
– Arkadaş, işin doğrusu bu olay, benim uzmanlık alanıma girmiyor. Ancak sana bir öneride bulunabilirim. Şu karşıya 10 gün önce bir sirk geldi. Bir de palyaço var.
Ben gittim. Çok güzeldi, özellikle de o palyaço harikaydı. Gülmekten yerlere yattım, o kadar çok eğlendim ki… Sana da o sirke gitmeni özellikle o palyaçoyu seyretmeni öneririm.
Yanıt oldukça şaşırtıcıdır;
– O palyaço var ya… O benim işte…
(Alıntı)
Çıkarım:
Birlikte yaşadığımız, birlikte çalıştığımız, aynı havayı soluduğumuz insanların hayata karşı duruşları, bakışları bizim yaşamlarımız üzerinde etkileri çoktur…
Yaşamımızda var olan insanların sürekli dile getirdikleri duygular, düşünceler ve davranışları bir süre sonra istesek de istemesek de bizi etkiliyor.
Aynı şekilde bizim duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımız da başkalarını etkiler.
Günlük yaşantımızda insanları zaman zaman mutlu etmek, memnun etmek isteriz...
Başkalarını anlamak ve onlara yardım etmek insana kendini iyi hissettiren bir davranıştır.
Ne ki, bu davranışın dozunu da kaçırmamalıyız.
Bunu bin hastalık haline de getirmemeliyiz.
Öncelikle insanları memnun etme davranışının temelinde aile kavramı vardır.
Kişinin nasıl yetiştirildiği ile doğrudan bağlantılıdır.
Yapılan araştırmalar, karşısındakini memnun etmeye odaklanan insanların çok uyumlu, sakin ve sadık insan olduğunu göstermekteymiş.
Bu kişiler iletişimde olduğu kişilerden aynı derecede karşılık bekler,
Kimi insanlar ne yapsanız da hiçbir şeyden memnun olmayabilir.
Bu kişilerin memnuniyetsizliğinin sizinle doğrudan bir ilişkisi olmadığını kendimize hatırlatmamız gerektiğinin altını çiziyor uzmanlar...
Özetle, ilişkiler alma-verme dengesine sahiptir...
Çevremizdeki insanları memnun etmek bize keyif verse bile, karşılığında bizim de alabileceğiniz adımlar atılması gerektiğini kendimize sık sık hatırlatmalıyız.
Sürekli olarak yaşamdan, sorunlardan, koşullardan ve başka insanlardan şikâyet edip duran, var olana şükretmeyip sürekli hayal ettiği ama elde edemediklerine hayıflanan, yaşamıyla ilgili sorumluluklar üstlenmek yerine, sorumluluğu başkalarının üzerine yıkan bir insanla yaşamak, böyle bir insanla çalışmak ne kadar zor olsa gerek...
Yahut çalışmayı, üretmeyi değil de atalet içinde salt eleştirmeyi ve içinde bulunduğu durumu iyileştirmek için uğraşmak yerine, mucizelere bel bağlayan bir insanlarla yaşamak, kolay olmasa gerek...
Yaklaşık 5000 kişiyle yapılan ve 20 yıl süren bir araştırma, insanların mutluluklarının, çevrelerindeki sosyal ağ ile oldukça bağlantılı olduğunu gösteriyormuş...
Başarıyı, mutluluğu, huzuru istiyorsak, bunlar için çaba gösteren insanlara hem iş hem de özel yaşamımızda daha çok yer vermemiz kaçınılmaz görünüyor...
Peki herkesi her akşam güldüren, mutlu eden Palyaço neden mutsuz, denebilir...
Palyaço insanları güldürmeyi para karşılığı yapıyor...
Çevrenizdeki insanların mutluluğu için çabalarken acaba siz mutlu olmak için ne yapıyorsunuz?