Türkiye, ekonomik büyümesini makro anlamda sürdürürken bunun gelir dağılımı adaletsizliğini hangi ölçüde azalttığı konusu da önemlidir.!
Her büyümenin gelir dağılımı adaletini sağlamadığı açıktır.
Diğer bir anlatımla Türkiye büyüdükçe var olan gelir dağılımı adaletsizliği deartmamalıdır…
Yani kişi başı milli gelirin artması dengesizliği ne ölçüde gideriyor, gideriyor mu, gidermiyor mu bu soru işaretleriyle dolu bir konudur…
Bunun için çeşitli araştırma sonuçlarına bakmamız da gerekmiyor hem...
Kamuda, özelde çalışanlar arasındaki aylıklarda dengesizlik de emekliler arasındaki maaş dengesizliği de sürmektedir…
* * *
Çalışanlar arasındaki gelir dağılımı dengesizliği bir yanda, emekliler arasındaki maaş dengesizliği öte yanda…
Türkiye'de en varsıl yüzde 20'nin gelirinin, en yoksul yüzde 20'nin gelirinden 8 kat fazla olması gerçeği hoş değil, adil de değil…
Gelir dağılımını incelemek için geliştirilen yaklaşımlardan biri, toplumdaki en yüksek gelire ve en düşük gelire sahip grupların toplam gelirden aldıkları payların karşılaştırmasıdır.
Ekonomik büyüme, bir dönemden diğerine kıyasla, ekonomik mal ve hizmet üretiminde bir artıştır.
Bu da gelirlerde artış demektir ve tüketicileri daha fazla satın alma konusunda teşvik eder.
Eyvallah, tamam, sorun da zaten tam da satın alma gücünün artması yanında biraz da adaletli bir dağılımın olmamasında yatmakta değil midir?
Yani makro büyüme gelir dağılımı dengesizliği çözülmeden insanları mutlu etmiyor.!
Adalet duygusunun yitirilmiş olunması vicdanları yaralıyor…
Kimi araştırmalar ve çalışmalar gelir eşitsizliğinin, refahın arttırılması yahut toplumda oluşturulan zenginliğin dağıtılması ile çözülebileceğini değerlendirirken, kimileri ise refah temelinde yaşanan eşitsizliğin toplumdaki bazı kesimler lehine ekonomik pastayı daha büyük hâle getireceği için eşitsizliğin ekonomik büyüme ile azaltılabileceğini ve ekonomide düşük gelir elde eden dezavantajlı gelir gruplarının daha fazla gelire kavuşacakları savındalar…
Türkiye’de ekonomideki makro büyüme sonucu oluşan durum acaba hangi teze daha yakındır?
Ekonomik kalkınmanın yoksul kesimlerin geçmiş yıllara göre alım gücünü arttırdığı açıktır ancak bu yapısal sorunların çözülememesi nedeniyle gelir dağılımı eşitsizliğinin artarak sürmesi gibi bir sonucu getirmektedir.
* * *
Türkiye’de diğer ülkelerle karşılaştırıldığında asıl sorunun aylık-maaşlardaki azlıktan ziyade katmanlar arasındaki gelir dengesizliğidir…
Emeklilerde az prim ödeyenle çok prim ödeyenin aynı maaşı alması doğru olabilir mi?
3600 iş günü üzerinden prim ödemiş olanla, 9 bin prim ödeyenin hemen aynı emekli maaşı alması hakça olabilir mi?
Arzu edilen, doğrusu, gelir eşitsizliğinin azaltılmasını ve ekonomik büyümenin arttırılmasınıeş zamanlı olarak yapılmasıdır.
Türkiye, gelir dağılımı adaletinde en adaletsiz olan ülkeler kategorisinden çıkarılmalıdır…
Hatta gelir dağılımı eşitliğinde Türkiye, OECD ülkeleri içinde son sıralarda bulunmaktadır…
Bu görüntü Türkiye’ye yakışmamaktadır…
Emekli katmanlar arasındaki dengesizliğin bugün herkes farkında…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da farkındadır…
AK Parti yetkilileri de…
Hiç kuşkusuz hükümet son yıllarda enflasyonla mücadele etmektedir…
Öyleyse nimetin de külfetinde dağılımı adil olmalıdır…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Nimet de külfet de adil dağıtılmalı.!
Türkiye, ekonomik büyümesini makro anlamda sürdürürken bunun gelir dağılımı adaletsizliğini hangi ölçüde azalttığı konusu da önemlidir.!
Her büyümenin gelir dağılımı adaletini sağlamadığı açıktır.
Diğer bir anlatımla Türkiye büyüdükçe var olan gelir dağılımı adaletsizliği de artmamalıdır…
Yani kişi başı milli gelirin artması dengesizliği ne ölçüde gideriyor, gideriyor mu, gidermiyor mu bu soru işaretleriyle dolu bir konudur…
Bunun için çeşitli araştırma sonuçlarına bakmamız da gerekmiyor hem...
Kamuda, özelde çalışanlar arasındaki aylıklarda dengesizlik de emekliler arasındaki maaş dengesizliği de sürmektedir…
* * *
Çalışanlar arasındaki gelir dağılımı dengesizliği bir yanda, emekliler arasındaki maaş dengesizliği öte yanda…
Türkiye'de en varsıl yüzde 20'nin gelirinin, en yoksul yüzde 20'nin gelirinden 8 kat fazla olması gerçeği hoş değil, adil de değil…
Gelir dağılımını incelemek için geliştirilen yaklaşımlardan biri, toplumdaki en yüksek gelire ve en düşük gelire sahip grupların toplam gelirden aldıkları payların karşılaştırmasıdır.
Ekonomik büyüme, bir dönemden diğerine kıyasla, ekonomik mal ve hizmet üretiminde bir artıştır.
Bu da gelirlerde artış demektir ve tüketicileri daha fazla satın alma konusunda teşvik eder.
Eyvallah, tamam, sorun da zaten tam da satın alma gücünün artması yanında biraz da adaletli bir dağılımın olmamasında yatmakta değil midir?
Yani makro büyüme gelir dağılımı dengesizliği çözülmeden insanları mutlu etmiyor.!
Adalet duygusunun yitirilmiş olunması vicdanları yaralıyor…
Kimi araştırmalar ve çalışmalar gelir eşitsizliğinin, refahın arttırılması yahut toplumda oluşturulan zenginliğin dağıtılması ile çözülebileceğini değerlendirirken, kimileri ise refah temelinde yaşanan eşitsizliğin toplumdaki bazı kesimler lehine ekonomik pastayı daha büyük hâle getireceği için eşitsizliğin ekonomik büyüme ile azaltılabileceğini ve ekonomide düşük gelir elde eden dezavantajlı gelir gruplarının daha fazla gelire kavuşacakları savındalar…
Türkiye’de ekonomideki makro büyüme sonucu oluşan durum acaba hangi teze daha yakındır?
Ekonomik kalkınmanın yoksul kesimlerin geçmiş yıllara göre alım gücünü arttırdığı açıktır ancak bu yapısal sorunların çözülememesi nedeniyle gelir dağılımı eşitsizliğinin artarak sürmesi gibi bir sonucu getirmektedir.
* * *
Türkiye’de diğer ülkelerle karşılaştırıldığında asıl sorunun aylık-maaşlardaki azlıktan ziyade katmanlar arasındaki gelir dengesizliğidir…
Emeklilerde az prim ödeyenle çok prim ödeyenin aynı maaşı alması doğru olabilir mi?
3600 iş günü üzerinden prim ödemiş olanla, 9 bin prim ödeyenin hemen aynı emekli maaşı alması hakça olabilir mi?
Arzu edilen, doğrusu, gelir eşitsizliğinin azaltılmasını ve ekonomik büyümenin arttırılmasını eş zamanlı olarak yapılmasıdır.
Türkiye, gelir dağılımı adaletinde en adaletsiz olan ülkeler kategorisinden çıkarılmalıdır…
Hatta gelir dağılımı eşitliğinde Türkiye, OECD ülkeleri içinde son sıralarda bulunmaktadır…
Bu görüntü Türkiye’ye yakışmamaktadır…
Emekli katmanlar arasındaki dengesizliğin bugün herkes farkında…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da farkındadır…
AK Parti yetkilileri de…
Hiç kuşkusuz hükümet son yıllarda enflasyonla mücadele etmektedir…
Öyleyse nimetin de külfetinde dağılımı adil olmalıdır…