Hava Durumu

Önce Ahlak... (2)

Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2026 17:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.10.2026 17:57

Bugün Afrika kıtası sahip olduğu muazzam doğal zenginliklere karşın tarih boyunca maruz kaldığı sömürü, iç çatışmalar, yoksulluk ve istikrarsızlık sarmalı içinde kalmıştır.

Ne ki, Avrupa bugün Afrika’yı eskisi gibi sömürememekte, oradan Avrupa’ya kaynak aktaramamaktadır...

Avrupa Başkentlerinde bugün yaşanan karmaşa ve eylemler Afrika halklarının beddualarının karşılığıdır...

Bugün artık değirmenin suyu kesilmiş, Avrupalıların yıllardır bedavadan geçinme dönemi sona ermeye başladığından şimdi kendi içlerinde birbirlerini yemektedirler.!

Avrupa deyim yerindeyse kendi ahlaksızlıklarının bedelini ödemektedir...

* * *

Ahlaklı olmak, bilgiyi nasıl ve ne amaçla kullanacağımızı belirlediği için temelde bilimden her zaman bir adım önde olsa da ne ki, bu iki kavram birbirini tamamlayan unsurlardır aynı zamanda...

Ahlak; dürüstlük, adalet, merhamet ve sorumluluk gibi değerlerle bilginin zarar yerine yarar üretmesini sağlar.

Bilgi; dünyayı anlamayı, doğru kararlar almayı, sorun çözmeyi ve bilinçli hareket etmeyi olası kılar.

Salt bilgili olmak; ahlak süzgecinden geçmediğinde yıkıcı, sömürücü, zulmedici zararlı sonuçlar doğurabilir...

Atom bombasının insanlığın imhası için kullanılması gibi.!

Ahlaktan, vicdandan yoksun bir bilimin varacağı yer bugün ne yazık ki Gazze’de görülmektedir.!

Kuşkusuz ki, salt ahlaklı ama bilgisiz olmak da iyi fikirlerin yaşama geçmesini zorlaştırabilir yahut yanlış yönlendirmelere açık hale gelebilir.

O nedenle ahlakla süzülmüş bir bilgiye sahip olmaktır önemli olan, doğru olan...

Çünkü ahlaktan yoksun bilgi tehlike yaratabilirken, bilgiyle desteklenen ahlak topluma en büyük değeri kazandırır...

* * *

Bilim bize "neye değer vermemiz gerektiğini" değil, "gerçekliğin nasıl çalıştığını" gösterir o kadar...

O zaman ahlaktan yoksun bir bilim, bir toplum yahut birey için tam bir "yol gösterici" nasıl olabilir?

Bilim bize bir hedefe nasıl ulaşacağınızı söyler, ancak o hedefin doğru ya da yanlış olduğunu söylemez...

Atomun parçalanması bilimsel bir gerçekliktir, bu bilgiyle temiz enerji üreten bir santral de kurabilirsiniz, yüz binlerce insanı yok edecek bir atom bombası da yapabilirsiniz...

Burada ahlak, vicdan devreye girer...

Bilim burada bombanın nasıl yapılacağının "yolunu" gösterir; ama onu atıp atmama kararı ahlakın ve vicdanın alanına girer...

Ahlaktan ve insan onurundan kopuk bir bilimsel yaklaşım, insanlığı felakete sürükleyebilmektedir.!

Geçmişte İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Nazi kamplarında yapılan tıp deneyleri yahut bir dönemin ırkçı teorileri bilimsel yöntemler kullanılarak yürütülmemiş midir?

"Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir" sözü, cehalete, batıla ve hurafelere karşı akılcı ve nesnel bir rehberliği savunur...

İslam dini de aklı insanın en temel vasfı ve dinî sorumluluğun ön koşulu olarak kabul eder.

O nedenle Selçuklu, Osmanlı döneminde yapılan yapılar yüzlerce yıldır ayakta dururken, bugünün yapılarının en küçük bir depremle yıkılması İslam’ın bilime ve ahlaka birlikte nasıl değer verdiğinin bir kanıtıdır...

Yani bilimin insanlığın yararına bir yol gösterici olabilmesi için, ona yön veren güçlü bir etik ve ahlaki pusulaya gereksinim vardır.

Kısaca ahlaktan arındırılmış bir bilim, tek başına insanlığa huzur verecek bir şey olamamaktadır...

Evet, ‘Önce ahlak ve maneviyat’...

Ve bu yaşaman her alanında böyledir...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.