Hava Durumu

Savaş hukukuna ne oldu?

Yazının Giriş Tarihi: 30.03.2026 17:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.03.2026 17:14

Savaş hukuku, silahlı çatışmalar sırasında tarafların davranışlarını sınırlayan, savaşın yıkıcı etkilerini minimize etmeyi amaçlayan, sivilleri ve savaş dışı kalmış kişileri koruyan uluslararası hukuk kuralları bütünüdür…

Bunun temel amacı, askeri gereklilik ile insani değerler arasında denge kurarak aşırı acı ve zararı önlemek…

Biz böyle öğrendik, böyle öğrettiler ve bütün dünya da bunu böyle bilmekte.!

Ne ki, insanlıktan nasibini almamış ve gücüne güvenen kimi ülkelerin yöneticileri bu kuralı yok sayıyorlar ve ne yazık ki hesap soran da yok.!

Savaş hukuku, özellikle 20. yüzyılın başlarından itibaren, özellikle Cenevre Sözleşmeleri ve Lahey Düzenlemeleri ile çatışmaların neden olduğu acıları hafifletmek amacıyla geliştirilmişti…

Ne var ki bu ilke günümüzde yok sayılmakta.!

Amerika'nın ve İsrail'in uluslararası hukuka aykırı olarak İran’a karşı başlattığı savaşta bu ilke ve kural uygulanmıyor.!

Birleşmiş Milletleri dinleyen yok çünkü bu kurumda da güçlülerin borusu ötmekte ve istenmeyen kararların uygulanma şansı yok.!

* * *

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları kadın-yaşlı-çocuk ayırmaksızın sivil kayıplara yol açmakta ve saldırılarda ölümler de giderek artmakta.

Okullar hedef alınmakta, çocuklar saldırılara maruz kalıp ölmekte.

Hastaneler, ibadet yerleri, evler bombalanmakta.!

Bu durum ikinci Dünya Savaşı'nın dehşetinden sonra çoğu ülkenin kabul ettiği uluslararası hukuk standartlarına yeniden göz atılması gerçeğini açıkça ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, belirli istisna durumlar dışında ülkelerin bir başka devlete karşı askeri güç kullanmasını genel olarak yasaklıyor.

ABD ve İsrail'in İran'a ilk saldırısı için yasal koşulların oluşmadığı da apaçık ortada.!

Ama dinleyen kim?

Uygulama şansı bulunmayan kuralların kağıtlarda yazılı olmasının ne gibi bir anlamı olabilir?

Güçlü birkaç ülkenin istediği kararı çıkarabildiği bir düzen adil olabilir mi?

Başkan o nedenle sıkça dünyanın 5’ten büyük olduğunu vurguluyor…

Yani savaş hukuku teorik olarak varlığını sürdürmekte ve uluslararası sözleşmelerle korunmakta olsa da pratikte güç dengeleri, siyasi çıkarlar nedeniyle çiğnenmekte.!

* * *

İnsanlık tarihinin belki de en karmaşık ve değişken olgusu olan savaşın nedenleri, tanımı ve kapsamı konusunda tam olarak bir görüş birliğine ulaşılmış olmasa da başından beri savaşın da bir ahlakı, hukuku olduğu kabul edilmekteyken şimdi olanları nasıl açıklamak gerekiyor?

Bu büyük bir ahlaksızlık değil mi?

Direkt olarak sivillerin yaşadığı binaları füzelerle vurmak, çoluk-çocuk, yaşlı-hasta insanları öldürmek hangi savaş hukukuyla açıklanabilir?

Gazze’yi bir ‘Açık Hava Hapishanesi’ne çevirip her türlü ablukalarla bir halkı ölüme mahkûm etmek, olmadı tepelerine bomba yağdırıp katletmekle insanlık nereye varabilir?

Evet barış, yaşanan kayıplar hangi halkın kayıpları olursa olsun bu tablonun tamamen son bulması için gerekli…

Ben doğduğumda dünya nüfusu sadece 3 milyardı…

Ve böyle giderse benim oğlum benim yaşıma geldiğinde dünya nüfusu 30 milyarı aşacak.!

İnsanlığın kötüye gitmeyeceğine hala inananlardanım…

Çünkü ahlak ve dinimiz iyilik yapmayı emreder, hukuk da kötülük yapmayı yasaklar...

İnsanlık bir gün mutlaka vicdanla ayağa kalkacak

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.