Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) üyesi marketler, Ramazan ayında bakliyattan yağa, çaydan şekere, undan makarnaya kadar yüzlerce temel gıda ürününde fiyat sabitleme ve indirim uygulaması yapma kararı aldıklarını açıkladı Ramazan öncesi…
Ankara ve İstanbul’da bulunan üyelerinin Ramazan ayı boyunca kırmızı et ve tereyağında fiyatları sabitlemesinin ardından TPF Türkiye genelinde başta temel gıda ürünleri olmak üzere atıştırmalık, temizlik ve deterjan ürünleri, bulaşık makinesi ürünleri ile kâğıt gruplarında da indirim yapma kararı aldığını açıkladı.
Dikkat edilirse kırmızı et ve tereyağı salt İstanbul ve Ankara illerinde indirimli olacak yahut sabit fiyatta kalacak açıklamaya göre...
Bursa neden yok sorusunu sormak herkesin hakkı burada…
İstanbullular kıymayı 485 liradan alırken Bursalılar en ucuz kıymayı neden 670 liradan alacak?
Bunun açıklamasını birileri çıkıp yapmalı kuşkusuz…
* * *
Yaşam pahalı Türkiye’de…
Emekli maaşları yeterli değil.
Nedeni ne olursa olsun bu durumun sorumlusu devleti yönetenlerdir.
Ne ki salt siyasi getiri adına iktidarı zor duruma düşürebilmek için yüksekten atıp-tutmalar da doğru değil, hiç kuşkusuz…
Asgari ücret de yeterli değil, eyvallah…
Ne ki, yaşamında hiç işveren olmamış, insan çalıştırmamış, vergi ödememiş yani esnaflık yapmamış kimilerinin de dolduruşuna gelmemek gerekiyor…
Biraz da hiçbir ekonomik açıklaması olmayan sürekli fahiş fiyat uygulayan, ticari ahlaktan yoksunlara da dönüp bir şeyler demek zamanı geldi de geçmedi mi?
Adam akşam tezgahdaki domatesi 80 liradan satarken ertesi gün aynı domatese 120 lira fiyat koyması ticari ahlaksızlık değil mi, hırsızlık değil mi?
* * *
Sürekli fiyat artışı uygulamalarının neredeyse alışkanlık haline geldiği ülkemizde kimileri sorunun kökeninde ‘Serbest Piyasa modeli’ olduğu gibi yanlış bir kanıya varıyorlar...
Türkiye’deki fahiş fiyat uygulamalarının nedeni Serbest Piyasa Ekonomisi değildir.
Sorun ahlakın bozulmasıyla birlikte tam anlamıyla işletilmeyen sistemdedir…
Türkiye’de şu anda serbest değil ‘Yarı Serbest Piyasa Ekonomisi’ modeli uygulanıyor dense daha doğru olur…
Bu model, fırsatçıların, karaborsacıların,kayıt dışı işler yapanların,uyanık patronların, hükümetin yapacağı uygulamalar konusunda içeriden bilgi alabilenlerin işine yarıyor.
Aslında Serbest Piyasa Ekonomileri rekabet ve kalite artışını sağladığı için birçok ülkede başarıyla uygulanmaktadır.
Kuşkusuz her ne kadar bu ekonomi türü ekonomik özgürlüğün ve etkin kaynak dağılımının idealini temsil etse de kimi durumlarda devletin piyasaya müdahalesini gerektirecek eksiklikler taşıyabilir.
O nedenle sürekli ve ciddi bir denetim zorunluluğu vardır…
Gerektiğinde devletin piyasayı yönlendirmesi gerekir…
Emeğin korunması, tekelci eğilimlerin kırılması, karaborsa oluşmasının önlenmesi, tefecilikle mücadele, rekabetin sürdürülmesi gibi konularda devletin işe karışması gerekir…
Yani Serbest Piyasa Ekonomisi ‘Bırakın, isteyen istediği gibi alsın, satsın’ değildir.
Başı bozukluk değildir yani…
Asıl olarak serbest piyasa, tüketicilerin ve üreticilerin serbestçe karar verebildikleri, rekabetçi bir piyasa yapısını ifade eder…
Gerektiğinde devlet devreye girerek piyasayı yönlendirmelidir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Serbest piyasa başıbozukluk değildir…
Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) üyesi marketler, Ramazan ayında bakliyattan yağa, çaydan şekere, undan makarnaya kadar yüzlerce temel gıda ürününde fiyat sabitleme ve indirim uygulaması yapma kararı aldıklarını açıkladı Ramazan öncesi…
Ankara ve İstanbul’da bulunan üyelerinin Ramazan ayı boyunca kırmızı et ve tereyağında fiyatları sabitlemesinin ardından TPF Türkiye genelinde başta temel gıda ürünleri olmak üzere atıştırmalık, temizlik ve deterjan ürünleri, bulaşık makinesi ürünleri ile kâğıt gruplarında da indirim yapma kararı aldığını açıkladı.
Dikkat edilirse kırmızı et ve tereyağı salt İstanbul ve Ankara illerinde indirimli olacak yahut sabit fiyatta kalacak açıklamaya göre...
Bursa neden yok sorusunu sormak herkesin hakkı burada…
İstanbullular kıymayı 485 liradan alırken Bursalılar en ucuz kıymayı neden 670 liradan alacak?
Bunun açıklamasını birileri çıkıp yapmalı kuşkusuz…
* * *
Yaşam pahalı Türkiye’de…
Emekli maaşları yeterli değil.
Nedeni ne olursa olsun bu durumun sorumlusu devleti yönetenlerdir.
Ne ki salt siyasi getiri adına iktidarı zor duruma düşürebilmek için yüksekten atıp-tutmalar da doğru değil, hiç kuşkusuz…
Asgari ücret de yeterli değil, eyvallah…
Ne ki, yaşamında hiç işveren olmamış, insan çalıştırmamış, vergi ödememiş yani esnaflık yapmamış kimilerinin de dolduruşuna gelmemek gerekiyor…
Biraz da hiçbir ekonomik açıklaması olmayan sürekli fahiş fiyat uygulayan, ticari ahlaktan yoksunlara da dönüp bir şeyler demek zamanı geldi de geçmedi mi?
Adam akşam tezgahdaki domatesi 80 liradan satarken ertesi gün aynı domatese 120 lira fiyat koyması ticari ahlaksızlık değil mi, hırsızlık değil mi?
* * *
Sürekli fiyat artışı uygulamalarının neredeyse alışkanlık haline geldiği ülkemizde kimileri sorunun kökeninde ‘Serbest Piyasa modeli’ olduğu gibi yanlış bir kanıya varıyorlar...
Türkiye’deki fahiş fiyat uygulamalarının nedeni Serbest Piyasa Ekonomisi değildir.
Sorun ahlakın bozulmasıyla birlikte tam anlamıyla işletilmeyen sistemdedir…
Türkiye’de şu anda serbest değil ‘Yarı Serbest Piyasa Ekonomisi’ modeli uygulanıyor dense daha doğru olur…
Bu model, fırsatçıların, karaborsacıların, kayıt dışı işler yapanların, uyanık patronların, hükümetin yapacağı uygulamalar konusunda içeriden bilgi alabilenlerin işine yarıyor.
Aslında Serbest Piyasa Ekonomileri rekabet ve kalite artışını sağladığı için birçok ülkede başarıyla uygulanmaktadır.
Kuşkusuz her ne kadar bu ekonomi türü ekonomik özgürlüğün ve etkin kaynak dağılımının idealini temsil etse de kimi durumlarda devletin piyasaya müdahalesini gerektirecek eksiklikler taşıyabilir.
O nedenle sürekli ve ciddi bir denetim zorunluluğu vardır…
Gerektiğinde devletin piyasayı yönlendirmesi gerekir…
Emeğin korunması, tekelci eğilimlerin kırılması, karaborsa oluşmasının önlenmesi, tefecilikle mücadele, rekabetin sürdürülmesi gibi konularda devletin işe karışması gerekir…
Yani Serbest Piyasa Ekonomisi ‘Bırakın, isteyen istediği gibi alsın, satsın’ değildir.
Başı bozukluk değildir yani…
Asıl olarak serbest piyasa, tüketicilerin ve üreticilerin serbestçe karar verebildikleri, rekabetçi bir piyasa yapısını ifade eder…
Gerektiğinde devlet devreye girerek piyasayı yönlendirmelidir.