Siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlere karşı durmak gerek.!
Yazının Giriş Tarihi: 11.06.2026 15:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.06.2026 15:21
Siyaset arenasında siyaset yapanları 2 guruba ayırsak sanırım yanlış bir şey yapmış olmayız...
Siyaset için yaşayanlar ve siyasetten geçinenler...
Atatürkçü geçinenler ve Atatürk’ten geçinenler gibi.!
Siyaset kimilerine haz verebilir, kimilerinin de yaşamlarının amacı, davaları olabilir...
Ne ki, siyaseti bir meslek olarak görmemek gerekir...
Siyaset bir meslek değil, topluma hizmet etmeye dayalı geçici bir kamu görevidir.
Siyasetin bir meslek mi yoksa geçici bir hizmet mi olduğu en çok tartışılan konuların başında geldiği görülmektedir.
Aslında siyasete ilgi duyan, mahallesinde, ilçesinde, ilinde ve hatta ülkesinde birtakım olumsuzluklardan şikâyet eden herkesin belli bir dönem ilçe, il yönetimlerinde bulunmasının, belediye meclislerinde görev yapmalarının, hatta Milletvekili olmalarının siyasette rekabeti arttıracağı ve kalitenin de artmasına yol açacağı gerçeğini görmek gerek...
Eğer böyle yapılmazsa siyaset hiç de hak etmeyenlerin, yetersizlerin ve fırsatçıların alanı haline gelebilir...
* * *
Evet, siyaset bir meslek değildir...
Doğrusu en geniş anlamıyla siyaseti bir mesleğe indirgediğimizde, profesyonel anlamda siyasetle uğraşanların işi haline gelmiş olur ve geriye kalanlar için bu alan uzak durulması gereken, çoğu kez kirli, ancak çıkarcı hatta rüşvetçi, üçkağıtçı tiplerin ilgi duyduğu bir alan olarak algılanır.
Oysa böyle olmaması gerektiği açıktır...
Dahası siyaset bir meslek olarak görülüp, kabul edildiğinde halkın diğerlerinin üzerinden bütün yükü, sorumluluğu kaldıran bir vekaletmüessesesi olarak görülür ki bu yanlıştır...
Siyaseti bir meslek olarak ele alındığında yaşamın geri kalanını politikadan uzaklaştıran bir etki yapar ki toplumun olgunlaşmasına hiç de olumlu bir etki yapmaz bu...
Tıpkı bir gerçeğin arayışı olarak bilimin de bir mesleğe indirgenmesinin halkın diğer kesimleri üzerinde her türlü bilimsel çaba ve araştırmayı yasaklaması gibi bir sonuç doğurur ki bu da yanlıştır...
Siyaset yapanlar toplumsal kaynakların dağıtımını ve güç ilişkilerini yöneten, geçimini ve kariyerini bu alandan sağlayan kişiler olarak görülür...
Oysa bir kişi siyasi bir davaya, ideolojiye yahut toplumsal hizmete tutkuyla bağlı olabilir...
Bu anlayışta siyaset bir kazanç kapısı değil, amaca ulaşmak için bir araçtır...
Böyle durumlarda siyaset bir gelir kaynağı alanı haline gelir ki, bu siyasi yozlaşmaya yol açar...
Toplumda, salt siyaseti meslek edinmiş kişiler yerine kendi uzmanlık alanlarında (doktorluk, mühendislik, gazeteci, hukukçu vb.) başarılı olmuş kişilerin meclislerde yer alması gerektiği yönünde güçlü bir toplumsal bir talep de olduğu açıktır.
Siyasetin meslek olarak görülmesi yahut sürekli siyasette kalınması, sistemin yozlaşmasına ve siyasetçilerin toplumdan kopmasına neden olabildiği çokça kez görülen bir durumdur.
İdeal olanı, siyasetçilerin kendi ana mesleklerinde başarılı olmuş bireylerden çıkması ve belirli bir süre yapılmasıdır...
Çünkü hepimiz yaşamımızda türlü bilgiler edinir, deneyimler kazanırız.
Bunları mezara götürmek yerine çevremize yararlı olmak, yaşamı kolaylaştırmak ve alanı hak etmeyenlere bırakmamak adına belli sürelerde siyaset yapmamızda kuşkusuz sayısız yararlar olduğu açıktır...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlere karşı durmak gerek.!
Siyaset arenasında siyaset yapanları 2 guruba ayırsak sanırım yanlış bir şey yapmış olmayız...
Siyaset için yaşayanlar ve siyasetten geçinenler...
Atatürkçü geçinenler ve Atatürk’ten geçinenler gibi.!
Siyaset kimilerine haz verebilir, kimilerinin de yaşamlarının amacı, davaları olabilir...
Ne ki, siyaseti bir meslek olarak görmemek gerekir...
Siyaset bir meslek değil, topluma hizmet etmeye dayalı geçici bir kamu görevidir.
Siyasetin bir meslek mi yoksa geçici bir hizmet mi olduğu en çok tartışılan konuların başında geldiği görülmektedir.
Aslında siyasete ilgi duyan, mahallesinde, ilçesinde, ilinde ve hatta ülkesinde birtakım olumsuzluklardan şikâyet eden herkesin belli bir dönem ilçe, il yönetimlerinde bulunmasının, belediye meclislerinde görev yapmalarının, hatta Milletvekili olmalarının siyasette rekabeti arttıracağı ve kalitenin de artmasına yol açacağı gerçeğini görmek gerek...
Eğer böyle yapılmazsa siyaset hiç de hak etmeyenlerin, yetersizlerin ve fırsatçıların alanı haline gelebilir...
* * *
Evet, siyaset bir meslek değildir...
Doğrusu en geniş anlamıyla siyaseti bir mesleğe indirgediğimizde, profesyonel anlamda siyasetle uğraşanların işi haline gelmiş olur ve geriye kalanlar için bu alan uzak durulması gereken, çoğu kez kirli, ancak çıkarcı hatta rüşvetçi, üçkağıtçı tiplerin ilgi duyduğu bir alan olarak algılanır.
Oysa böyle olmaması gerektiği açıktır...
Dahası siyaset bir meslek olarak görülüp, kabul edildiğinde halkın diğerlerinin üzerinden bütün yükü, sorumluluğu kaldıran bir vekalet müessesesi olarak görülür ki bu yanlıştır...
Siyaseti bir meslek olarak ele alındığında yaşamın geri kalanını politikadan uzaklaştıran bir etki yapar ki toplumun olgunlaşmasına hiç de olumlu bir etki yapmaz bu...
Tıpkı bir gerçeğin arayışı olarak bilimin de bir mesleğe indirgenmesinin halkın diğer kesimleri üzerinde her türlü bilimsel çaba ve araştırmayı yasaklaması gibi bir sonuç doğurur ki bu da yanlıştır...
Siyaset yapanlar toplumsal kaynakların dağıtımını ve güç ilişkilerini yöneten, geçimini ve kariyerini bu alandan sağlayan kişiler olarak görülür...
Oysa bir kişi siyasi bir davaya, ideolojiye yahut toplumsal hizmete tutkuyla bağlı olabilir...
Bu anlayışta siyaset bir kazanç kapısı değil, amaca ulaşmak için bir araçtır...
Böyle durumlarda siyaset bir gelir kaynağı alanı haline gelir ki, bu siyasi yozlaşmaya yol açar...
Toplumda, salt siyaseti meslek edinmiş kişiler yerine kendi uzmanlık alanlarında (doktorluk, mühendislik, gazeteci, hukukçu vb.) başarılı olmuş kişilerin meclislerde yer alması gerektiği yönünde güçlü bir toplumsal bir talep de olduğu açıktır.
Siyasetin meslek olarak görülmesi yahut sürekli siyasette kalınması, sistemin yozlaşmasına ve siyasetçilerin toplumdan kopmasına neden olabildiği çokça kez görülen bir durumdur.
İdeal olanı, siyasetçilerin kendi ana mesleklerinde başarılı olmuş bireylerden çıkması ve belirli bir süre yapılmasıdır...
Çünkü hepimiz yaşamımızda türlü bilgiler edinir, deneyimler kazanırız.
Bunları mezara götürmek yerine çevremize yararlı olmak, yaşamı kolaylaştırmak ve alanı hak etmeyenlere bırakmamak adına belli sürelerde siyaset yapmamızda kuşkusuz sayısız yararlar olduğu açıktır...