Soykırımlar sürerken, Batı’nın İnsan Hakları Savunucuları nerelerdedir?
Yazının Giriş Tarihi: 09.12.2025 19:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.12.2025 19:59
BM Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini kabul etmesi, insan haklarının uluslararası düzeyde korunmasına yönelik önemli ilk adımı olması nedeniyle, 10 Aralık tarihi özellikle Batı dâhil bütün dünya ülkelerinde ‘İnsan Hakları Günü’ olarak kutlanmaktadır…
İsrail’in Filistinlilere yıllardır aralıksız sürdürdüğü saldırılarda yaptığı soykırım salt siyasetin yahut diplomasinin değil aynı zamanda hukukun da konusunu oluşturmuyor mu?
Hani nerede Batı, nerede o çok övdükleri Evrensel İnsan Hakları Savunucuları.?
Katil İsrail devleti onlarca yıldır silahlı çatışmalar hukukunu ve insancıl hukuku hiçe sayan saldırıları insan hakları konusuna girmiyor mu yoksa.!?
Ortada yargılanması ve cezalandırılması gereken son derece ağır suçlar ve onları işleyen devlet görevlileri ortada dolanırken, Batın’ın 10 Aralıklarda İnsan Haklarından söz etmesi onların ikiyüzlülüğünü ortaya sermiyor mu?
Filistin’in batı kıyısındaki Gazze Şeridi’nde, 7 Ekim 2023’te başlayan ve şiddeti giderek artan saldırılarla soykırım yapılırken ve hala Batı neden seyirci kalmaktadır?
İnsan Hakları salt kendileri için midir Batı’nın?
* * *
İnsancıl Hukukun İhlali, Soykırım ve Savaş SuçlarıSoykırım suçu hukuken ilk kez 1948 tarihinde kabul edilen ve 1951 yılında yürürlüğe giren ‘Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme’ ile ortaya konulmuştur.
Sözleşmenin 2. maddesinde soykırım suçunu oluşturan eylemler sayılmaktadır…
Bu sözleşmede ‘Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da her hangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge'de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.’ denmektedir.
Peki, hal böyleyken, kabul edilişinin 77. yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi bir kutup yıldızı gibi insanlığın yolunu aydınlatması gerekmez miydi, gerekmiyor mu?
Bildirge’nin hazırlanması, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde, 29 Nisan 1946 tarihinde, İnsan Hakları Komisyonu’nun kurulmasıyla başlamıştır.
Komisyonca hazırlanan bir giriş ve 30 maddeden oluşan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 10 Aralık 1948 günü Fransa’nın başkenti Paris’te toplanan BM Genel Kurulu’nda kabul ve ilan edilmişti…
Türkiye, bildirgeyi 27 Mayıs 1949 tarihli Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koymuştur.
500’den fazla dile çevrilen Evrensel Bildirge, en çok dile çevrilen insan hakları belgesi olma özelliğini taşımaktadır…
Ama hepsi bu kadar ne yazık ki..!
* * *
77 yıldır her yıl Aralık ayında kutlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulü yıldönümü, Batı’nın ikiyüzlülüğünün ve çifte standardının çok daha iyi anlaşılması açısından önemlidir..!
Bugün dünya nüfusunun yarısı açlıktan kırılıyorsa, bunun nedeni adil olmayan bir sistemi ayakta tutan ve sıkışınca ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ ne sığınan ikiyüzlü, riyakâr, düzenbazBatı değil midir?
Batı, bu konuda da samimi değildir..!
Çünkü Batı’da insan hakları sonradan kazanılmıştır…
Bizde ise ‘Kul hakkı’ sorumluluğu ile doğuştan vardır...
Bizim geleneklerimizde, kültürümüzde her insan özgür ve günahsız olarak doğar...
Ne ki, Batı’da tam bunun tersidir..!
Batı’da insan anasından günahkâr olarak doğar, Kiliselerinde günah çıkartmaya çalışırlar..!…
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Soykırımlar sürerken, Batı’nın İnsan Hakları Savunucuları nerelerdedir?
BM Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini kabul etmesi, insan haklarının uluslararası düzeyde korunmasına yönelik önemli ilk adımı olması nedeniyle, 10 Aralık tarihi özellikle Batı dâhil bütün dünya ülkelerinde ‘İnsan Hakları Günü’ olarak kutlanmaktadır…
İsrail’in Filistinlilere yıllardır aralıksız sürdürdüğü saldırılarda yaptığı soykırım salt siyasetin yahut diplomasinin değil aynı zamanda hukukun da konusunu oluşturmuyor mu?
Hani nerede Batı, nerede o çok övdükleri Evrensel İnsan Hakları Savunucuları.?
Katil İsrail devleti onlarca yıldır silahlı çatışmalar hukukunu ve insancıl hukuku hiçe sayan saldırıları insan hakları konusuna girmiyor mu yoksa.!?
Ortada yargılanması ve cezalandırılması gereken son derece ağır suçlar ve onları işleyen devlet görevlileri ortada dolanırken, Batın’ın 10 Aralıklarda İnsan Haklarından söz etmesi onların ikiyüzlülüğünü ortaya sermiyor mu?
Filistin’in batı kıyısındaki Gazze Şeridi’nde, 7 Ekim 2023’te başlayan ve şiddeti giderek artan saldırılarla soykırım yapılırken ve hala Batı neden seyirci kalmaktadır?
İnsan Hakları salt kendileri için midir Batı’nın?
* * *
İnsancıl Hukukun İhlali, Soykırım ve Savaş Suçları Soykırım suçu hukuken ilk kez 1948 tarihinde kabul edilen ve 1951 yılında yürürlüğe giren ‘Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme’ ile ortaya konulmuştur.
Sözleşmenin 2. maddesinde soykırım suçunu oluşturan eylemler sayılmaktadır…
Bu sözleşmede ‘Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da her hangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge'de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.’ denmektedir.
Peki, hal böyleyken, kabul edilişinin 77. yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi bir kutup yıldızı gibi insanlığın yolunu aydınlatması gerekmez miydi, gerekmiyor mu?
Bildirge’nin hazırlanması, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde, 29 Nisan 1946 tarihinde, İnsan Hakları Komisyonu’nun kurulmasıyla başlamıştır.
Komisyonca hazırlanan bir giriş ve 30 maddeden oluşan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 10 Aralık 1948 günü Fransa’nın başkenti Paris’te toplanan BM Genel Kurulu’nda kabul ve ilan edilmişti…
Türkiye, bildirgeyi 27 Mayıs 1949 tarihli Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koymuştur.
500’den fazla dile çevrilen Evrensel Bildirge, en çok dile çevrilen insan hakları belgesi olma özelliğini taşımaktadır…
Ama hepsi bu kadar ne yazık ki..!
* * *
77 yıldır her yıl Aralık ayında kutlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulü yıldönümü, Batı’nın ikiyüzlülüğünün ve çifte standardının çok daha iyi anlaşılması açısından önemlidir..!
Bugün dünya nüfusunun yarısı açlıktan kırılıyorsa, bunun nedeni adil olmayan bir sistemi ayakta tutan ve sıkışınca ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ ne sığınan ikiyüzlü, riyakâr, düzenbaz Batı değil midir?
Batı, bu konuda da samimi değildir..!
Çünkü Batı’da insan hakları sonradan kazanılmıştır…
Bizde ise ‘Kul hakkı’ sorumluluğu ile doğuştan vardır...
Bizim geleneklerimizde, kültürümüzde her insan özgür ve günahsız olarak doğar...
Ne ki, Batı’da tam bunun tersidir..!
Batı’da insan anasından günahkâr olarak doğar, Kiliselerinde günah çıkartmaya çalışırlar..!…
Bıraksınlar ‘İnsan Hakları’ masalları anlatmayı..!