Şu ‘Fon’ olayı Hoca’nın kazan hikayesine benzemiyor mu?
Yazının Giriş Tarihi: 05.10.2026 18:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.10.2026 18:34
Geçtiğimiz Eylül ayı içinde patlak veren büyük fon krizi kapsamında şimdi yatırımcılar yasal haklarını arıyorlar doğal olarak...
Değişik düşünenler olsa da bu fonlarda paraları bulunan yatırımcılarıntemel hukuk normlarına göre mülkiyet haklarının saklı olduğu belirtiliyor...
En azından ilk yatırdıkları miktar kadar...
Yani ana paralarının sistemin yasal güvencesi altında olduğusöyleniyor...
Mağdur durumdalar yani...
Ancak yasa, usul dışı yol ve yöntemleri kullanarak buradan yarar sağlayanlar suçludurlar ve yaptırımlarla karşılaşacaklardır...
Ne ki, azla yetinmeyip, illa ki yüksek kazanç peşinde koşanların da işler sarpa sarınca oflayıp-püfleyerek sızlanmaları doğru mu acaba?
Ve hala yüksek kazanç beklentileri haklı mı?
Bunlar aklen de olsa biraz sorumlu değiller mi acaba?
Kazan doğuruyorsa ölür de yani.!
3-5 ay içinde yatırılan paranın 8-10 katına çıkacağı düşüncesine kim sahip olabilir, buna kim inanır?
Bu tam bir saadet zinciri değil midir?
* * *
Patlak veren, borsa manipülasyonu ve portföy yönetim şirketlerine bağlı yatırım fonları üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddialarını içeren dev soruşturmalarda yargı süreci derinleşerek sürüyor.
Birçok gözaltı ve birçok da tutuklamalar var...
Soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, şüpheli sıfatıyla savcılığa ifade vermeye çağrılmıştır.
Başka sorumluların da sırada olduğu belirtiliyor.
Birçoklarına da yurtdışı çıkış yasağı konulmuş...
SPK tarafından işleme kapatılan 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye süreci yürütülürken, usulsüzlük belirlenen 5 şirket TMSF’ye devredilmiş...
Suçtan elde edilen varlıklar da TMSF bünyesinde kurulan fona aktarılmasına başlanmış...
* * *
Yatırımcılar paralarını merdiven altı yapılara değil, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onaylı, devlet denetimindeki yasal fonlara yatırmalarını anlamak olanaklı.
Hiç kuşkusuz sistemin içindeki manipülasyonları, likidite sorunlarını ve portföy yönetim şirketlerinin suiistimallerini denetlemek yatırımcının değil, devletin, görevlilerin işidir...
Bu konuda küçük tasarruf sahiplerinin bir kusurunun olmadığı açıktır.
Zaten hükümet ve yargı, mağduriyeti gidermek adına 1 milyon TL ve altındaki fon paylarına ödeme önceliği tanınacağını açıklamaktadırlar.
Benim aklımın almadığı, aklımı kurcalayan asıl konu şudur; ‘Birikimlerini faiz duyarlılığı nedeniyle başka kanallara yöneltenler olağanın üstünde çok yüksek getiriyi (yatırdıklarının 10 katını 4 ayda almak gibi) nasıl içlerine sindirebilmekteler, bu banka faizi almaktan daha mı az suç, günahtır inancımıza göre?’
Dahası fonzedeler arasında ana parasını kurtarmaya razı olmayıp, parasını primiyle birlikte son kuruşuna kadar isteyenler de varmış...
* * *
Hiç kuşkusuz fonların tasfiye edileceğini yahut çökeceğini önceden haber alıp milyarlarca liralık usulsüz çıkış yapan bu yetkili, ‘ayrıcalıklı’ kişilerin haklı hiçbir yanı yoktur.
Usulsüz ve haksız kazanç sağlayanlar için hapis cezasının yanı sıra elde edilen menfaatin en az iki katı kadar parayı Hazineye ödeme (etkin pişmanlık) koşulu getirilmiş...
Böylelikle yatırımcıların ana paralarının hazineye yük olmadan mağdurlara ödenmelerinin sağlanması gerçekleşmiş olur...
Böylelikle başkalarının hakkı için yine başkalarının hakkı yenmemiş olur...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
ORHAN KAPLAN
Şu ‘Fon’ olayı Hoca’nın kazan hikayesine benzemiyor mu?
Geçtiğimiz Eylül ayı içinde patlak veren büyük fon krizi kapsamında şimdi yatırımcılar yasal haklarını arıyorlar doğal olarak...
Değişik düşünenler olsa da bu fonlarda paraları bulunan yatırımcıların temel hukuk normlarına göre mülkiyet haklarının saklı olduğu belirtiliyor...
En azından ilk yatırdıkları miktar kadar...
Yani ana paralarının sistemin yasal güvencesi altında olduğu söyleniyor...
Mağdur durumdalar yani...
Ancak yasa, usul dışı yol ve yöntemleri kullanarak buradan yarar sağlayanlar suçludurlar ve yaptırımlarla karşılaşacaklardır...
Ne ki, azla yetinmeyip, illa ki yüksek kazanç peşinde koşanların da işler sarpa sarınca oflayıp-püfleyerek sızlanmaları doğru mu acaba?
Ve hala yüksek kazanç beklentileri haklı mı?
Bunlar aklen de olsa biraz sorumlu değiller mi acaba?
Kazan doğuruyorsa ölür de yani.!
3-5 ay içinde yatırılan paranın 8-10 katına çıkacağı düşüncesine kim sahip olabilir, buna kim inanır?
Bu tam bir saadet zinciri değil midir?
* * *
Patlak veren, borsa manipülasyonu ve portföy yönetim şirketlerine bağlı yatırım fonları üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddialarını içeren dev soruşturmalarda yargı süreci derinleşerek sürüyor.
Birçok gözaltı ve birçok da tutuklamalar var...
Soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, şüpheli sıfatıyla savcılığa ifade vermeye çağrılmıştır.
Başka sorumluların da sırada olduğu belirtiliyor.
Birçoklarına da yurtdışı çıkış yasağı konulmuş...
SPK tarafından işleme kapatılan 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye süreci yürütülürken, usulsüzlük belirlenen 5 şirket TMSF’ye devredilmiş...
Suçtan elde edilen varlıklar da TMSF bünyesinde kurulan fona aktarılmasına başlanmış...
* * *
Yatırımcılar paralarını merdiven altı yapılara değil, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onaylı, devlet denetimindeki yasal fonlara yatırmalarını anlamak olanaklı.
Hiç kuşkusuz sistemin içindeki manipülasyonları, likidite sorunlarını ve portföy yönetim şirketlerinin suiistimallerini denetlemek yatırımcının değil, devletin, görevlilerin işidir...
Bu konuda küçük tasarruf sahiplerinin bir kusurunun olmadığı açıktır.
Zaten hükümet ve yargı, mağduriyeti gidermek adına 1 milyon TL ve altındaki fon paylarına ödeme önceliği tanınacağını açıklamaktadırlar.
Benim aklımın almadığı, aklımı kurcalayan asıl konu şudur; ‘Birikimlerini faiz duyarlılığı nedeniyle başka kanallara yöneltenler olağanın üstünde çok yüksek getiriyi (yatırdıklarının 10 katını 4 ayda almak gibi) nasıl içlerine sindirebilmekteler, bu banka faizi almaktan daha mı az suç, günahtır inancımıza göre?’
Dahası fonzedeler arasında ana parasını kurtarmaya razı olmayıp, parasını primiyle birlikte son kuruşuna kadar isteyenler de varmış...
* * *
Hiç kuşkusuz fonların tasfiye edileceğini yahut çökeceğini önceden haber alıp milyarlarca liralık usulsüz çıkış yapan bu yetkili, ‘ayrıcalıklı’ kişilerin haklı hiçbir yanı yoktur.
Usulsüz ve haksız kazanç sağlayanlar için hapis cezasının yanı sıra elde edilen menfaatin en az iki katı kadar parayı Hazineye ödeme (etkin pişmanlık) koşulu getirilmiş...
Böylelikle yatırımcıların ana paralarının hazineye yük olmadan mağdurlara ödenmelerinin sağlanması gerçekleşmiş olur...
Böylelikle başkalarının hakkı için yine başkalarının hakkı yenmemiş olur...