Hava Durumu

Tarımsal ürünlerde dış alım-dış satım konusunda yanlış bilinenler...

Yazının Giriş Tarihi: 12.01.2024 13:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.01.2024 13:57

Türkiye’nin tarımsal üretim, dış satım ve dış alım konularında kimileri siyasi getiri uğruna rakamları ya bilerek eğip bükmekte yahut bunu bilgisizliğinden yapmaktalar.

Tarım, kuşkusuz stratejik önemi nedeniyle gelişmişlik seviyelerinden bağımsız olarak, ülkelerin desteklediği sektörlerin başında gelmektedir.

Türkiye’de de tarımsal üretim desteklenmektedir...

Bunun azlığı, çokluğu kuşkusuz tartışılabilir...

Ama rakamların ortaya koyduğu gerçeklerin üstü örtülemez.

 

* * *

 

Türkiye’nin neden dışarıdan tarım ürünü satın aldığı konusu sürekli tartışma konusu oluyor.

Türkiye’de tarımsal üretim hemen her yıl bir önceki yıla oranla artmasına karşılık neden dış alım yapıldığı soruluyor ve bunun artarak sürmesi eleştiriliyor.

Türkiye’nin buğday üretimi aslında salt kendine yeter miktardadır.

Öyleyse neden dışarıdan alınıyor, deniyor...

Türkiye 40 milyonluk bir eski Türkiye değil, 90 milyona yaklaşan nüfusa yılda 50 milyon üstünde de dışarıdan turist eklenen bir ülkedir.

150 milyona yaklaşan bu nüfusu doyurmak için ne yapmak gerekir?

2028 yılına kadar turist sayısının 75 milyona çıkması beklenmektedir.

Bunun yanında dışarıdan alınan ürünlerin büyük bir kısmı işlenerek yine dışarı satılmaktadır.

Türkiye un dış satımında dünya 1.çisi, makarna dış satımında ise dünya 2.sidir. 

Dışarıdan alınan buğdayı işleyip yine dışarı satmaktadır.

O nedenle Türkiye’nin tarımsal dış ticaretinde cari fazlalık vardır.

Dış satımın dış alımı kat-kat aşarak karşıladığı sektörlerin başında Sebze, meyve, bitki parçaları, sert kabuklu yemiş konserveleri gibi gıdalar gelmektedir.

* * *

Evet, Buğday üretimi ise 22 milyon ton olarak gerçekleşirken dışarıdan da 10 milyon ton alım yapılmıştır.

Bu durum Türkiye’de gıda endüstrisinin büyüdüğünü, dış ticaret hacminin arttığının göstergesidir.

Tarımda üretim artıyorsa, neden dış alım yapılıyor, sorusunun yanıtı budur.

2023 yılında önceki yıla göre üretim kırmızı mercimekte yüzde 6, patateste yüzde 10,  kuru soğanda yüzde 11, kirazda yüzde 12,  vişnede yüzde 20 ve şeker pancarında yüzde 22 oranında artış yaşanmıştır.

Buna karşılık üretim kuru fasulyede yüzde 11, kavunda yüzde 12, ayçiçeğinde yüzde 14, pamukta ise yüzde 24 oranında düşüş yaşanmıştır.

Bu durumun dengelenebilmesi için desteklemelerle planlama yapılmalıdır hiç kuşkusuz.

* * *

 

Küresel ısınma, pandemi, savaşlar ve doğal afetlerin yol açtığı yeni dünyanın yeni üretim normalleri, ülkeleri daha fazla ve planlı üretime yöneltmiştir.

2022 yılında bitkisel üretim rekoru kıran ülkemiz, aynı zamanda tarım ürünleri dış satımında tüm zamanların en yüksek rakamına ulaşmıştır.

Dünyanın yeni normalinde ülkemizin tarımsal üretimdeki potansiyeli kuşkusuz daha ileri taşınmalıdır.

Gıda üretim sistemlerinin olası tüm risklere karşı dayanıklı ve güçlü bir yapıya kavuşturulması için her türlü önlem alınmalıdır.

Vatandaşın güvenilir gıdaya makul fiyatlarla erişebilmesi temel hedef olmalıdır.

Dünyadaki değişim ve gelişmelerin gerekli kıldığı yapısal dönüşüm sağlanmalıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.