İletişim ve ulaşım olanaklarının artmasıyla birlikte ülkeler ve toplumlar arasında artık hiçbir şey gizli kalmıyor…
Neredeyse ülkelerde seyreden fiyatlar ve asgari ücret ile emekli aylıkları günü-gününe izlenebilmekte.
Kişi başı gelir açısından olsun, gayri safi üretim miktarları açılarından olsun Türkiye’den daha geride olan ülkelerde asgari ücret yahut emekli maaş ortalamaların bizdenyüksek olması merakla ama kaygıyla da izleniyor…
Kuşkusuz bu durumun nedenini farklı kesimler başka-başka gösteriyor…
Kimileri Türkiye’de de insan yaşamının son yıllarda arttığını söylüyor, kimileri ise hükümet tercihine bağlıyor işi…
Oysa bir başka ve çok daha önemli olan bir unsur var ki bu daha akla yatkın…
O da Türkiye’de çalışan sayısının emeklilerin aylıklarını karşılayacak miktarda olmaması…
Söz gelimi Avrupa’da her 4 çalışana karşı bir emekli düşüyorsa bizde bu her 1 buçuk çalışana karşı bir emekli düşmesi…
Bunun nedenleri arasında başkaca nedenlerle birlikte kayıt dışılığı görmek gerekiyor…
Bir de gerçekten toplumsal kesimler arasındaki gelir dağılımı adaletsizliği…
2008’lerde yapılan ‘Reform’ adı altındaki düzenlemelerse bu adaletsizliği daha da körükledi…
* * *
Türkiye’nin nüfusu 86 milyon; devletten maaş alan kişi sayısı ise neredeyse 22 milyon.
Buna göre her 4 kişiden biri devletten geçiniyor, denebilir.
Ama bu rakama karşı çıkanlar emeklilerin devlet yani hazine yerine Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aylık almaları…
Yani kendilerinden kesilen paraların geri verilmesi.!
Bir ölçüde bu doğru olsa da emekli kesimler arasındaki adaletsiz dağıtımı açıklamaktan uzaktır…
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Türkiye’de bu gün yaklaşık 17 milyon kişi emekli aylığı alıyor.
EYT ile birlikte artan emekli sayısı,kamunun maaş ödeme tutarlarını da yükseltti kuşkusuz.
Bugün kısaca denebilir ki, SGK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre, 22 milyon kişi devletten maaş-aylık alıyor.
Biraz ayrıntılara indiğimizde toplamda 17 milyon emekli maaşı-aylığı alan kişi sayısı içinde yaşlılık aylığı alanlar 11 milyon 826 bin 453 kişi.
Ölüm aylığı alan kişi sayısı da 4 milyon 278 bin 496.
Diğer emekli maaşı alanların sayısı da 332 bin 622 kişi...
Türkiye’de kamuda çalışanların oranı çok görünse de dünya ortalamasına yakınken, kimi ülkelerin de altında hatta…
Dünya Bankası'nın 2020 yılına ait verilerine göre, Rusya dünya çapında en fazla kamu çalışanına sahip ülke.
Rusya'da toplam çalışanların yüzde 45’i kamu sektöründe görev alırken, Türkiye'de bu oran yüzde 16 dolayında…
* * *
Evet, emeklilerin aldıkları aylık olarak adlandırılmakta.
Yani emekliler sosyal güvenlik kurumlarından aylık almakta.
Sosyal güvenlik kurumlarının gelirleri de esas olarak primlerden ve kamu katkısından oluşmaktadır…
Türkiye'de sosyal güvenlik kurumunun (SGK) emeklilik ve sağlık harcamalarının yüzde 86,6'sı prim gelirlerinden oluşmaktadır.
Ve bilineceği üzere Prim gelirleri ihsan yahut hükümet ödemesi değildir… Çalışanlar adına yatırılan sosyal güvenlik katkılarıdır.
Dolayısıyla yüzde 86,6'sı prim gelirlerinden ödenen emekli aylıklarını devlet ödüyormuş gibi yazmak çok da doğru değildir…
Ne ki, 3600 gün prim ödeyenle 9 bin gün prim ödeyenin aynı emekli aylığını alıyor noktaya getirilmesi nasıl olmuştur.!?
Asıl konu budur…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Türkiye’de emekliler neden düşük aylık alıyor?
İletişim ve ulaşım olanaklarının artmasıyla birlikte ülkeler ve toplumlar arasında artık hiçbir şey gizli kalmıyor…
Neredeyse ülkelerde seyreden fiyatlar ve asgari ücret ile emekli aylıkları günü-gününe izlenebilmekte.
Kişi başı gelir açısından olsun, gayri safi üretim miktarları açılarından olsun Türkiye’den daha geride olan ülkelerde asgari ücret yahut emekli maaş ortalamaların bizden yüksek olması merakla ama kaygıyla da izleniyor…
Kuşkusuz bu durumun nedenini farklı kesimler başka-başka gösteriyor…
Kimileri Türkiye’de de insan yaşamının son yıllarda arttığını söylüyor, kimileri ise hükümet tercihine bağlıyor işi…
Oysa bir başka ve çok daha önemli olan bir unsur var ki bu daha akla yatkın…
O da Türkiye’de çalışan sayısının emeklilerin aylıklarını karşılayacak miktarda olmaması…
Söz gelimi Avrupa’da her 4 çalışana karşı bir emekli düşüyorsa bizde bu her 1 buçuk çalışana karşı bir emekli düşmesi…
Bunun nedenleri arasında başkaca nedenlerle birlikte kayıt dışılığı görmek gerekiyor…
Bir de gerçekten toplumsal kesimler arasındaki gelir dağılımı adaletsizliği…
2008’lerde yapılan ‘Reform’ adı altındaki düzenlemelerse bu adaletsizliği daha da körükledi…
* * *
Türkiye’nin nüfusu 86 milyon; devletten maaş alan kişi sayısı ise neredeyse 22 milyon.
Buna göre her 4 kişiden biri devletten geçiniyor, denebilir.
Ama bu rakama karşı çıkanlar emeklilerin devlet yani hazine yerine Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aylık almaları…
Yani kendilerinden kesilen paraların geri verilmesi.!
Bir ölçüde bu doğru olsa da emekli kesimler arasındaki adaletsiz dağıtımı açıklamaktan uzaktır…
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Türkiye’de bu gün yaklaşık 17 milyon kişi emekli aylığı alıyor.
EYT ile birlikte artan emekli sayısı, kamunun maaş ödeme tutarlarını da yükseltti kuşkusuz.
Bugün kısaca denebilir ki, SGK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre, 22 milyon kişi devletten maaş-aylık alıyor.
Biraz ayrıntılara indiğimizde toplamda 17 milyon emekli maaşı-aylığı alan kişi sayısı içinde yaşlılık aylığı alanlar 11 milyon 826 bin 453 kişi.
Ölüm aylığı alan kişi sayısı da 4 milyon 278 bin 496.
Diğer emekli maaşı alanların sayısı da 332 bin 622 kişi...
Türkiye’de kamuda çalışanların oranı çok görünse de dünya ortalamasına yakınken, kimi ülkelerin de altında hatta…
Dünya Bankası'nın 2020 yılına ait verilerine göre, Rusya dünya çapında en fazla kamu çalışanına sahip ülke.
Rusya'da toplam çalışanların yüzde 45’i kamu sektöründe görev alırken, Türkiye'de bu oran yüzde 16 dolayında…
* * *
Evet, emeklilerin aldıkları aylık olarak adlandırılmakta.
Yani emekliler sosyal güvenlik kurumlarından aylık almakta.
Sosyal güvenlik kurumlarının gelirleri de esas olarak primlerden ve kamu katkısından oluşmaktadır…
Türkiye'de sosyal güvenlik kurumunun (SGK) emeklilik ve sağlık harcamalarının yüzde 86,6'sı prim gelirlerinden oluşmaktadır.
Ve bilineceği üzere Prim gelirleri ihsan yahut hükümet ödemesi değildir… Çalışanlar adına yatırılan sosyal güvenlik katkılarıdır.
Dolayısıyla yüzde 86,6'sı prim gelirlerinden ödenen emekli aylıklarını devlet ödüyormuş gibi yazmak çok da doğru değildir…
Ne ki, 3600 gün prim ödeyenle 9 bin gün prim ödeyenin aynı emekli aylığını alıyor noktaya getirilmesi nasıl olmuştur.!?
Asıl konu budur…