Hava Durumu

Umut...

Yazının Giriş Tarihi: 14.06.2026 17:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.06.2026 17:52

Öğretmen, dersin arasında çocukların dikkatinin dağıldığını hissetmişti. Uzun süredir yağmur yağmıyordu ve toprak kurumaya, ekinler solmaya başlamıştı.

Köylüler de artık dışarda yağmur duasına başlamışlardı...

Bu, dedelerinden, atalarından kalan bir inanıştı.

Ömer’in babası da ona geçen akşam ‘Yağmur yağması için Allah’a dua et oğlum, buna gerçekten ihtiyacımız var’ derken, yüzünde bir umarsızlık değil umut okunuyordu.

Öğretmen, çocukları neşelendirmek için dersi kesti.

Size bir bilmece soracağım çocuklar. Üç soru. Yanıtlamadan önce iyice düşünün. Ama önce, köyümüzdeki son tartışmaları anımsayın. Tarla açmak için orman alanının yok edilmesi, köye yakın kurulan yeni fabrikaların yarattığı sorunlar, gürül gürül akan çeşmelerin zamanında ne şekilde kullanıldığı ve enerji tasarrufu için yapmadıklarımız... Neredeyse hepimiz doğruları biliyoruz ama acı olan, bencil ve düşüncesiz davranarak sürekli yanlış yapmamızdır.

Eğer bilmecenin yanıtlarını doğru olarak verirseniz, sizler gelecekte bütün bunları değiştirebilirsiniz. Gelelim sorulara. Birinci soru; Dünyada en şişman şey nedir? İkinci soru; En hızlı şey nedir? Üçüncü soru ise; En iyi şey nedir?

Çocuklardan önce değişik yanıtlar geldi.

Kimi, onları yeniden neşelendirecek kadar komikti de hem de...

Hatice en şişman şeyin ağıllarındaki sarı kız, en hızlının şimşek, en iyinin ise annesi olduğunu söyledi.

Abdullah ise en şişmanın amcası, en hızlının kendi atı, en iyinin ise öğretmeni olduğunu belirtti.

Fil, yağmur, ses, roket, güneş, balina, buğday ambarı gibi birçok yanıtlar alındı çocuklardan...

Öğretmen hepsini bir diğer örneklerle ortadan kaldırdı...

Sonra uzun bir sessizlik oldu ve Ömer konuşmak için parmak kaldırdı; ‘Öğretmenim, sanırım ben ne demek istediğinizi anladım. Dünyadaki en şişman şey, topraktır, hepimizi besleyen en hızlı şey ise düşüncedir, en iyiye gelince, sanırım o da doğanın iyiliğidir. Ona o kadar kötü davranmamıza karşın hala yaşamayı sürdürüyoruz...’

Öğretmen sınıfa Ömer’in yanıtlarını onaylayıp onaylamadıklarını sordu. Hepsi iyi ve akıllı çocuklardı, hepsi yanıtların çok doğru olduklarını ilettiler ve arkadaşlarını alkışlayarak kutladılar...

Şimdi kuraklıkla karşı karşıya olabilirlerdi ama onlar geleceğin daha güzel olacağından emindiler...

(Alıntı)

Çıkarım:

Sanayileşmenin ve aşırı tüketimin gezegenimizde yarattığı tahribata baktığımızda, çoğu insanın kendini bunalmış hissetmesi hiç de şaşırtıcı değildir...

İklim değişikliğiyle mücadelede tek bir ailenin gerçekten fark oluşturabileceği hiç unutulmamalıdır.

Doğaya verilen zararlardan kuşkusuz toplum olarak, insanlık olarak bizler sorumluyuz.

Her birimizin tek-tek kendi evlerimizde daha çevre dostu olmak için yapabileceğimiz bilinçli seçimler mutlaka vardır.

Doğayı sevmek demek bitkileri, hayvanları ve hatta insanları sevmek demektir.

Doğa sevgisi sevgilerin başlangıcıdır ve sağlıklı bir gelecek olmasını istiyorsak çocuklarımıza doğa sevgisini aşılamamız gerekmektedir.

Çocukların doğal meraklarından yararlanılarak, onların çevrelerini ve doğayı gözleyerek, araştırma ve tanımaları, çevreleri hakkındaki bilgiyi yaparak-yaşayarak, sorumluluk alarak öğrenmelerini sağlayabiliriz.

Çocukların doğayı sevmesinin en etkili yolu, onunla doğrudan temas kurmalarıdır.

Parkta yürüyüş yapmak, bahçeyle ilgilenmek yahut açık havada zaman geçirmek doğaya karşı farkındalıklarını artırır...

Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras doğa sevgisidir.

Bunu başardığımızda umutsuz olmamız için bir neden kalmaz...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.