İşte yeni bir yıla daha girdik, hatta ilk haftasını bile devirdik…
Yeni yıla kimimiz evimizde ailelerimizle, kimimiz, dışarıda eğlenerek, dans ederek, kimimiz ibadet ederek girdi…
Kimimiz tutsak, kimimiz eski coşkusundan uzak, hasta ve kimimiz neşeyle…
Evet, yeni bir yıla girdik de ne değişti eskiye göre?
Bölgemizde ve dünyanın pek çok yerinde yerinden yurdundan edilmiş, açlıkla boğuşan insanlar da yeni bir yıla girdi..!
Gazze’de dram sürerken, katil İsrail Suriye’ye saldırılarını sürdürdü.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro ABD ordusu tarafından Uluslararası hukuk yaklar altına alınarak korsanca bir davranışla ülkesinden kaçırıldı…
Bir yılı daha geride bırakırken ömür sermayemizin de bir bölümünü harcamış bulunduk biz de…
Yaşamımızdan bir yıl daha eksilirken, ömrümüzün de sonuna biraz daha yaklaştık…
* * *
Hep diledik, dua ettik, eski yılın depremlerinin, yangınlarının, savaşlarının, alçaklıklarının acılarının üzerimizde bıraktığı tortular geride kalır inşallah, diye…
Ne ki, yeni yılı, yılları göremeden aramızdan ayrılanlar da oldu.
Onların yakınlarının, dostlarının acıları insanda hiç ‘Yeni bir yıl’ sevinci bırakmadı hiç kuşkusuz.
‘Ateş düştüğü yeri yaktı yani’
Yeni bir yıl, ne kadar coşkuyla girdiğimiz değil, hayallerimizin ve hedeflerimizin kararlılığındaki eylemimiz değil midir aslında?
Yeni yıl, yeni bir yaşam değildir, ne ki, hayallerimiz ve hedeflerimiz olursa, yıl bizler için büyük değişim nedeni olabilir…
Bakış açısını değiştiren, bizi dibe çeken insanlar yerine, yaşamımızda hatırı sayılır anılar bırakan ortamlar kurulabilir oysa…
* * *
Evet, yeni yıla, yeni yıllara ulaşmak hepimizin dileği ama tüm bu dileklere karşın ömürleri sonlanan yakınlarımız, dostlarımız da oluyor kuşkusuz.
5 yıl önce yeni bir yıla günler kala dostum, arkadaşım Makina Mühendisi Hasan Taşkut’u yitirmiştik…
Mekânı cennet olsun inşallah…
Tertemiz, aydınlık, güleç yüzlü, candan bir dosttu…
Tanıdığım en içtenlikli demokrattı öte yandan…
Yapmacıksız bir sevecenliği vardı, kibardı, zarifti; düşüncelerini yakıp-yıkmadan ama kararlılıkla savunurdu...
Çalışkanlığı, üretkenliği ve güven duyulan kişiliğiyle çokça dost edinmişti.
İşinde, siyasette, insan ilişkililerindeiçten, dürüst, sevecen yapısıyla çok insanın kalbinde yer edinmiş bir dosttu Hasan Taşkut.
Siyasette tanıdığım en içten, dürüst bir demokrattı O…
İş ahlakında da güven duyulan bir meslek erbabıydı…
Kalbiyle bir sıkıntısının olduğu biliyordu ama o bunu hiç belli etmezdi.
Yeni yıla varmadan kayıp gidivermişti 5 yıl önce zamansızca aramızdan…
Hani ‘Ben oynadım, sıkıldım, biraz da siz oynayın’ der gibi habersizce çekilip gitti aramızdan.
Ve aradan koca bir 5 yıl geçti…
Yüzünde o sürekli gülümsemesi yer etmişti hafızalarımıza.
Onunla yetineceğiz artık, yaşam böle bir şey…
Sırası gelen geri dönüyor Âlemlerin Rabbine…
Gök kubbede kalansa bizleri avutan sedası kalıyor geride…
Ne mutlu geride böyle güzel sedalar bırakanlara...
Ne mutlu arkasından böyle güzel anımsananlara dualarla…
Onları unutmayacağız hiçbir zaman…
Umutlarımız ise her zaman taze ve diri…
Umutlar hiç tükenmemeli yani…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORHAN KAPLAN
Unutmuyoruz, unutmayacağız…
İşte yeni bir yıla daha girdik, hatta ilk haftasını bile devirdik…
Yeni yıla kimimiz evimizde ailelerimizle, kimimiz, dışarıda eğlenerek, dans ederek, kimimiz ibadet ederek girdi…
Kimimiz tutsak, kimimiz eski coşkusundan uzak, hasta ve kimimiz neşeyle…
Evet, yeni bir yıla girdik de ne değişti eskiye göre?
Bölgemizde ve dünyanın pek çok yerinde yerinden yurdundan edilmiş, açlıkla boğuşan insanlar da yeni bir yıla girdi..!
Gazze’de dram sürerken, katil İsrail Suriye’ye saldırılarını sürdürdü.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro ABD ordusu tarafından Uluslararası hukuk yaklar altına alınarak korsanca bir davranışla ülkesinden kaçırıldı…
Bir yılı daha geride bırakırken ömür sermayemizin de bir bölümünü harcamış bulunduk biz de…
Yaşamımızdan bir yıl daha eksilirken, ömrümüzün de sonuna biraz daha yaklaştık…
* * *
Hep diledik, dua ettik, eski yılın depremlerinin, yangınlarının, savaşlarının, alçaklıklarının acılarının üzerimizde bıraktığı tortular geride kalır inşallah, diye…
Ne ki, yeni yılı, yılları göremeden aramızdan ayrılanlar da oldu.
Onların yakınlarının, dostlarının acıları insanda hiç ‘Yeni bir yıl’ sevinci bırakmadı hiç kuşkusuz.
‘Ateş düştüğü yeri yaktı yani’
Yeni bir yıl, ne kadar coşkuyla girdiğimiz değil, hayallerimizin ve hedeflerimizin kararlılığındaki eylemimiz değil midir aslında?
Yeni yıl, yeni bir yaşam değildir, ne ki, hayallerimiz ve hedeflerimiz olursa, yıl bizler için büyük değişim nedeni olabilir…
Bakış açısını değiştiren, bizi dibe çeken insanlar yerine, yaşamımızda hatırı sayılır anılar bırakan ortamlar kurulabilir oysa…
* * *
Evet, yeni yıla, yeni yıllara ulaşmak hepimizin dileği ama tüm bu dileklere karşın ömürleri sonlanan yakınlarımız, dostlarımız da oluyor kuşkusuz.
5 yıl önce yeni bir yıla günler kala dostum, arkadaşım Makina Mühendisi Hasan Taşkut’u yitirmiştik…
Mekânı cennet olsun inşallah…
Tertemiz, aydınlık, güleç yüzlü, candan bir dosttu…
Tanıdığım en içtenlikli demokrattı öte yandan…
Yapmacıksız bir sevecenliği vardı, kibardı, zarifti; düşüncelerini yakıp-yıkmadan ama kararlılıkla savunurdu...
Çalışkanlığı, üretkenliği ve güven duyulan kişiliğiyle çokça dost edinmişti.
İşinde, siyasette, insan ilişkililerinde içten, dürüst, sevecen yapısıyla çok insanın kalbinde yer edinmiş bir dosttu Hasan Taşkut.
Siyasette tanıdığım en içten, dürüst bir demokrattı O…
İş ahlakında da güven duyulan bir meslek erbabıydı…
Kalbiyle bir sıkıntısının olduğu biliyordu ama o bunu hiç belli etmezdi.
Yeni yıla varmadan kayıp gidivermişti 5 yıl önce zamansızca aramızdan…
Hani ‘Ben oynadım, sıkıldım, biraz da siz oynayın’ der gibi habersizce çekilip gitti aramızdan.
Ve aradan koca bir 5 yıl geçti…
Yüzünde o sürekli gülümsemesi yer etmişti hafızalarımıza.
Onunla yetineceğiz artık, yaşam böle bir şey…
Sırası gelen geri dönüyor Âlemlerin Rabbine…
Gök kubbede kalansa bizleri avutan sedası kalıyor geride…
Ne mutlu geride böyle güzel sedalar bırakanlara...
Ne mutlu arkasından böyle güzel anımsananlara dualarla…
Onları unutmayacağız hiçbir zaman…
Umutlarımız ise her zaman taze ve diri…
Umutlar hiç tükenmemeli yani…