Hava Durumu

Barış elçisi Erhan Ankara’da da olmalı mı?

Yazının Giriş Tarihi: 07.08.2026 18:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.08.2026 18:35

Bursa Ağrı İli ve İlçeleri Dernek Başkanı Erhan Öztürk nerde bir sorun varsa çözmek için aranan bir barış elçisi olduğunu bilmeyen kimse yoktur.

Toplumların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri huzur ve toplumsal barıştır.

Ekonomik sorunlar çözülebilir, siyasi görüş ayrılıkları zamanla değişebilir; ancak insanların birbirine düşman hale geldiği bir ortamda kalıcı bir gelecek inşa etmek oldukça zordur.

Bu nedenle toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren, kırgınlıkları sona erdirmeye çalışan ve kardeşlik köprüleri kuran insanlar her zaman ayrı bir değere sahiptir.

Bursa'da yıllardır sivil toplum alanında faaliyet gösteren ve birçok husumetin sona ermesinde arabuluculuk yapan Erhan Öztürk, kamuoyunda "Barış Elçisi" olarak anılmaktadır.

Farklı aileler arasında yaşanan anlaşmazlıkların çözümüne katkı sunması, insanların yeniden aynı sofrada buluşmasına vesile olması ve toplumsal uzlaşı için çaba göstermesi takdir edilen çalışmalardır.

Burada önemli bir soru ortaya çıkıyor.

Toplumda karşılığı olan, insanları bir araya getirebilen, sorunları diyalog yoluyla çözebilen isimler siyasette daha fazla yer almalı mı?

Demokrasilerde siyaset yalnızca seçim kazanmak veya parti çalışması yapmak değildir.

Siyaset aynı zamanda toplumun nabzını tutmak, insanların sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmektir.

Bu açıdan bakıldığında, sahada insanların arasında bulunan, toplumun farklı kesimleriyle iletişim kurabilen ve uzlaşma kültürünü benimsemiş isimlerin Ankara'da görev alması ülkeye katkı sağlayabilir.

Elbette bir kişinin milletvekili ya da siyasetçi olması gerektiğine karar verecek olan halktır.

Ancak toplumun içinden gelen, insanların derdini bilen ve yıllarca sivil toplumda tecrübe kazanmış kişilerin devlet yönetiminde ve karar alma mekanizmalarında yer almasının faydalı olabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Türkiye'nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu kavramlardan biri birlik ve beraberliktir.

Terörsüz Türkiye hedefinin başarıya ulaşması, sadece güvenlik politikalarıyla değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlenmesiyle mümkündür.

İnsanları ayrıştıran değil birleştiren, kutuplaştıran değil uzlaştıran anlayışın güç kazanması ülkenin geleceği açısından önem taşımaktadır.

Bu nedenle soru şudur:

Yıllardır toplumun içinde barış ve uzlaşı için çalışan insanlar yalnızca sivil toplumda mı kalmalı, yoksa Ankara'da da söz sahibi olmalı mı?

Bu sorunun cevabını verecek olan milletin kendisidir.

Ancak bir gerçek var ki; toplumsal barış için emek veren insanların çoğalması da, karar alma mekanizmalarında yer alması da Türkiye'nin kazancı olacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.