EMADDER dernek başkanı Mihriban UĞURLU ve ekibinin mücadelesini görmezden gelemem.
Toplumların en güçlü dayanağı adalettir.
Adaletin zedelendiği yerde güven azalır, vicdanlar sorgulamaya başlar.
Bugün Türkiye’nin en çok tartışılan konularından biri olan kademeli emeklilik de tam olarak böyle bir tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Milyonlarca çalışan aynı iş yerinde, aynı şartlarda, aynı primi ödeyerek yıllarca emek veriyor.
Ancak sadece sigorta başlangıç tarihindeki birkaç günlük ya da birkaç aylık fark nedeniyle emeklilik sürelerinde yılları bulan uçurumlar oluşabiliyor.
İşte kademeli emeklilik talebinin temelinde de bu durum yatıyor.
Kademeli emeklilik isteyenler yeni bir ayrıcalık talep ettiklerini söylemiyor.
Onların dile getirdiği temel istek, geçiş sürecinin daha adil bir şekilde düzenlenmesi.
Bir günle, bir ayla, birkaç ayla yıllarca beklemek zorunda kalmak hakkaniyetli değildir.
Elbette madalyonun diğer yüzü de var.
Devletin sosyal güvenlik sistemini mali açıdan sürdürülebilir kılması gerekiyor.
Kamu bütçesi, çalışan-emekli dengesi ve uzun vadeli finansman hesapları göz ardı edilemez.
Bu nedenle konu yalnızca duygularla değil, bilimsel veriler ve ekonomik gerçeklerle de değerlendirilmek zorunda.
Aynı yükü taşıyan iki insandan birinin emekli olurken diğerinin yalnızca bir tarih farkı nedeniyle yıllarca daha çalışmak zorunda kalması, toplumun adalet duygusunu güçlendiriyor mu, yoksa zedeliyor mu?
Bu sorunun cevabını siyasetçiler verecek, yasaları Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkaracak.
Ancak vicdanlarda oluşan kanaati ise toplum belirleyecek.
Bugün kademeli emeklilik isteyen milyonlarca insanın ortak çağrısı şu sözlerde özetleniyor:
Kademe Şart Olmuştur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
OZAN ÖZTÜRK
EMADDER’E TAM DESTEK
EMADDER dernek başkanı Mihriban UĞURLU ve ekibinin mücadelesini görmezden gelemem.
Toplumların en güçlü dayanağı adalettir.
Adaletin zedelendiği yerde güven azalır, vicdanlar sorgulamaya başlar.
Bugün Türkiye’nin en çok tartışılan konularından biri olan kademeli emeklilik de tam olarak böyle bir tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Milyonlarca çalışan aynı iş yerinde, aynı şartlarda, aynı primi ödeyerek yıllarca emek veriyor.
Ancak sadece sigorta başlangıç tarihindeki birkaç günlük ya da birkaç aylık fark nedeniyle emeklilik sürelerinde yılları bulan uçurumlar oluşabiliyor.
İşte kademeli emeklilik talebinin temelinde de bu durum yatıyor.
Kademeli emeklilik isteyenler yeni bir ayrıcalık talep ettiklerini söylemiyor.
Onların dile getirdiği temel istek, geçiş sürecinin daha adil bir şekilde düzenlenmesi.
Bir günle, bir ayla, birkaç ayla yıllarca beklemek zorunda kalmak hakkaniyetli değildir.
Elbette madalyonun diğer yüzü de var.
Devletin sosyal güvenlik sistemini mali açıdan sürdürülebilir kılması gerekiyor.
Kamu bütçesi, çalışan-emekli dengesi ve uzun vadeli finansman hesapları göz ardı edilemez.
Bu nedenle konu yalnızca duygularla değil, bilimsel veriler ve ekonomik gerçeklerle de değerlendirilmek zorunda.
Aynı yükü taşıyan iki insandan birinin emekli olurken diğerinin yalnızca bir tarih farkı nedeniyle yıllarca daha çalışmak zorunda kalması, toplumun adalet duygusunu güçlendiriyor mu, yoksa zedeliyor mu?
Bu sorunun cevabını siyasetçiler verecek, yasaları Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkaracak.
Ancak vicdanlarda oluşan kanaati ise toplum belirleyecek.
Bugün kademeli emeklilik isteyen milyonlarca insanın ortak çağrısı şu sözlerde özetleniyor:
Kademe Şart Olmuştur.