Emlak ilanları artık Gelir İdaresi Başkanlığı'nın radarında.
İlan fiyatları takip edilecek, gayrimenkul satışları daha yakından denetlenecek.
Peki geçmiş ne olacak?
Devlet bugünü denetlemeye hazırlanıyor ama geçmişte tapuda düşük gösterilen gayrimenkul bedellerinin oluşturduğu sorun hâlâ ortada duruyor.
Burada önemli bir ayrımı netleştirelim:
Tapu harcı başka, gayrimenkul değer artış kazancı vergisi başka.
Tapu harcı, gayrimenkulün alım-satım işlemi sırasında ödenen harçtır.
Değer artış kazancı vergisi ise belirli şartlarda, gayrimenkulün edinim bedeli ile satış bedeli arasındaki kazanç üzerinden gündeme gelen gelir vergisidir.
Asıl sorun da burada başlıyor.
Yıllar önce tapuda düşük bedelle edinilmiş bir gayrimenkul bugün yüksek bir bedelle satıldığında, aradaki fark değer artış kazancı hesabında önem kazanıyor.
Ancak 10-15 yıl önceki tapu bedeli ile bugünkü satış fiyatı arasındaki farkın tamamına doğrudan "gerçek kazanç" gözüyle bakmak da tartışmalıdır.
Enflasyon, paranın değer kaybı ve geçen yıllardaki ekonomik değişimler dikkate alınmalıdır.
Şimdi soruyorum:
Geçmişte düşük gösterilmiş tapu değerlerinin oluşturduğu bu vergi yükünü bugün vatandaşa bırakmak adil mi?
Hazine ve Maliye Bakanlığı burada bir çözüm üretmeli.
Bir defaya mahsus gayrimenkul değerlerinde kapsamlı bir güncelleme yapılmalı ve geçmişten gelen değer karmaşası temizlenmelidir.
Bundan sonra ise gerçek satış bedeli üzerinden şeffaf ve sıkı bir sistem uygulanabilir.
Devlet elbette vergisini almalı, kayıt dışılığın üzerine gitmeli.
Ama vergi almak başka, vergi adaleti sağlamak başka.
İlan fiyatı ile gerçek satış fiyatı da birbirine karıştırılmamalı.
İnternette 6 milyon liraya ilana çıkan bir taşınmazın 5 milyon liraya satılması mümkündür.
İlan fiyatı bir beklentidir; gerçekleşen satış bedeli ise vergisel değerlendirmede ayrı bir konudur.
Bugün ilanları takip etmek kolay.
Asıl zor olan, geçmişin yanlış değerleriyle bugünün gerçek değerleri arasındaki hesabı adil şekilde çözmektir.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanlığı;
Yeni sistemi kurun, denetimi artırın. Ama geçmişten gelen vergi sorununu da çözün.
Çünkü vatandaşın ihtiyacı yeni bir vergi sürprizi değil; hangi verginin neden alındığını açıkça bildiği, adil ve öngörülebilir bir sistemdir.
Yeni sayfa açılacaksa, önce eski hesap temizlenmelidir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
OZAN ÖZTÜRK
İLANLAR TAKİPTE, PEKİ GEÇMİŞİN HESABI NE OLACAK?
Emlak ilanları artık Gelir İdaresi Başkanlığı'nın radarında.
İlan fiyatları takip edilecek, gayrimenkul satışları daha yakından denetlenecek.
Peki geçmiş ne olacak?
Devlet bugünü denetlemeye hazırlanıyor ama geçmişte tapuda düşük gösterilen gayrimenkul bedellerinin oluşturduğu sorun hâlâ ortada duruyor.
Burada önemli bir ayrımı netleştirelim:
Tapu harcı başka, gayrimenkul değer artış kazancı vergisi başka.
Tapu harcı, gayrimenkulün alım-satım işlemi sırasında ödenen harçtır.
Değer artış kazancı vergisi ise belirli şartlarda, gayrimenkulün edinim bedeli ile satış bedeli arasındaki kazanç üzerinden gündeme gelen gelir vergisidir.
Asıl sorun da burada başlıyor.
Yıllar önce tapuda düşük bedelle edinilmiş bir gayrimenkul bugün yüksek bir bedelle satıldığında, aradaki fark değer artış kazancı hesabında önem kazanıyor.
Ancak 10-15 yıl önceki tapu bedeli ile bugünkü satış fiyatı arasındaki farkın tamamına doğrudan "gerçek kazanç" gözüyle bakmak da tartışmalıdır.
Enflasyon, paranın değer kaybı ve geçen yıllardaki ekonomik değişimler dikkate alınmalıdır.
Şimdi soruyorum:
Geçmişte düşük gösterilmiş tapu değerlerinin oluşturduğu bu vergi yükünü bugün vatandaşa bırakmak adil mi?
Hazine ve Maliye Bakanlığı burada bir çözüm üretmeli.
Bir defaya mahsus gayrimenkul değerlerinde kapsamlı bir güncelleme yapılmalı ve geçmişten gelen değer karmaşası temizlenmelidir.
Bundan sonra ise gerçek satış bedeli üzerinden şeffaf ve sıkı bir sistem uygulanabilir.
Devlet elbette vergisini almalı, kayıt dışılığın üzerine gitmeli.
Ama vergi almak başka, vergi adaleti sağlamak başka.
İlan fiyatı ile gerçek satış fiyatı da birbirine karıştırılmamalı.
İnternette 6 milyon liraya ilana çıkan bir taşınmazın 5 milyon liraya satılması mümkündür.
İlan fiyatı bir beklentidir; gerçekleşen satış bedeli ise vergisel değerlendirmede ayrı bir konudur.
Bugün ilanları takip etmek kolay.
Asıl zor olan, geçmişin yanlış değerleriyle bugünün gerçek değerleri arasındaki hesabı adil şekilde çözmektir.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanlığı;
Yeni sistemi kurun, denetimi artırın. Ama geçmişten gelen vergi sorununu da çözün.
Çünkü vatandaşın ihtiyacı yeni bir vergi sürprizi değil; hangi verginin neden alındığını açıkça bildiği, adil ve öngörülebilir bir sistemdir.
Yeni sayfa açılacaksa, önce eski hesap temizlenmelidir.