Bu topraklarda yüz yıldır barışın, kardeşliğin ve insanlığın imtihanı veriliyor. Kimi zaman dağlarda, kimi zaman şehir meydanlarında şehit verdik.
Ama hiçbir zaman inancımızı, sevgimizi ve umudumuzu kaybetmedik.
Çünkü biz, aynı gökyüzüne bakan, aynı ezanı duyan, aynı toprağı vatan bilen bir milletiz.
Terör, yalnızca silahla değil, korkuyla beslenir.
Fakat Türk milleti hiçbir zaman korkuya teslim olmadı.
Çocuklarını sabah okula “vatan sağ olsun” diyerek gönderen annelerin, şehit haberi geldiğinde gözyaşını yüreğine akıtan babaların sabrıyla ayakta kaldı bu ülke.
Bugün artık sokaklarımızda huzurun sesi daha gür olacak.
Şehirlerimizde üretim, okullarımızda umut, sınırlarımızda güven var.
Ama “terörsüz Türkiye” yalnızca askerle, polisle değil; birlik duygusuyla mümkün olur.
Birbirimizi sevmeyi, dinlemeyi, anlamayı yeniden öğrenmeliyiz.
Çünkü terörün en büyük hedefi; bizi birbirimize düşürmektir.
Bu noktada Devlet Bahçeli’nin yıllardır vurguladığı “önce ülkem ve milletim” anlayışı, tam da bu ruhun ifadesidir.
Bahçeli’nin “birlikten doğan kudret” çağrısı, teröre karşı yalnızca güvenlik değil, millî dayanışma cephesini de güçlendiriyor.
Devlet aklıyla, kararlılıkla ve inançla yürütülen bu mücadele, artık sadece sınır ötesinde değil, gönüllerde de kazanılıyor.
Gelin, ideolojilerden değil vicdanlardan konuşalım.
Unutmayalım.
Biz farklı düşünsek de aynı bayrağın gölgesindeyiz.
Ve bu topraklarda kardeşlik kazandıkça, terör kaybedecektir
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
OZAN ÖZTÜRK
TERÖRSÜZ TÜRKİYE AYNI BAYRAĞIN GÖLGESİNDE
Bu topraklarda yüz yıldır barışın, kardeşliğin ve insanlığın imtihanı veriliyor. Kimi zaman dağlarda, kimi zaman şehir meydanlarında şehit verdik.
Ama hiçbir zaman inancımızı, sevgimizi ve umudumuzu kaybetmedik.
Çünkü biz, aynı gökyüzüne bakan, aynı ezanı duyan, aynı toprağı vatan bilen bir milletiz.
Terör, yalnızca silahla değil, korkuyla beslenir.
Fakat Türk milleti hiçbir zaman korkuya teslim olmadı.
Çocuklarını sabah okula “vatan sağ olsun” diyerek gönderen annelerin, şehit haberi geldiğinde gözyaşını yüreğine akıtan babaların sabrıyla ayakta kaldı bu ülke.
Bugün artık sokaklarımızda huzurun sesi daha gür olacak.
Şehirlerimizde üretim, okullarımızda umut, sınırlarımızda güven var.
Ama “terörsüz Türkiye” yalnızca askerle, polisle değil; birlik duygusuyla mümkün olur.
Birbirimizi sevmeyi, dinlemeyi, anlamayı yeniden öğrenmeliyiz.
Çünkü terörün en büyük hedefi; bizi birbirimize düşürmektir.
Bu noktada Devlet Bahçeli’nin yıllardır vurguladığı “önce ülkem ve milletim” anlayışı, tam da bu ruhun ifadesidir.
Bahçeli’nin “birlikten doğan kudret” çağrısı, teröre karşı yalnızca güvenlik değil, millî dayanışma cephesini de güçlendiriyor.
Devlet aklıyla, kararlılıkla ve inançla yürütülen bu mücadele, artık sadece sınır ötesinde değil, gönüllerde de kazanılıyor.
Gelin, ideolojilerden değil vicdanlardan konuşalım.
Unutmayalım.
Biz farklı düşünsek de aynı bayrağın gölgesindeyiz.
Ve bu topraklarda kardeşlik kazandıkça, terör kaybedecektir