Hava Durumu

TÜRKİYE’DE EVLİLİK ZOR, DAMAT ROTAYI ENDONEZYA’YA KIRDI!

Yazının Giriş Tarihi: 27.09.2026 18:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.09.2026 18:31

Bir damat, Endonezya’dan tanıştığı gelin adayıyla Ankara’ya geldi.

Genç kadın, damadın ailesi tarafından havalimanında çiçeklerle karşılandı.

Görüntü sıcak, haber ilgi çekici…

Ama bu görüntünün arkasında çok daha önemli bir soru var:

Türkiye’de gençler neden evlenmekte zorlanıyor?

Bugün bir genç için evlilik yalnızca “seviyorum, evleniyorum” demekten ibaret değil.

Önce iş bulacak.

Düzenli bir geliri olacak.

Ev kiralayacak ya da ev alacak.

Mobilyasını, beyaz eşyasını alacak.

Düğün yapacak.

Altın takacak.

Yetmeyecek…

Ailelerin beklentilerini de karşılamaya çalışacak.

Bütün bunların sonunda da mümkünse borç batağına girmeden bir yuva kuracak.

Peki, bu şartlarda gençler nasıl evlenecek?

2025 yılında Türkiye’de 552 bin çift evlendi.

Bir önceki yıla göre evlenen çiftlerin sayısında düşüş yaşandı.

Ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 28,5, kadınlarda ise 26 oldu.

Tablo açık.

Türkiye’de evlilik bitmedi.

Ama evlenmek zorlaştı.

Burada bütün sorumluluğu kadınlara veya erkeklere yüklemek kolaycılık olur.

Bir genç erkek, evlilik için kendisinden beklenen ekonomik şartları karşılayamıyorsa mesele yalnızca onun kişisel başarısı değildir.

Ortada ekonomik şartlar, gelir dağılımı, konut fiyatları, kiralar, düğün kültürü ve ailelerin beklentileri gibi birçok faktör var.

Son dönemde Endonezya gibi Asya ülkelerinden eş arayan Türk erkekleri de bu tartışmanın içinde gündeme geliyor.

Fakat buradan “Endonezyalı kadınların beklentileri daha düşük” gibi bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Bir ülkenin kadınlarını topluca daha az talepkâr ilan etmek, Türkiye’deki ekonomik problemi çözmez.

Asıl konuşmamız gereken konu başka.

Gençlerin ekonomik gücü.

Düğün salonları…

Altın fiyatları…

Kiralar…

Mobilya…

Beyaz eşya…

Bütün bunların toplamı, gençlerin evlilik kararını doğrudan etkiliyor.

Bir genç, “Önce ev sahibi olayım, sonra evlenirim” diyor.

Bir başkası, “Düğün masrafını nasıl karşılayacağım?” diye düşünüyor.

Bir diğeri ise “Borçlanarak bir hayata başlamak istemiyorum” diyor.

Evlilik yaşı yükseliyor.

Evlilik sayısı azalıyor.

Sonra toplum dönüp gençlere soruyor:

“Neden evlenmiyorsunuz?”

İşte asıl çelişki burada.

Gençlere neden evlenmediklerini sormadan önce, evlenmenin maliyetini konuşmak gerekiyor.

Endonezya’dan gelen gelin adayı haberi elbette ilgi çekici.

Ancak tek bir örnek üzerinden toplumsal sonuç çıkarmak doğru değil.

Türkiye’de kaç Endonezya vatandaşı Türk vatandaşlarıyla evleniyor?

Ancak çözüm, damadın rotasını Asya’ya çevirmesinde değil.

Çözüm; gençlerin evlenmek için yıllarca borçlanmak zorunda kalmadığı, konut ve düğün maliyetlerinin ulaşılabilir olduğu, düzenli gelirin güvence altına alındığı bir ekonomik ortam oluşturabilmekte.

Çünkü evlilik, ailelerin bütün beklentilerini karşılamak için yapılan bir gösteri değildir.

Evlilik, iki insanın birlikte bir hayat kurma kararıdır.

Türkiye’de bu kararın önündeki ekonomik yükü azaltmadan, evliliklerdeki düşüşü yalnızca kadınlara ya da erkeklere bağlamak gerçekçi değildir.

Asıl mesele damadın hangi ülkeye gittiği değil.

Asıl mesele, Türkiye’de gençlerin neden evlenmekte zorlandığıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.