Genç bir çift yeni bir mahallede, yeni evlerine taşınırlar.
Sabah kahvaltı yaparlarken komşuları da çamaşırları asmaktadır.
Kadın kocasına der ki;

'Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor belki...

Kocası hiçbir şey söylemeden kahvaltı yapmaktadır.
Kadın komşusunun çamaşır astığını gördüğü her seferinde aynı yorumu yapmayı sürdürür kocasına.
Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırır;
'Bak' der kocasına 'Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?'

Kocasından şöyle bir yanıt gelir;
'Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi
temizledim çok kirliydi'...!
 

Kıssadan Hisse:

 

Kimileri vardır dünyaya at gözlüğü ile bakar, bardağın boş tarafını görür sürekli.

Onlara göre dünya hep olumsuzluklarla doludur.

Her şeyden şikâyet ederler...

Mutlu da olamazlar bu tür insanlar.

İnsan yaşamının hem olumlu şeyleri hem de olumsuzları kendi içinde birlikte barındırdığını bilmezler.

Göz pencereleri, kalp pencereleri kirliyse her şeyi kirli görürler...

Çoğu kez memnun olduğumuz yahut memnun olmadığımız şeylerle karşılaşmaz mıyız yaşamda?

Kimi kez canımızı sıkacak şeyler de olur yaşamımızda...

Yaşadığımız kimi olaylardan dolayı hayata da küsmüş olabiliriz.

Doğaldır ki, bardağın boş tarafını görmemekten de gelemeyiz ama hiç bir zaman karamsarlığa yol açmamalıdır bu.

İnsanların farklı bakış açıları olduğu bir gerçektir.

Bir olay yahut bir durum hakkında çeşitli görüşlerin ortaya atıldığına tanık oluruz.

İnsan doğruların ve yanlışların toplamıdır...

Bardağın dolu tarafını görmekolumlu bakış, boş tarafını görmek ise olumsuz bakış olarak değerlendirilir.

Yaşama olumlu bakmak, negatif olmamak ya da olumsuz şeylerden uzak durmak gibi gerekçelerle önümüzdeki bardağın salt dolu tarafına bakmaktır.

Bu bakış iyimserlik olarak kabul edilir.

Bardağın dolu tarafı yeterlilik anlamına gelirken, boş tarafı da yetersizlik anlamına gelir.

Bardağın dolu tarafını görmek insana ne kazandırır peki?

Günlük yaşamımızda can sıkıcı olay ve durumlar yahut canımızı sıkacak ve üzecek olay ve durumlarla iç içe yaşarız sürekli.

Zorlukların, sıkıntıların, acı ve üzüntülü durumların yaşandığı gibi sevinçli, neşeli ve mutlu olayların da yaşandığı zamanlar olur yaşamımızda.

Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın, hayata küsmemeli insan, umutsuz olunmamalı.

Unutmayalım, her şerde bir hayır vardır...

Bugün olmadı diye sızlandığımız olaya, gün gelir olmadı diye şükrederiz.

Yaşamın olumlu yanlarına bakarsak daha mutlu bakan insanlar oluruz.

Yeter ki gönül gözü ile iyi yöne doğru bakmaya çalışalım.

Yaşamın ne zaman zorlaşacağı bilinmez.

İyi günlerin yerini ansızın alıverir kötü günler...

Kötü günleri atlatmanın yolu ise moralini yükseltmek için doğru yöntemi bulmaktan geçer.

Yaşanan her yeni an bize sunulan bir hediyedir.

Yenilenmek ve daha iyisini yapmak için umuttur.

Başkalarının bizi, olumsuz düşünmeye sevk etmesini istemiyorsak, yaşadıklarımıza verdiğimiz tepkileri ve bakış açımızı olumlu yana çevirmeliyiz.

Şunu çok iyi biliyoruz ki bu yaşamda bizler hancı değil yolcuyuz.

Bu yolculuktan keyif almak ise salt bizim elimizdedir.

Bunun için de yapacağımız ilk şey yaşamımızdaki olumsuz düşüncelere kulaklarımızı tıkamak olmalıdır.

Sağlıklı, mutlu ve bereketli bir hafta dileği ile...