Irakın bir tarikat şeyhi tarafından ABD önderliğinde parçalandığını gören CİA , aynı taktiği FETÖ üzerinden Türkiyede 1999 yılında uygulamaya koydu.
Şöyleki Yıllardan beri iktidarların hepsinin istismar ederek , başarısızlıklarını üzerine yıktıkları PKK lideri APO , 1999 yılında CİA tarafından alınıp Kenyaya getirildi. Oradanda tekbir kurşun dahi atılmadan Türkiyeye teslim edildi. Hatta ogünkü hükümetin başı olan sayın Bülent Ecevit , bu teslimatı sanki kendisinin zoruyla teslim edildiği intibaını kamu oyunda işleyerek hemen erken seçim kararı aldı . Bu teslimat siyasi ranta dönüştürülebir ve iktidara gelirim zannetti ama kıl payı iktidarı kazanamadı. Elbetteki yıllardır emperyalizim çıkarlarına hizmet etmiş olan bir terör örgütü liderini, ABD niye Türkiyeye teslim etti ? Bunun altında yatan sebepleri hiç kimse araştırmadı ve araştırma zahmetine de katılmadı. Ancak bizler Türkiye ye daha sonradan dayatılan bazı anlaşmalar karşılığında teslim edildiği tahmin edebildiyoruz . Öreniğin TC kanunlarından idam cezası ABirliği müktesabatı ile 2004 yılında kaldırıldı. Aynı müktesebat içinde ülkemizin bölünmesine parçalanmasına zemin hazırlayan BM ikiz yasaları da bu tarihte devrin parlamentosunda onaylanarak yürürlüğe girdi. Anlaşılıyorki bizim güvenlik güçlerimiz ve istihbarat birimlerimizin yıllarca yakalayamadığı PKK lideri Abdullah Öcalan idam edilmemek şartıyla Türkiyeye iade edildi . Eh Apo nun yerleştirildiği imralı odasındaki tatil hayatı da bu tezimizin doğruluğunu gösterir. Türkiyede hiçbir faniye nasip olmayan bir ada ona tahsis edilmiş ve hertürlü lüks ve konforu da sağlanmış vaziyette yaşamını sürdürmekte. lüks bir tarzda, sözde hapishane ortamında yaşamakta , yediği önünde yemedği arkasında. hatta zaman zamanda bizdeki iktidar sahiplerinin, onun ağzından çıkacak bir kaç kelimeyle iktidara gelebileceklerine inandıklarından, imralıdaki caninin kapısını çalmayı da marifet zannettiklerini görüyoruz. Kendi vatandaşlarına layik görmedikleri bir cezaevi lüksünü , bugünkü iktidar malesef terör liderine gösteriyor. Adadaki terorist başı iki hapşırsa hem iç ve dış kamu oyunda duyuluyor. Ardından hemen zehirlen dimi ? Teraneleri yükseliyor. Bu gidişle hak vaki olduğunda adadaki terorist başı, her fani gibi kendi eceliyle bile ölse , içeride ve dışarıda türkiyenin başı çok ağıracak gibi. Velhasıl 1999 yılından önce başımıza belalar açan APO , Türkiyeye teslim edildikten sonra ölmüş olması durumunda , ölüsüde bu ülkenin başına bela açacak gibi . 1999 yılı Türkiye için çok önemli olayların başlangıcı olmuştur. Türk ekonomisine iki yüz milyar dolar dan fazla zarar vermiş, otuz binden fazla vatandaşımızın ölümüne sebep olmuş ve ordumuz dahil bütün istihbarat birimlerimizin gözü önünde olduğu halde görmedikleri, tam suriye sınırımızda Cobani denilen şehirde yaşadığı halde bir türlü yeri tespit edilemeyen Aponun misyonu bitmiş, alınıp Türkiye ye şartlı teslim edilmiş ve yerine de Dağ kadrosundan Cemil Bayık ve Murat Karayılan gibi yeni piyonlar ileri sürülmüştür.
Aynı sene Ankara 2. Nolu DGM de Laik Devlet Düzenini yıkarak, teokratik Devlete geçmek gerekçesi ile aleyhine tahkikata başladığında, Fetö avenesini toplayarak CİA tarafından ABD ye çıkarıldı. Kendisine Pensilvan yada bir çiftlik tahsis edilerek ileride kullanılmak üzere saklandı. Aynı sene şubat 15 de APO türkiye ye teslim edildi. 19 martta da Fetö ABD ye çıkarıldı. Onun içindir ki 1999 yılındaki olayları iyi okumamız lazım.
Devam edecek
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
RECEP ACAR
15 TEMMUZ ARKAPLANI ve SONRASI 4
Irakın bir tarikat şeyhi tarafından ABD önderliğinde parçalandığını gören CİA , aynı taktiği FETÖ üzerinden Türkiyede 1999 yılında uygulamaya koydu.
Şöyleki Yıllardan beri iktidarların hepsinin istismar ederek , başarısızlıklarını üzerine yıktıkları PKK lideri APO , 1999 yılında CİA tarafından alınıp Kenyaya getirildi. Oradanda tekbir kurşun dahi atılmadan Türkiyeye teslim edildi. Hatta ogünkü hükümetin başı olan sayın Bülent Ecevit , bu teslimatı sanki kendisinin zoruyla teslim edildiği intibaını kamu oyunda işleyerek hemen erken seçim kararı aldı . Bu teslimat siyasi ranta dönüştürülebir ve iktidara gelirim zannetti ama kıl payı iktidarı kazanamadı. Elbetteki yıllardır emperyalizim çıkarlarına hizmet etmiş olan bir terör örgütü liderini, ABD niye Türkiyeye teslim etti ? Bunun altında yatan sebepleri hiç kimse araştırmadı ve araştırma zahmetine de katılmadı. Ancak bizler Türkiye ye daha sonradan dayatılan bazı anlaşmalar karşılığında teslim edildiği tahmin edebildiyoruz . Öreniğin TC kanunlarından idam cezası ABirliği müktesabatı ile 2004 yılında kaldırıldı. Aynı müktesebat içinde ülkemizin bölünmesine parçalanmasına zemin hazırlayan BM ikiz yasaları da bu tarihte devrin parlamentosunda onaylanarak yürürlüğe girdi. Anlaşılıyorki bizim güvenlik güçlerimiz ve istihbarat birimlerimizin yıllarca yakalayamadığı PKK lideri Abdullah Öcalan idam edilmemek şartıyla Türkiyeye iade edildi . Eh Apo nun yerleştirildiği imralı odasındaki tatil hayatı da bu tezimizin doğruluğunu gösterir. Türkiyede hiçbir faniye nasip olmayan bir ada ona tahsis edilmiş ve hertürlü lüks ve konforu da sağlanmış vaziyette yaşamını sürdürmekte. lüks bir tarzda, sözde hapishane ortamında yaşamakta , yediği önünde yemedği arkasında. hatta zaman zamanda bizdeki iktidar sahiplerinin, onun ağzından çıkacak bir kaç kelimeyle iktidara gelebileceklerine inandıklarından, imralıdaki caninin kapısını çalmayı da marifet zannettiklerini görüyoruz. Kendi vatandaşlarına layik görmedikleri bir cezaevi lüksünü , bugünkü iktidar malesef terör liderine gösteriyor. Adadaki terorist başı iki hapşırsa hem iç ve dış kamu oyunda duyuluyor. Ardından hemen zehirlen dimi ? Teraneleri yükseliyor. Bu gidişle hak vaki olduğunda adadaki terorist başı, her fani gibi kendi eceliyle bile ölse , içeride ve dışarıda türkiyenin başı çok ağıracak gibi. Velhasıl 1999 yılından önce başımıza belalar açan APO , Türkiyeye teslim edildikten sonra ölmüş olması durumunda , ölüsüde bu ülkenin başına bela açacak gibi . 1999 yılı Türkiye için çok önemli olayların başlangıcı olmuştur. Türk ekonomisine iki yüz milyar dolar dan fazla zarar vermiş, otuz binden fazla vatandaşımızın ölümüne sebep olmuş ve ordumuz dahil bütün istihbarat birimlerimizin gözü önünde olduğu halde görmedikleri, tam suriye sınırımızda Cobani denilen şehirde yaşadığı halde bir türlü yeri tespit edilemeyen Aponun misyonu bitmiş, alınıp Türkiye ye şartlı teslim edilmiş ve yerine de Dağ kadrosundan Cemil Bayık ve Murat Karayılan gibi yeni piyonlar ileri sürülmüştür.
Aynı sene Ankara 2. Nolu DGM de Laik Devlet Düzenini yıkarak, teokratik Devlete geçmek gerekçesi ile aleyhine tahkikata başladığında, Fetö avenesini toplayarak CİA tarafından ABD ye çıkarıldı. Kendisine Pensilvan yada bir çiftlik tahsis edilerek ileride kullanılmak üzere saklandı. Aynı sene şubat 15 de APO türkiye ye teslim edildi. 19 martta da Fetö ABD ye çıkarıldı. Onun içindir ki 1999 yılındaki olayları iyi okumamız lazım.
Devam edecek