Hava Durumu

ADAYLAR VE LİYAKAT(2)

Yazının Giriş Tarihi: 20.01.2024 17:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.01.2024 17:23

Bugün sarı mikrofonu elinize alıp da sokağa çıksanız halkın yüzde sekseni mevcut belediye başkanlarından memnun olmadığını dile getirir. Kimisi çöplerin zamanında alınmadığından, kimisi otopark yetersizliğinden, kimisinin de ulaşımın güçlüğü ve pahalı oluşundan şikayet eder. Lakin ne hikmetse, bütün bu sorunları giderme de tek yetkili olan belediye başkanını seçimlerde değiştireyim, en azından b ir başkasını deneyeyim demez… Bu konuda halk olarak bizim de kabahatimiz çok büyük. Halbuki, normal insan zekası gereği, bir yerel yönetici, o şehrin ve halkının ihtiyaçlarına cevap veremiyor, sorunlarını çözemiyorsa, ikinci dönem, o başkana ve partisine oy vermemek suretiyle cezalandırmamız gerekir. Biz bunu yapmıyor, aksine yetersiz ve liyakatsiz bir başkanı ikinci ve üçüncü dönem de iş başına getirmekten beis duymuyoruz. Halbuki insan olan ,zarar gördüğü bir deliğe ikinci üçüncü defa girmez.

 Siyaset ve siyasetçiler, bir yerde bu milletin aklını uyuşturdu. Bu yüzden olaylar karşısında, mantıki tepkiler veremiyoruz. Gözümüz tehlikeyi görüyor, ama şuurumuz, tehlikeyi fark edemiyor veya sezemiyor. Sanki hipnotize edilmiş gibi oy kullanma mahalline gidiyoruz. Zaten uyutulmuş idrak ve uyuşturulmuş zekalardan da hayırlı sonuçlar beklenemez.

 İyiyi ve kötüyü, hayrı ve şerri birbirinden ayırmak bir irade meselesidir. Eğer kişi, gözleri ile gördüğü ateş ve suyu birbirinden ayıramıyor da ateşi de güneş zannederek eliyle tutuyorsa, yanması mukadderdir. Hani kazgillerden angut kuşu vardır. Avcı elinde silahla on beş yirmi metre kadar yanına yaklaşana kadar, onun kendine zarar vereceğini avlayacağını anlamaz. Maalesef bu milletin aklı dimağı da siyasetle tamamen uyuşturulduğundan doğru bir seçim de yapamıyoruz. 

  Hani Allah uzun ömür versin, herkesin evinde bir iki yaşlarında çocuğu ve torunu olmuştur. Bu çocuk tehlikeyi belli bir zeka seviyesine gelinceye kadar anlamaz ve idrak edemez. İyiyi-kötüyü, fayda ve zararı ancak deneme yanılma metodu ile bulur. Çocuk önce evde yanan sobanın kendine zarar vereceğini bilmez, ancak sobaya dokunduktan sonra ateşin yakıcı bir şey olduğunu anlar. İkinci defa bu çocuğu kolundan tutarak sobaya yaklaştırsan bile artık o, ateşin elini yaktığını küçük de olsa zekası ile anlar ve kendini geri çekerek ikinci defa sobaya el sürmez. Hatta şartlı refleks gereği, evin köşesinde duran soba yanmasa bile ona dokunmaz. 

 Ama yazık ki bu millet, değil bir defa, belki sekiz on defa elini yakan ateşe her defasında elini yanıp kavrulduğu halde gene dokunmaya devam ediyor. Çünkü karşılaştırma ve muhakeme yeteneğimizi de kaybettik. Etrafımızda gördüklerimizle, içinde yaşadığımız dünyanın bir muhasebesini de yapmıyoruz. Bu hamakat, hem seçmeninde ve hem de seçilenlerde mevcut. Ulaşım araçlarının hem ucuz ve hem de seri olduğu bu asırda, seçtiğimiz başkanlar, görevleri gereği senede üç beş defa yurt dışına çıkarlar. Yurt içinde ise bir sürü il ve ilçeye gidip görmüşlerdir. Akıl sahibi olan gezip gördüğü yerleri sadece görmez, bakar ve inceler. Gördüğü plan-proje ve iyi şeyleri tespit ederek, şehrine döndüğünde gezip gördüğü yerlerdeki doğruları, kendi görev alanlarında da uygulamaya çalışır. Eminim ki Bursa’yı idare eden belediye başkanları, bir sürü şehir ve ülke görmüştür. Ama hiçbirisi gördüğü şehirlerdeki, imar ve şehircilik faaliyetlerini kendi beldesinde de uygulama zahmetini hissetmemiştir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.