Hava Durumu

MEKKENİN FETHİ ÜZERİNE -2

Yazının Giriş Tarihi: 10.01.2026 17:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.01.2026 17:39

Peygamberimiz (SAV) ve muhacirler Medine’ye hicret ettiler ama her zaman Kabe-i Muazzamaya hasret duydular. Ona kavuşma ve Kabe’nin müşriklerin elinden kurtulması ve Mekke’nin yeniden “Beldetün tayyibetün” temiz belde hayallerini gerçekleştirmek arzusu ağır basıyordu. Zira hicret bir yerde aileleri de parçalamıştı. Muhacirlerden bir kısmının çocukları, anne ve babaları inanmadıkları için Mekke de kalmış, hatta inanmayan eşlerden muannit olanları dahi hicret etmeyerek Mekke de kalmışlardı. Tabi ki herkes bölünmüş ailesine olan hasreti dolayısı ile için için Mekkeyi’de ele geçirmenin yollarını arıyorlardı.

Hicret hadisesinden sonra Müslümanlardan hiç kimse Mekke’ye ziyaret amacıyla da olsa geri dönmedi. Bu geri dönmeyiş tam altı yıl sürdü. İşte hicretten altı yıl sonra Müslümanlar Peygamberimiz öncülüğünde umre yapmak istediler… Peygamber (SAV) umreye gidecekler için hazırlanmaları emrini verdi. Ancak rahmet Peygamberimizin amacı Salih’ti ve sadece umre yapmaktı. “Sulh da hayır vardı”. Gerçeği doğrultusunda, gideceklere sadece yolculuk da başlarına gelebilecek vahşi hayvan saldırıları vs. gibi tabii hadiselere def etmekte kullanılan basit silahlarını almalarını, harpte kullanılan silah araç ve malzemelerini almamalarını tembihlemişti. Zira amacı savaş değil, sadece umre ibadetini yapmaktı.

Ancak Müslümanların barışçıl fikrini anlamayan Mekke’nin müşrikleri, Müslümanların yanlarında savaş alet ve edevatının olmadığını görünce, geldiklerinde tümünü yok ederiz düşüncesi hakim oldu. Müşrikler sırf savaş çıksın amacıyla hareket ederek Müslümanları Mekke’ye sokmayacaklarını bildirdiler. Bu amaçla da her türlü savaş hazırlıklarını yaptılar. İslam kafilesi zülhüleyfe denilen mevkii ye gelmiş, umre için ihrama girme hazırlıklarını yaparken, Mekkeli müşriklerden bir grup gelerek, hangi amaçla olursa olsun Müslümanlar Mekke’ye girdikleri takdirde savaşacaklarını söylediler. Peygamberimiz bu mukaddes beldeye girerken kan dökmek istemiyordu. Zira o alemlere rahmet için gönderilmiş merhamet timsali idi. Müslümanlar arasında karşı gelmeler ve çatlak sesler çıkmasına rağmen Hudeybiye antlaşmasını kan dökülmesin diye imzaladı.

Hatta anlaşmanın tarafı, sözleşmeyi imzalayan olarak, bu sözleşmenin altına “Resulüllah Muammed” yazdığında müşrikler itiraz ederek “biz zaten senin Allah’ın resulü olduğunu kabul etmiş olsaydık senin dinine girerdik” diyerek Allah’ın resulü kelimesinin çıkarılmasını sadece Abdullah oğlu Muhammed ibaresinin kalmasını istediler. Bu sırada İslam’ın azamet timsali Hz Ömer gibi Hz Ali (RA) gibi sahabenin ileri gelenleri itiraz ederek kılıçlarına sarılmasına rağmen, Yüce Resul tarafından yatıştırıldı ve sözleşmenin altına sadece Abdullah oğlu Muhammed (SAV) yazıldı.

Hudeybiye anlaşmasının tamamı 40 madde olup, bazı maddeleri şöyledir.

“Müslümanlar kabeyi bu yıl ziyaret etmeyecek ve Mekke ye giremeyeceklerdi. Sonraki yıl ancak üç gün Mekke de kalabilecekler ve kabeyi ziyaret edeceklerdi. Bu üç gün içinde Mekkelilerle görüşmeyeceklerdi.

“Kureyşli olanlardan bir Müslümanlığı kabul ederse ve Medine ye sığınmak isterse, Medineliler bunları kabul etmeyecekler ancak, Mekke’ye sığınmak isteyen bir Müslüman geri iade edilmeyecektir.”

“İki taraf da istedikleri kabile ile ittifak yapabilecekti.”

“Bu anlaşmanın süresi 10 yıl kabul edilmiş, bu süre içerisinde Müslümanlar ve Kureyşliler birbirlerine saldırmayacaklardı.” (DEVAM EDECEK)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.