99 yılının önemli olaylarını şöyle sıralayabiliriz,
15. Şubatta artık dünyada ve ABD nezdinde misyonunu tamamlayan APO, bugün de başımıza bela olan Kobani den çıkarıldı.Avrupa’nın çeşitli ülkelerine giderek sığınma talebinde bulunmasına rağmen hiçbir devlet kabul etmeyince CİA tarafından Kenya ya götürüldü ve aradan da Türk istihbaratı yetkililerine teslim edilerek yurda getirildi. APO Türkiye ye getirildikten sonra Ankara 2 nolu DGM de yargılandı ve idam cezasına mahkum edildi.
19 Martta da Ankara DGM Başkanlığı bugünkü paralel yapının başı olan Fettullah GÜLEN hakkında “Laik Devlet Düzenini yıkarak, Teokratik Devlete geçmek” gerekçesi tahkikat açtı. Bu tahkikat açılar açılmaz Fethullah GÜLEN avenesini toplayarak CİA tarafından palas pandırasTürkiye’den çıkarılarak bugünkü Pensilvanyadaki çiftliğine yerleştirildi.
Bu iki hadise tamamen müntesiplerin bizzat kendi istekleri doğrultusunda gerçekleşmemiştir. Hadiseler ve konjnoktür etraflıca değerlendirildiğinde, ABD istihbaratı CİA tarafından bu operasyonun yapıldığı izlenimini apaçıktır. Çünkü yıllarca Türkiye nin gündemini işgal eden, binlerce Mehmetçiğin şahadetine sebep olan, Türk ekonomisinin iki yüz milyar dolara varan Artı değerinin, yabancı silah Tüccarlarına gitmesine sebep olan ve ekonomimizin bir türlü ayağa kalkamamasının tek sebebi olan PKK nın başı APO nun Suriye deki Kobaniden çıkarılmasının kendi isteği olmasına imkan yoktur. ABD nezdinde APO artık kırsaldaki görevini tamamlamıştır. İleri de tekrar piyasaya sürülmek üzere buzdolabına konularak dondurulmuş, bugünkü adasına çekilmiştir. ABD’nin Ortadoğu ve dünya politikaları iyi okunursa, atılan adımların her zaman yirmi otuz sene gibi geleceğe matuf olduğu görülür. ABD bizdeki gibi günlük politika üretmez. Siyasi şekillenmeler kendi aleyhine gelişse bile her zaman elinin altında kendi siyasi emellerine hizmet edebilecek enstrümanları yedekte bulundurur. APO’nun geçici olarak kızağa çekilmesinden sonra PKK nın dağ kadrosu ABD tarafından Cemil BAYIK ve Murat KARAYILAN gibi liderler piyasaya sürülmüş, bu kişiler vasıtası ile emperyal güçlerin Ortadoğu da etkinlikleri sağlanmıştır. Belki komplo teorileri gibi olacaktır, ama 1999 yılında Apo nun teslimi aynı sene F. GÜLEN’İN ABD ye gidişi ile Türkiye de son on senedir vuku bulan olaylar arasında sağlıklı bir mantık silsilesi yürütülerek düşünüldüğünde İmralı daki liderin tekrar üçbeş sene sonra piyasaya sürülebileceğinin ipuçlarını görebiliriz. Şöyle ki; Türkiye de bundan önce, emniyet ve yargı da paralel yapı tarafından yürütülen Balyoz, Ergenekon vs. gibi yapılar özel yetkili savcı ve mahkemeler tarafından başlatılmış ve yürütülmüştür. Sağlıklı bir soruşturma yapılmadan toptancı bir mantıkla hareket edilerek Üst düzey askeri ve sivil yöneticiler cezalandırılmıştır. Bunlar içinden gerçekten suçlu olanlar ile suçsuzlar ayrılmadığı için, taraflar” haklarının ihlal “ edildiğini ileri sürerek AYM ye başvurdular ve paralel yapının kontrolünde olan AYM si bu müracaatları kabul ederek tutukluların tamamını dışarıya çıkardı.. . Pekala bütün bu olayların ileri de yol açacağı olumsuzluklar ne olabilir? Son zamanların flaş diyebileceğimiz davalar özel yetkili mahkemeler de görülmüştür. APO’nun yargılandığı mahkeme de özel yetkili Ankara 2 Nolu DGM mahkemesidir. Ergenekon ve Palyoz gibi davalar sonuç itibariyle AİHM e gider De, Türkiye aleyhine bir karar çıkarsa, bu karar APO içinde örnek teşkil edebilir. Sonuç da ise Türkiye kendi ayağına Paralel yapı ve yargı aracığı ile Kurşun sıkmış olur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
RECEP ACAR
SURİYEDE BUGÜNE NASIL GELİNDİ? (2)
99 yılının önemli olaylarını şöyle sıralayabiliriz,
15. Şubatta artık dünyada ve ABD nezdinde misyonunu tamamlayan APO, bugün de başımıza bela olan Kobani den çıkarıldı.Avrupa’nın çeşitli ülkelerine giderek sığınma talebinde bulunmasına rağmen hiçbir devlet kabul etmeyince CİA tarafından Kenya ya götürüldü ve aradan da Türk istihbaratı yetkililerine teslim edilerek yurda getirildi. APO Türkiye ye getirildikten sonra Ankara 2 nolu DGM de yargılandı ve idam cezasına mahkum edildi.
19 Martta da Ankara DGM Başkanlığı bugünkü paralel yapının başı olan Fettullah GÜLEN hakkında “Laik Devlet Düzenini yıkarak, Teokratik Devlete geçmek” gerekçesi tahkikat açtı. Bu tahkikat açılar açılmaz Fethullah GÜLEN avenesini toplayarak CİA tarafından palas pandırasTürkiye’den çıkarılarak bugünkü Pensilvanyadaki çiftliğine yerleştirildi.
Bu iki hadise tamamen müntesiplerin bizzat kendi istekleri doğrultusunda gerçekleşmemiştir. Hadiseler ve konjnoktür etraflıca değerlendirildiğinde, ABD istihbaratı CİA tarafından bu operasyonun yapıldığı izlenimini apaçıktır. Çünkü yıllarca Türkiye nin gündemini işgal eden, binlerce Mehmetçiğin şahadetine sebep olan, Türk ekonomisinin iki yüz milyar dolara varan Artı değerinin, yabancı silah Tüccarlarına gitmesine sebep olan ve ekonomimizin bir türlü ayağa kalkamamasının tek sebebi olan PKK nın başı APO nun Suriye deki Kobaniden çıkarılmasının kendi isteği olmasına imkan yoktur. ABD nezdinde APO artık kırsaldaki görevini tamamlamıştır. İleri de tekrar piyasaya sürülmek üzere buzdolabına konularak dondurulmuş, bugünkü adasına çekilmiştir. ABD’nin Ortadoğu ve dünya politikaları iyi okunursa, atılan adımların her zaman yirmi otuz sene gibi geleceğe matuf olduğu görülür. ABD bizdeki gibi günlük politika üretmez. Siyasi şekillenmeler kendi aleyhine gelişse bile her zaman elinin altında kendi siyasi emellerine hizmet edebilecek enstrümanları yedekte bulundurur. APO’nun geçici olarak kızağa çekilmesinden sonra PKK nın dağ kadrosu ABD tarafından Cemil BAYIK ve Murat KARAYILAN gibi liderler piyasaya sürülmüş, bu kişiler vasıtası ile emperyal güçlerin Ortadoğu da etkinlikleri sağlanmıştır. Belki komplo teorileri gibi olacaktır, ama 1999 yılında Apo nun teslimi aynı sene F. GÜLEN’İN ABD ye gidişi ile Türkiye de son on senedir vuku bulan olaylar arasında sağlıklı bir mantık silsilesi yürütülerek düşünüldüğünde İmralı daki liderin tekrar üçbeş sene sonra piyasaya sürülebileceğinin ipuçlarını görebiliriz. Şöyle ki; Türkiye de bundan önce, emniyet ve yargı da paralel yapı tarafından yürütülen Balyoz, Ergenekon vs. gibi yapılar özel yetkili savcı ve mahkemeler tarafından başlatılmış ve yürütülmüştür. Sağlıklı bir soruşturma yapılmadan toptancı bir mantıkla hareket edilerek Üst düzey askeri ve sivil yöneticiler cezalandırılmıştır. Bunlar içinden gerçekten suçlu olanlar ile suçsuzlar ayrılmadığı için, taraflar” haklarının ihlal “ edildiğini ileri sürerek AYM ye başvurdular ve paralel yapının kontrolünde olan AYM si bu müracaatları kabul ederek tutukluların tamamını dışarıya çıkardı.. . Pekala bütün bu olayların ileri de yol açacağı olumsuzluklar ne olabilir? Son zamanların flaş diyebileceğimiz davalar özel yetkili mahkemeler de görülmüştür. APO’nun yargılandığı mahkeme de özel yetkili Ankara 2 Nolu DGM mahkemesidir. Ergenekon ve Palyoz gibi davalar sonuç itibariyle AİHM e gider De, Türkiye aleyhine bir karar çıkarsa, bu karar APO içinde örnek teşkil edebilir. Sonuç da ise Türkiye kendi ayağına Paralel yapı ve yargı aracığı ile Kurşun sıkmış olur.