Türkiye, sanayileşmeyi arttırarak sürdürmek ve hatta artı değeri yüksek bir yüksek teknolojili sanayi yapısına geçme çabalarını sürdürürken, enerji istemi de artmakta.

Ne yazık ki Türkiye’nin enerji kaynakları sınırlı ve bunun için Türkiye dışarıya döviz ödemekte.

Bu da cari açığa neden olmakta ve fiyat artışları oluşmakta...

Yani Türkiye, ya bu enerjiyi kendi öz kaynaklarıyla karşılamak durumunda yahut da ülkeye döviz girişini arttıracak yeni hizmet alanları üretmek durumunda...

Yeni enerji kaynakları bulma çabaları yoğun bir şekilde sürerken, yeni döviz getirici atılımlar da yapılmakta.

Diğerleriyle birlikte sağlık alanında yapılanlar Türkiye’de sağlık turizmi kavramını devreye sokmakta.

* * *

Ak Parti iktidarlarının en beğenilen ve seçmen tercihinde en önemli hizmetlerinin başında sağlık gelmektedir.

İlki Türkiye'de yüksek kalitede sağlık hizmeti verilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası'nda yer alan "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir" hükmü ile sosyal devlet olan Türkiye Cumhuriyeti tüm vatandaşlarının sağlık hizmetlerine erişmesini sağlar.

Zaten gelir dağılımı adaletsizliğinin halen katlanılabilir bir durumda olmasının önemli bir nedeni de bu başarıdır.

Türkiye’de hem kamu hem özel sağlık hizmetleri kolay erişilebilir ve uygun fiyatlıdır.

Gerek hastanelerimizin fiziki yapısı, gerek personel durumu ve gerekse ilaca en uygun fiyatla ulaşabilme olanağı, bunun halkın büyükçe bir kesimine ücretsiz sunumu önemli bir unsurdur...

* * *

Türkiye'de son yıllarda pek çok alanda olduğu gibi sağlık alanında da atılan devrim niteliğinde adımlar, Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde dünya genelinde öne çıkmasını sağlamıştır.

Yapılanlar sağlık altyapısını hızla daha da iyileştirilirken, yeni açılan sağlık merkezleriyle yatak kapasitesi de her geçen gün arttırılmaktadır..

Tıp eğitiminin modernize edilmesiyle farklı alanlarda uzmanlaşan hekim sayısındaki yükseliş göz, kalp cerrahisi ve salgın gibi alanlarda dünyanın en varsıl ülkeleriyle boy ölçüştürmekte, bu ülkelerin çoğundan da öne geçmiş durumdadır.

Özellikle de salgın döneminde ulaşılan bu başarı gelecekte Türkiye’de sağlık turizminin hızla artmasına da yol açacaktır.

Türkiye'nin sağlık hizmetlerindeki çeşitlilik hem "sağlık turistleri" ve hem de her geçen gün sayıları daha da artan "uluslararası emekliler" için bir çekim noktası oluşturma yolundadır.

Dövizdeki yükselişin önemli bir seviyeye düşmesine karşın, Türkiye sağlık turizmi için önemli bir merkez durumuna doğru hızla yol almakta.

Küresel salgın tüm dünyada olduğu gibi Avrupa'da ve ülkemizde salt sağlık alanında değil, toplumsal ve ekonomik boyutta da ciddi sarsıntılara neden olmakta.

İşte bu noktada Türkiye modern hastaneleri, kaliteli sağlık hizmeti ile bu alanda önemli bir çıkış yaparken aynı zamanda yeni enerji kaynakları aramalarını yoğunlaştırmakta, yenilenebilir enerji için de çabalarını sürdürmekte.

Evet, tüm bunlarla birlikte sağlık alanında önemli bir başarı öyküsünün yazıldığı bir süreci de yaşamakta Türkiye.

100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısında dünya lideriyiz.

Eğer, Bebek ölüm hızını, anne ölüm hızını, 5 yaş altı çocuk ölüm hızını eğer 5 kat azalttıysak ve dünya çapında bir farkındalık oluşturduysak burada bir başarı öyküsü vardır.