5 Aralık, Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandıkları gün.

Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’te Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı.

Yani dünyada bu hakkı kadınlara tanımış ilk ülkelerden biri Türkiye...

Ne ki, uzun yıllar Türkiye’de bu hakkı kullanan, dahası milletvekili olabilen kadın sayısı çok düşük kaldı.

Uzun yıllar kadınlar gerek ekonomik, gerekse kılık-kıyafet gibi ön koşullar nedeniyle seçilme haklarından yoksun kaldı.

Kadınlarımız bırakın milletvekili seçilmeyi, kamuda görev almaktan bile yoksun bırakıldı.

Kâğıt üzerindeki yasal haklar görmezden gelindi...

* * *

Dünyada, bugün bildiğimiz anlamda kadın mücadelesinin başlaması, oy hakkı mücadelesine dayanıyor.

Kendi sözlerini, kendi iradelerini parlamentolara taşımak isteyen kadınlar, 1800'lü yılların sonlarında, Osmanlı İmparatorluğu dâhil olmak üzere dünyanın her yerinde son derece zorlu mücadeleler verdiler.

Osmanlı İmparatorluğu'nda ise son dönemlerde iyice görünür hale gelen ve örgütlenen kadın hareketi, erkek egemen zihniyete karşı politik varlığını inkâr edilemeyecek şekilde ortaya koydu.

1900'lerin başında dahi kadınların bu topraklardaki eşitlenme mücadelesi, dünyanın en ileri demokrasileri ile başa baş yürütüldü.

Türkiye’deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923’te atmışlardı.

Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi Kadınlar Halk Fırkasını kurma isteğidir.

Fakat 1909 Seçim yasası nedeniyle bu parti kurma girişimi, Kadınlar Halk Fırkası’nın Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştır...

* * *  

1924 anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması gündeme geldi ancak TBMM genel kurulunda bu hakların yalnızca erkeklere tanınması fikri ağır bastığından kadınlar siyasal haklar sağlayamadılar.

Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Anayasa ve Seçim Yasası’nda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti.

Öneri, 5 Aralık 1934’te Mecliste görüşüldü.

Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis'te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi. Anayasanın 10. ve 11. maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi.

Kadınların katıldığı ilk genel seçimleri, 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir.

Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili TBMM’ye girdi.

Cumhuriyet'imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve ekibinin liderliği ve kadınlara verdikleri aydınlanmacı önem sayesinde, kadınlar pek çok alanda eşit haklara kavuşmanın yanında, modern Türkiye'nin yeni yüzü olarak da tanıtılıp sahnede yer aldılar.

Peki, sonra ne oldu?

Çağının çok ilerisindeki bu kazanımlar son 10-15 yıla kadar ne ölçüde kullanılabildi?

Seçme ve seçilme hakkının kazanılmasının hemen ardından gerçekleşen 1935 seçimleri ile Türkiye, mecliste yüzde 4,5'lük kadın temsili ile dünyada kadın temsili oranında Finlandiya'dan sonra ikinci sıraya yerleşti.

Ancak yüzde 4,5 ile başlayan bu temsil hiçbir zaman yüzde 20'yi bile bulamadı.

Kadınlar mücadele etmedikleri sürece kadınların sorunlarını kimse onlar adına çözemeyecektir.

Kadınlar yalnızca sorunu dile getiren değil, çözümün de parçası olmalıdır.

Üstelik kadınların çözüm sunacağı tek sorun kadın sorunları değildir.

Temel sorun, insan hakları sorunudur...